Bir Ali abimiz vardı.
Neşelendiği zaman veya kederlendiğinde,
Hayatında bir şeyler anlatırdı.
Tahsil klâsik lise.
Ne iş verilirse yaparım deyen
Yani hiç bir şeyi tam bilmeyen
Hoşsohbet bulunca içen
Dünya yansa dert etmeyen
Öyle biri işte.
Şimdi aklıma gelen,
Dalgın gözlerimde bir an
Geçmişi canlandıran hikâye..,
Yok, hikâye değil tıpkısına olmuş
Olmuşta.., Ali abi
Babası İsmail amcaya fena dolmuş.
O gün söyledikleri
--Tam üç yıl oldu askerden geleli,
Babam demiyor bizim oğlan evlenmeli.
Yüzümü kızartıp valde sultana
Anne bir kız var köşedeki binada,
Hani PTT den emekli İzzet beyin Seniha.
Babamın ağzını arasana.
Eh annedir.
Tek oğul Ali, mürüvvetini görmek
Torunlarını öpmek sevmek
En büyük dileğidir.
Yatsı namazından sonra
Mahalle kahvesinde
Az şekerlisini içip te eve dönen
İsmail efendiden,
Eşref saatinde mi diye kestirip,
Biyol destur isteyip.,
--Bey, bizim oğlan üşüyormuş..
Diye çıtlatınca,
İsmail amca az daha
Koltuktan düşüyormuş.
Çakmak çakmak olmuş gözleri
Verdiği cevap :
--Hatun söyletme beni.
Oğlan hayta iş yok güç yok
Para pul yok oğlu yok
Evlilik işi daha sonra !!
Geçen gün yüklükte
Denklere baktımda epeyce fazla,
Ayıver üzerine
Kalınca bir yorgan daha.
El kızı bu bekler
Seniha gitti gider,
Uzaklardan gelen uzak akraba,
Eğitimde müfettişmiş galiba.
Apar topar nişan nikâh düğün,
Garip Ali el elde el başta
Aklına geldikçe döğün Ali döğün.
Ali abinin kendi deyimiydi.
Seniha bir güzelmiş ki..
Tıpkı fındık gibi.
Tek derdi bu idi.
Tek sevdiği Seniha ile,
Evlenememekti.
Rahmet olası
İsmail amca "Ali abinin babası"
Söylediği söz hep aklımda..
Atıver üzerine kalınca bir yorgan daha.
Nedense seni hayâl ederken,
İsmail amcanın bu sözü aklıma geliyor.
Bütün vücudumu bir ürperti sarıyor
Ve ben dört mevsim
Seni düşünüp üşüyorum.
Ve ben.., yorgan değil, seni istiyorum.
enver_erturk 04.02.2008 Saat: 09:48
|
|