Ankara rüzgarı savurdu biz bilinmeze
|
|
Ankara benim cennetim,
Filizlen bedenimin.,ruhumun. ve aşkımın mekanı Ankara,
Varsın olsun İstanbul’un yedi tepesi,
Baharın ilk çiçeğini kopardığımız Botanik parkı bize yeter Ankara.
Seni sevmeyi herkes nasıl bilsin ki.
Her sokağın ve cadden sayfa sayfa roman gibi
Açıp da seni okuyasım geliyor Ankara.
Sakarya’ da, kokladığım renk renk çiçeklerle. tattım cenneti.
Kızarmış patatesin lezzetinde buldum , kuzinedeki kartolun tadını.
Köylüsü ve şehirlisiyle tüm Anadolu’nun sesisin sen Ankara.
Ankara rüzgarı ve Ankara kızları şarkılar söylenmişti plaklarda senin için.
Dinledim onları sonbaharda,
Kavakların estiği ,sarı sarı yaprakların düştüğü,
Cümbüşün çaldığı, rakı mezenin içildiği ,kuzuların çevrildiği
Ankara uğruna boşuna sattığımız o bin bir emekle yaptığımız çiftlikte.
O tılsımın havasıyla Doğu rüzgarı değil, fırtınası bizi savurdu bu yaban ellere.
Ah halden hale ,vardan yoka düşürdün
Tek lokmaya muhtaç ettin sen bizi Ankara.
Kaybettik malımızı, mülkümüzü ve en sevdiklerimizi
Taşıdık onları bir paket gibi doğduğumuz yere.
Ne senden ,nede onlarının mezar taşlarından vazgeçebildik.
Paramparça,bölük pörçük olduk heyyy Ankara.
Benim ana ocağım ,ana kucağım ve sevdiğimi sokaklarında aradığım Ankara.
Yalnız dolaştım sokakları,adım adım,
Arşın arşın ölçer gibi arşınladım boydan boya .
Ağladım yağmur yağarken hep,
Kimseler bilemedi hüznümü ve de kederimi.
Her şeye ağladım yitirdiklerime ,kavuşamadıklarıma,.
Bir bahar akşamı daha 13 ‘ünde yapayalnız nasıl bırakıldıysam,
Anadolu’nun sessiz kasabasında üç kardeşle kaderimle baş başa ,
Od yok, odun yok.dolap tam takır. bir sürü büyükbaş hayvan.
Ve kaldıramayacağım yükle beni orada sizsiz yalnız bırakınız ,
Siz Ankara’ yı mesken tutunuz.
Yıllar yılları kovaladı….20 yıl sonra
Bu seferde sonbahar akşamı kardeşimin tam ölüm dakikasında,
Tesadüf buya acı acı düdüğünü çaldı araba,
Sizi bu sefer benden ayırdı Ankara.
Döndünüz ,hasret kaldığınız yavrunuzun mezartaşına sarılmaya.
Hem yalnızlık , hem ayrılık, hem de ölüm ayrılığı hasreti vardı .
Cep dolu cepken doluda yürek yanık halimle.
Nice yağmurlar yağdı nice çiçekler açtı ve soldu.
Şimdi yine 20 yıl geçti aradan
Sonra yine aynı sokaklar da caddeler de ve Sakarya da çiçekçideyim
Çiçekler aynı çiçekler.yine aynı kalabalık cadddeler..
Değişen tek şey yılların götürdüğü,
ve asla geri kazanılamayacak olan gençliğim ve yitirdiklerim
Hasretlerinin beni yok ettiği kaybettiğim kardeşim annem ve babam.
Gökyüzü bulut bulut ,yıldızlar yalnız ,ben yalnız.
Dünya bana dar geliyor ,hiçbir yere sığmıyor bak yalnızlığım.
Ama yine seni seviyorum Ankara
(Gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar
Yer yüzünde sizin kadar yalnızım.
Bir haykırsam belki duyulur sesim
Ben yalnızım yalnızım.
.(Sesim duyulsa paylaşılmaz yürek deki yalnızlık..21.02.2008.Anakara dan esintiler.)
Sizi de unutmadım hatıralarınızın dolu olduğu Ankara sokaklarında sizin yerinizede gezdim sizi duyarak. .bir demet papatya aldım size veremesem de kendi masam koydum siz diye).
hikmet metin çavdar 24.02.2008 Saat: 16:55
|
| |
| |
|
Ortalama Puan: 5 Toplam Oy: 1

|
|