Bir kâğıt parçası gibi tutuşur,
Islak kaldırımlar ve karanlıklar.
Her gece bir başka sarhoşun olur;
Sokaklara baygın düşen ışıklar.
Sabahlara kadar uykusuz kalır,
Islak kaldırımlar ve karanlıklar.
Yalnız başınayken çalan şarkılar,
Bir ihtilal kadar acımasızdır.
Kiminin evladı düşer aklına,
Kiminin gönlünü yakan bir kızdır.
Herkes uykudayken çalan telefon,
Bir ihtilal kadar acımasızdır.
Çözülür, en gizli sırların dili,
Lal bile gönlünden geçeni söyler.
Yıldızlar uzaktan işmar etse de,
Sessizce içine kapanır köyler.
Duygular huşuyla canlanır tende,
Lal bile gönlünden geçeni söyler.
Ve anneler ninni söylerken dalar,
Çocuklar gülerek kalkar ayağa.
Karanlık eriyip aktığı zaman,
Bir ışıltı vurur şu karşı dağa.
Güneş emekleyen bir çocuk gibi,
“Ben geldim” diyerek kalkar ayağa
Mehmet Taştan 29.02.2008 Saat: 22:09
|
|