Günaydın,
Sevilen, beğenilen, istenilen,
güzel kadın.
Günaydın.
Bu sabah hüzünlere uyandım.
İçimde yağmur bulutları…
Yalnızlık vadimde esen rüzgârlar
Boşluğa uzanan ellerim, vee….
O rüzgârla uçuşan dallar.
Seni ilk gördüğümde, gözlerinde,
gözlerinde hüzün vardı, demiştim.
bükülü dudakların,
üzgün bakışların..
Seni öylece sevdim.
Masamdan gitmenden korktuğum kadar
Kalbime girmenden de sevinç duydum
gurur duydum.
Seni bahçemde solmasından korktuğum
nadide bir çiçek gibi suladım.
Kanatlarına en ufak bir zarar gelmesinden korktuğum
bir kelebeği kaçırmamak için
tutar gibi tutmaya çalıştım.
Sana olan ihtiyacımı haykırdım gece yarıları
Duymadın.
Yoktun yanımda, olamazdın da!
Daha sonra, sensizliğimin nedenini sordum
Duymadın.
Gittim yabancı yerlerde, yabancı kadehlerde sorguladım
Sensizliği….
Değil be güzelim, değil be bi tanem!
Ne gece yarıları gönderilen
“sarılarak uyuma” dileği,
Ne daha sonraları
O özlenen,
güzelim bedenin sıcaklığında geçirilen
ilahi dakikalar.
Hayır!
Tüm bunların cevabı;
O yabancı yerlerde, yabancı kadehlerde
Ne aradığımda, ne sorguladığımda gizli.
Yoktun ya yanımda
Yoksun ya yanımda
Seni bulamıyorum ya…
Kalktın mı masamdan, gittin mi?
Kaçacak gibiydin, kaçtın mı?
Beş benzemez parmak bile
aynı elde dururken…
Dedim ya, bu sabah hüzünlere uyandım.
İçimde yağmur bulutları…
alisuat 21.03.2008 Saat: 13:21
|
| |
| |
|
Ortalama Puan: 0 Toplam Oy: 0
|
|