Hasret engel tanımaz, herşeyi yıkan bir sel,
Hançeremden yükselen, sesi duyup koşta gel.
Ferhat gibi aşk için, sıra sıra dağları,
Daha yok mu diyerek, çağlayarak yıkta gel.
Engellenmiş sevginle, sanki bir Kerem gibi,
Hicranın aleviyle, tutuşarak yanda gel.
Gönlün sevgiyle dolsun, besleme başka duygu,
Vuslat hayâlse bile, Mecnun gibi sorda gel.
Dinleme el sözünü, hak bildiğin yollarda,
Sazının tellerine, Emrah gibi vurda gel.
Gönlünün ilhamını yoluna kandil eyle,
Aşk yönünü arayıp, Yunus gibi bulda gel.
Korkma yağmur tufandan, yağan kar tanesinde,
Karacoğlan misali, sevgiliyi görde gel.
Her gönülde taht kuran, sultan Mevlâna gibi
Kusurları affedip, sema ile dönde gel.
Önündeki deryayı engel olmasın diye,
Şöyle bir asa vurup, Musa gibi yarda gel.
Umulmayan bir anda tam ümit kesilmişken,
Tüm engelleri aşıp, benim gibi coşta gel.
enver_erturk 04.03.2008 Saat: 03:27
|
|