Kırılgan olmaya görsün insan
Tozun düşmesini bekler
Bir fırtına sabahı üzerimize
Veya düştüğü an
Güneşin kor alev gibi ellerimize.
Masum teneşirler ararız
Ölüsü gül yüzlü
Tırnakları demokratik eylem
Hep bekleriz kenarda duran ak kaşık gibi
Yüreğini yitirmiş bedenimiz
Taze sabahlar gelip otursun bir yavru kumru gibi dizlerimizin dibine..
Oysa sabahlar kirlenmiştir
Gece tortu karanlık
Yıldızlar kaypak
Cömertlik bir budala sevdası
Konuşmalar hep kızamık
Hastaneler metruk gecekondu
İsteriz hastalar hep gülsün bin yönlü yüzlerimize..
Bu yüzden kalabalığın içinde yalnızlık sevdasıdır oyunun ilk bölümü
Tarlalarda köşe kapmaca oynar karakargalar
Umursamazlar bile tarla sahibi kim
Tarlada hangi ekin
Hangi martı kapmıştır denizi
Tekneler dolusu hamsi kimin
Kime satılmıştır birkaç pula dünya
Taksilerde şuh gülmeler
Kıyılar dolusu kahkaha
Yıldızlarda altında medd-ü cezir
Tarafsız bir intikam hırsı gibi düşer kaypaklık
Nedendir sormak bile gereksiz
Çılgın sevdalı Oynak gözlerimize..