Devir Osmanlı devri
Mevlüt Ağa nâmında
İçince dizini yere koyup nârâlar atan
Ne ki rakı'ya yiğitlik edemeyen
Bir yiğit adam yaşardı Erzurum'da
Günlerden bir gün
İçtiğini duyunca yaşlı anası
Bir yemin verdirdi ki sormayın gitsin:
"Sütüm, emeğim haram
İçtiğini bir kez daha duyarsam! "
Söz verdi umarsız Mevlüt Ağa:
"Şart olsun üçten dokuza
Koymam artık ağzıma! "
Söz vermek kolaydı da
Söz de durmak çetin iş
Bunca yıllık dostundan ayrılan koca ayyaş
Ünlerken inler oldu
Yatağa düştü
Anasına verdiği söz başka cinliğe dönüştü
Devir Osmanlı devri
Kaçak rakı damıtırdı bir Ermeni eczacı
Baktı ki Mevlüt Ağa bu böyle gitmeyecek
Çağırdı oğlunu gülerek acı acı
Oğul dedi, git eczacıya, de ki
Babam ilacını istedi
Biraz sorgulayınca çocuğu
Ağa'nın derdini bildi Ermeni
Dermanı sarmalayıp oğluna verdi
Mevlüt Ağa yudumlarken ilacı
Tekneye un eleyip hamur yoğurmak için
Hazırlık yapmaktaydı
Rakının tadını değil
Adını bilen Ana
Silmece doldurdu bardağı Mevlüt Ağa
Çektikçe dirildi, dirildikçe çekti
Oğlu birden iyileşince
Şaşakaldı anası ilacın etkisine
Oğul dedi, o ne iyi ilaçmış
Seni turp gibi etti
Benim de çarpıntım var
Ağzım dilim kurumuş
Bir bardak da bana ver
Çıkmasın diye foyası
Mevlüt Ağa ilaç diye doldurdu
Şifa niyetine çekti anası
Çekmesine çekti ya
Unu tekne yerine
Gezinerek eliyordu yerlere
Mevlüt Ağa şaşırdı
Sana yaramadı bu ilaç ana
Oğlun kurban olsun sana
Tekne nerde, sen nerde?
Çakırkeyf olmuştu ana
Başını çevirdi oğlundan yana
Her yer tekne, her yer tekne
Gam çekme oğul, gam çekme
Anana her yer tekne
(Şairin "Türk'e Baştan Başlamak" adlı şiir kitabından)