Çatladı kabuğu güneşin.
Eski gezegenler, eski rüzgârlar derken,
Erken bastırdı karanlık günler.
Ertelenmişti gözleri baharın.
Ay’ın ayakları altında
Üstü örtüldü anıların.
Kim bilir, kaç ölüm geçti bu sokaktan?
Ama ben,
Bu gece ölmeyi öğrendim.
Bağlayın gözlerini bulutların,
Ağlamasın.
Yüreğinde ot bitmeyen kavgalarla
Sönmesin ışığı bebelerin.
Kim bilir, hangi acıyla dağıldı uçurtmalar?
Ama ben,
Bu gece ölmeyi öğrendim.
Bin bir hüzünle doğar yeni gün,
Çaresiz, karanlığa mahkûm eder kendini.
Ağır ayak sesleriyle bütün bir ömür
Gülüşünü geceyle sayar eksiksiz.
Kim bilir, hangi seferde terledi ellerimiz?
Ama ben,
Bu gece ölmeyi öğrendim.
Herkes yaşayabilir herkessiz.
Sekerek kesilir ayazı solukların.
Sonra açılır sonuna kadar kapıları sabahın
Ay düşer, gökyüzünü dağıtır mavi bir serçe.
Ve bir suya iner uçsuz bucaksız.
Kim bilir, hangi bilinmez yerdedir yaşam?
Ama ben,
Bu gece ölmeyi öğrendim.
Suna Doğanay
Suna Doğanay 19.02.2008 Saat: 07:52
|
|