Küçücüktüm;
Dedem takarken şaşkın şaşkın bakardım.
Kendi etrafında böyle döne döne dolanması,
Başlıbaşına bir merasimdi kuşağını kuşanması...
Şehrin o zamanlar uzağındaki
bahçesine giderken,
Kuşak gene görünürdü.
Sapı uzun keser veya kısa nacak,
Kuşağın arkasındaki yerine ,
Başı sağ tarafa yatık kurulurdu...
Yıllar çabucak geçti...
Şimdilerde ne dedem var,
Ne de "O" ünlü kuşağı.
Benim aklımdaki kuşak gitti.
Başka bir kuşak geldi.
Bu kuşak başka.
İnsan neslini anlatan,
Bugünlerde pek şaşkın,
Ne yaptığını,
Ne yapacağını bilemeyen...
Çalışkan ve kahraman,
Komşusunu bilen,
Dostunu düşmanını tanıyan,
Bayrağına bayrak,
Toprağına toprak diyen dedesini,
Hatırlamayan...!
Bu kuşak başka kuşak dostlar...
Sadece konuşan.
Sonra ne söylediğini unutan.
Kendisine bile saygısı olmayan.
Gece yatmayan,
Sabah kalkmayan.
Sadece zorda kaldığında,
İnsan haklarını hatırlayan,
Üyesi olduğum kuşaktan sonraki,
Kural tanımayan kalabalık...
Bu kuşak;
Paraya ve onun uzantısı,
Bambaşka güçlere tapan,
İnsan sevgisinden uzak,
Yitik bir kuşak...
kemalduman 20.03.2008 Saat: 20:30
|
|