Kurbağalı Park’ına Bir Dümenci
|
|
Havuzun kaygan iç duvarlarını ölçercesine
Gezindikten sonra daha yeni çıkmıştı sudan,
Süzgün bakışlarla izliyordu yakın çevresini
Kurbağalı Park’ın sevimli, sürmeli kuğusu.
Uzun zamandan beri binici ağırlığına hasretti
Kenarları sarmaşık sarmalı parkın atlıkarıncası.
Mevsimi değildi çocuk cıvıldaşmalarının,
Duruyordu yerinde, dolup dolup dönmeyince
Bir hayalet gibiydi plâstik, geniş sepetleriyle.
Gagalarken tüylerini atlıkarıncanın gizli gözcüsü,
Beyaz bir kuş göründü bulutların beyazlığından,
Kuyruk üzeri, sarkık ayak üzeri, kanat çırpıyordu
Konmak için atlıkarıncanın direğine, konmadı,
Boş sepetleri kolaçan etti, boşluk ürkütücüydü.
Gagasında çırpınan dümenci balık yavrusunu
Kurbağalı Park’ın kuğu fıskiyeli havuzuna atarak
Tiz bir sesle uzaklaştı kuğuya müjde verircesine.
(Tartıya Kalan Düşler)
Abdullah Karabağ 09.03.2008 Saat: 12:21
|
|