bugün zamansız bir fırtına koptu yüreğide. ve,hasretin yağdı üzerime.. yağmur sonrası,toprak burcu burcu ya hani, işte öyle koktu hasretin.meğer sana ne kadar hasretmişim.önce, yüzün geldi gözümün önüne,icim titredi gözlerimi kapadım.sonra,sacların esti parmaklarımın arasından usulca dalga dalga,hasretin,böylesine zamansız ve amansız olmalıydı?oysa ,oysa daha hayellerimiz vardısırada bekleyen,sırada bekleyen umutlarımız vardı ve, dualarımız vardı sırada bekleyen..neydi seni benden alıp götüren?zamansız bir tesadüf müydü aşkımızın adı?henüz dalında tomurcukken,hangi mevsimin zalimliğinde kurudu yapraklarımız?hangi zalim rüzgarın acımasızlığında savruldu umutlarımız?bugün öyle bir yağdı ki hasretin üzerime,koca şehir,dar geldi şu aciz bedenime..gittiğinden beri,belki bin defa sordum kendi kendime, belki bin defa kahrettim kendi kendime. neydi?neydi seni benden alıp götüren?bu kahroluşun bu yıkılışın ve bu caresizliğin sebebi neydi?bugün öyle bir titredi ki icim,bugün öyle doldu ki gözlerim bugün,öyle bir yağdı ki üzerime hasretin,meğer,meğer sana,ne kadar hasretmişim...