Üye / Şair Girişi
Konuya Göre Şiirler Ayrılık Aşk Dini Dostluk Felsefi Genel Gurbet Hayat Politik Savaş Sevgi Sitem Toplumsal Ihanet Özlem Bir düsünür derki:
Daima kavga çıkaran huysuz bir zevce erkek için zevce değil, vakitsiz ölümdür.
Buraya Reklam vermek istermisiniz?
10 Kasım
Dolu dolu tam tamına elli yedi yıl
Nasıl geçti ömrü bir bilsek nasıl
Yanı başındakiler bilirdi Atayı asıl
Bir cennet bıraktı rahata ermeden
Dostu pek azdı her yanında düşman
Vefa ne gezerdi her yıkılışta hüsran
Çektiklerinden olmadı bir gün pişman
Bir cennet bıraktı sefasını sürmeden
Hep bir çağ ötesini idealistliği sevdi
Gelmiş geçmiş zeki koskoca bir devdi
Her alanda diriliş sanki ona ödevdi
Bir cennet bıraktı cenneti görmeden
Her yazdığında her sözünde bir mana
İlimde bilimde bambaşkaydı anlayana
Vatanı altın kafeste sundu sana bana
Bir cennet bıraktı cennete girmeden
O bir askerdi yufka yürekli savaşçıydı
Bağımsızlık olmazsa olmaz tek tacıydı
Vatan sevgisi aşkının en tatlı ilacıydı
Bir cennet bıraktı güllerini dermeden
Lakin yorgundu kalbine tamam demişti
Yüreği elli yedi yıl karşılıksız sevmişti
Artık ağır ağır ömrünün sonuna gelmişti
Bir cennet inşa etti hiç ara vermeden
Bir sabah ansızın yanı tıka basa doldu
Dediler ki Atatürk öldü Ulu Önder öldü
Dolmabahçe Sarayı göz yaşına boğuldu
Bir cennet bırakıp gitti sefa sürmeden
ENGİN NAMLI 19:50 10.11.2007
--------------------------------------------------------------------------------
Ağız ve Diş
Bütün yemeklerin mideye varışı
Ağızla dişte başlar döner besine
Tüm organların sırayladır yarışı
Yolcudur aş dönüşü yoktur tersine
Diştir en eski en orjinal değirmen
Tek tek lokmaları öğütür.Dil; dümen
Durmaksızın çalışır,akıl; öğretmen
Yolcudur aş dönüşü yoktur tersine
Ağız ve diş sağlıklı olmalı dostlar
Ağrılar başlarsa asılır suratlar
Ne hayat ne de aştan alınmaz tatlar
Yolcudur aş dönüşü yoktur tersine
Yutkuna yutkuna lokmalarla savaş
Besmeleyle başlamalı yavaş yavaş
Ömür bitene değin bitmez bu uğraş
Yolcudur aş dönüşü yoktur tersine
Sevgiden nasip almalı ağızla diş
Çile çeken onlar,onlarda ağır iş
Yemekle içmekle döner alış veriş
Yolcudur aş dönüşü yoktur tersine
ENGİN NAMLI 23:33 23.11.2007
--------------------------------------------------------------------------------
Ah Bu Sevdalar
Taşınmaz bedende hissedilir
Dikili taştır ah bu sevdalar
Yarası yürekte ızdıraptır
Çakılı mıhdır ah bu sevdalar
Peşinden koşturur hiç acımaz
Bitmez tükenmez ah bu sevdalar
Kışı yazı yoktur hiç farketmez
Mevsimsiz yıldır ah bu sevdalar
Ağırdır kucak kucak taşınmaz
Sevgi yüklüdür ah bu sevdalar
Koklanıpta yenilmez içilmez
Aşk ürünüdür ah bu sevdalar
Kaldırıp bir kenara atılmaz
Eski hasırdır ah bu sevdalar
Kuşaktan kuşağa hiç değişmez
Sonsuz asırdır ah bu sevdalar
Kalpden bedene fışkıran kandır
Damarda gezer ah bu sevdalar
Yanmayan yıkılmayan çınardır
Dağlarda biter ah bu sevdalar
--------------------------------------------------------------------------------
Ahde Vefa
Hayatı sevmenin bedeli neyse
Candan geçeriz derdik gerekirse
Cananı terk etmiş en tatlı buse
Bilmem bu gidiş nereye götürür
Dünden girdik bir amansız yarışa
Alın terimiz akar üç kuruşa
Yana yakıla vuruşa vuruşa
Bilmem bu gidiş nereye götürür
Vefasından pay vermiyor hiç kimse
Kime ihtiyaç değil,ah bilinse
Gün gelecek el konacak nefese
Bilmem bu gidiş nereye götürür
Sinede depreşen arzular yok mu
Eskiyi aratır fırsat buldumu
Düşe kalka gezsem hayat yolumu
Bilmem bu gidiş nereye götürür
Ahde vefa keskin kılıç,kınında
Dolaşır dostların her dem yanında
Nicesi iş görmez bir dert anında
Bilmem bu gidiş nereye götürür
Engin NAMLI 00:09 07.11.2007
--------------------------------------------------------------------------------
Alabildiğim Cevap
Dilimden çıkıverdi seni çok seviyorum sözü
Öyle içtendi öyle gizemli bir duyguydu hazzı
Coşkulu deryaların atılgan dalgaları gibi
Dinmedi hiç kalbimin tik tak nabızlarının hızı
Daha zamana gerek vardıysa da iki gönülce
Sabrın çatladığın an düşünülmezmiş ince ince
Duyguların fevkinde insan kendini kaybedince
Derlermiş sevdiğine gökteki binlerce yıldızı
Tatlı çağrıya coşkulu bir yaklaşım başlamışsa
Nefis arzular hep, insan kurtulmaya çalışsa
Hele iş işten geçip deli divane olunmuşsa
Ne ağrı tutar seni ne de kıvrandıran bir sızı
Alabildiğim cevap; Utangaç yüzün tebessümü
Sesini duyamadan çoktan alıp gitti sesimi
Yoksa suskun kalması bana has saygı sevgisi mi
Artık gönlüme düşen anlamak bu gizemli nazı
ENGİN NAMLI 10:02 07.08.2007
--------------------------------------------------------------------------------
Alyüzlü
Takma adına alyüzlü koymuşlar
Gerçek adını kimseler bilmezmiş
Yedi düvelde namını duymuşlar
Hafızasından kimseler silmezmiş
Öyle güzelmiş öyle alımlıymış
Her dem geçse de genç kalan yaşıymış
Oldukça zeki münevver aklıymış
Her tür suale cevapsız kalmazmış
Alnına düşen esli saç telleri
Hazla tutarmış taktığı gülleri
Kıskandırırmış tek tük güzelleri
Öyle ciddiymiş gülene gülmezmiş
Ne aşk yaşamış ne sevgili olmuş
Kendine bağlı mütevazı kulmuş
Saygı sevgiyi sanki ilk o bulmuş
İmrenseler de göze hiç gelmezmiş
Bir gün kötülük gelmemiş elinden
Her kula sunmuş kat kat sevincinden
Ne bir ihtiras ne de kin içinden
Buyur edilip derde çekilmezmiş
Kalp odağından ötede gezmezmiş
Gönül veripte kimseyi üzmezmiş
Kusura niyet edip göz süzmezmiş
Hiç bir insana kem sözü olmazmış
ENGİN NAMLI 21:15 26.07.2005
--------------------------------------------------------------------------------
ancak
yaşamak zor dostum çareler direnç odağında
iki büklüm düşe kalka koşacaksın zaman tüneline
ağlasanda sızlasanda zaman ihtiyarlatacak seni
işte o zaman anlayacaksın dünyanın yalan olduğunu ancak
elbet avunduğun bedenin azrail ile tanışacak
masmavi gökyüzü sana simsiyah örtü olacak
çıkamayacaksın, takatın olmayacak gizem deryasında
işte o zaman anlayacaksın dünyanın yalan olduğunu ancak
tavşanlar, ceylanlar, taylar atlayacak üstünden
köşe kapmaca oynayacaklar vücut yaylanda
ıslanacaksın, donacaksın servetin ısıtmayacak
işte o zaman anlayacaksın dünyanın yalan olduğunu ancak
ŞİİR: Engin NAMLI 17: 24 28.06.2002
--------------------------------------------------------------------------------
Anne
Ana rahminde, doğuma kadar
Beni karnında taşıdın anne
Zahmetimden kurtulana kadar
Sancılarıma katlandın anne
Karnında, ekmeğim suyum oldun
Başımın altında ki, yastığım oldun
Beni saklayacak, yuvam oldun
Hakkını nasıl öderim anne
Ben uyandım annem sen uyuttun
Ben ağladım annem sen avuttun
Ben acıktım annem sen doyurdun
Hakkını nasıl öderim anne
Hasta oldum ateşler içinde
İlacımda oldun tabibim de
Kurtuldum şifalı ellerinde
Hakkını nasıl öderim anne
Nasır oldum, ayağında elinde
Çizgiler oldum nurlu yüzünde
Ayak bağı oldum her gününde
Hakkını nasıl öderim anne
Hidayet yaylası alnındadır
Cennet ayağının altındadır
O mukaddes yer anahtarındır
Hakkını nasıl öderim anne
--------------------------------------------------------------------------------
Artık Gel
Yar eski davalar geçti artık gel
Korkuna ödenecek yok bir bedel
Söyle seni azat etsin gurbet el
Tüm saatleri vuslatına kurdum
Hiç kimse seni koparamaz benden
Bitmez aşkımın kökeni ta genden
Bir an ayrılamadı ruhum senden
Onca yıl hicranı ahımla vurdum
Yaşanacak yıllar geçmiş olsa da
Hesap kalmadı vurduğun masada
Yüreğim ne gamda ne de tasada
Artık neşelerin safına durdum
Korkma sen alnımız ak başımız dik
Çekeceğimiz kadar zaten çektik
Yufka yüreğim zalimlere çelik
Rabbimden korumalı şu gönül yurdum
Engin NAMLI 13:35 26.09.2007
--------------------------------------------------------------------------------
Aşıklar Köprüsü
Ardımızdan yalvardı bütün ahali
O kadar dil döktüler fakat boşuna
Ellerimiz bağlı bir mahkum misali
Götürdüler bir tahta yolun başına
Hatırı sayılanlar girdi araya
Dinmeyen öfkeye bir çare arandı
Lakin tüm ümitler vurdu karaya
Sonunda onaylandı zalimin andı
Aşıklar köprüsünde vurdular bizi
Yürekler acımadı onca feryada
Bir anlayan olmadı bu sevgimizi
Suçumuz sevmekmiş şu yalan dünyada
23:10 22.12.2003
--------------------------------------------------------------------------------
Aşk İçin
Bence kararları ölçtüm de biçtim
Neden,aşk olunca kırk yerden geçtim
En nihayetinde seni de seçtim
Özlemle doluyum sana aşk için
Gözlerinin içi bir volkan sanki
Baktıkça yakıyor beni inan ki
Bakışına tutsak öyle bir can ki
Özlemle doluyum sana aşk için
Kimsede yok benim bu hissiyatım
Sevgiyle gelene yanar hayatım
Sanma sensizlikten durur takatım
Özlemle doluyum sana aşk için
Geciktikçe vuslat içim eriyor
Gün geçmiyor renkten renge giriyor
Sen olan canımdan bir can veriyor
Özlemle doluyum sana aşk için
ENGİN NAMLI 20:23 22.02.2006
www.antoloji.com/engin_namli
msn:enginnamli@hotmail.com
--------------------------------------------------------------------------------
Aşk Zilleri Çalar
Bir güzel gönlümden içeri baksa
Aşk zilleri çalar haydi kalk diye
Zaaf elinde o an canım çıksa
İnan kalbime en tatlı hediye
Şenliğe dönüşen bir düğün gibi
Heyecanla dolar gönlüm sahibi
Hep arar dururum bir aşk tabibi
Hasret giderim bir tatlı sedaya
Keyifli bir telaş başlar içimde
Kaybolur dökülen yaşlar içimde
Vuslat hicranı hep taşlar içimde
Bütün coşkularım benzer nidaya
Bakışlar altında nutkum tutulur
Ne varsa bildik o an unutulur
Bedenler uyuşur gam uyutulur
Efsunlaşır hisler ölüp kaldıya
Daha tanışmadan değişir hayat
Baharı yaşatır bir anlık vuslat
Ne gam kalır kalpte ne de kasavet
Götürür beni bir cennet beldeye
Engin NAMLI 01:52 13.01.2008
--------------------------------------------------------------------------------
Aşkınla Kundakladın
Sen benim canevime düşen kor-sun
Acısı belirmeyen aşk sancın var
İçimi közler gibi yakıyorsun
Aşkınla kundakladın gönlümü yar
Ne ateş ne havale böyle yaktı
Sineyi saran alev serden çıktı
Kim derdi senin sevdan yakacaktı,
Aşkınla kundakladın gönlümü yar
Güneşin ne gurubu ne seheri
Aydınlatmaz gördüğüm hayelleri
Hasretine yandığım günden beri
Aşkınla kundakladın gönlümü yar
Yokluğunda bak neler oluyor yar
Daha kalbimde yanan yangınlar var
Yakmak istiyor isen, senin karar
Aşkınla kundakladın gönlümü yar
Engin NAMLI 23:38 09.10.2004
--------------------------------------------------------------------------------
Ayakta Duramıyorum
Bu gün gönlüm sarhoş, ayakta duramıyorum
Düzler yokuş olmuş kendime varamıyorum
Sanki ecelin bestesini söyler gibiyim
Yaşama döndüren saati kuramıyorum
Gönül gözlerimle göremiyorum önümü
Ufuklar kararmış, bulamıyorum yönümü
Mecalsiz yüreğimde cepheler kurulmuş
Belki de ilk defa yaşıyorum son günümü
Getirin bana şifalı kudret helvasını
Getirin ötelerin mis kokan havasını
Fırtınalar kopuyor, can evim yıkılıyor
Getirin tabiplerden bu derdin devasını
Sizden gencim derdim, şu asırlık meşelere
Doymazdım hiç, elveda dediğim neşelere
Her gün katıla katıla gülüp eğlenirdim
Ne oldu da hemen düştüm baş köşelere
Engin NAMLI 23:43 11.03.2003
--------------------------------------------------------------------------------
Aydınlık Bakışlım
Hem zeytin renkli hem zeytin endamlı
Öyle güzel ki tarifsiz gözlerin
Her daim buğusuz billurdan camlı
Olduğu gibi cafcafsız gözlerin
Ey pekmez gözlüm aydınlık bakışlım
Ay simalı ser üstüne nakışlım
Kalbimden vuran ey volkan yakışlım
Keskin süzüşün de afsız gözlerin
Hiç dokunmaz mı zararın ziyanın
Anlatır seni görenin duyanın
Hesabı yokmuş saçtığın ziyanın
Gamdan kederden hedefsiz gözlerin
Pirnur gözlere sevgim büyüdükçe
Bakasım gelir ardıma döndükçe
Tutsak bakışlar altında söndükçe
Zahirde halsiz keyifsiz gözlerin
Yüreciğime dünyaları vermek
Anlık ta olsa güldüğünü görmek
Gönül isterki sonunu getirmek
Bana güler mi teklifsiz gözlerin
Engin NAMLI 12:05 22.07.2007
--------------------------------------------------------------------------------
Ayıralım Hasreti
Hiç dökmeden gözyaşı ardımızdan
Yalnızlığı atalım yanımızdan
Sitemli söz duymadan aşkımızdan
Ayıralım hasreti aramızdan
Kaldıralım gurbeti dünyamızdan
Seviyorsak gönülden ikimizde
Neşemizde aşk olsun derdimizde
Hüzünleri bulmadan kendimizde
Ayıralım hasreti aramızdan
Kaldıralım gurbeti dünyamızdan
Ben aşkına bir dünya kurmuşum gel
Oturalım tahtına elden evvel
Sevdamızı yıkamaz hiç bir engel
Ayıralım hasreti aramızdan
Kaldıralım gurbeti dünyamızdan
ENGİN NAMLI 11.3.2005 16:45
msn:enginnamli@mynet.com
--------------------------------------------------------------------------------
Aynı Yerde Durduk
Birbirimizi hiç tanımaz selam vermez olduk
Kara günde gönülden el uzatmayı çok gördük
Hep kendimizi beğendik her şeyleri çok bildik
Günü günle kurtardık yarınları şansa verdik
Parası bol kafa dengimizle muhabbet kurduk
Geçmişimizi unutup zevki sefaya daldık
Yokluk içinde eşimiz dostumuz kıvranırken
Arabaları katları ikişer üçer aldık
Mazlumu, düşkünü hor gördük hep tepeden baktık
Bir nefis bir vesvese uğruna ne canlar yaktık
Sahipsizliğin güllerine yan gözlerle baktık
Gariplere yüklendik, asiye ses çıkarmadık
Saltanat dedik taht dedik koltuğuna oturduk
Görevden önce, olur olmazlara kafa yorduk
Bazen yanlışın yerine doğrudan hesap sorduk
Bir adım öte gidemedik aynı yerde durduk
Düğünde dernekte bir tutam hediyemiz vardı
Takılan şey kalpte gizli gerdanda aşikardı
Herkesce kabul görmüş değerli sevdamız, 'yar'dı
İçimizde artık ne sevgi ne insanlık kaldı
ENGİN NAMLI 01:16 02.01.2003
--------------------------------------------------------------------------------
Ayrı Kaldık
İki gönülü tanıştıran şarkı
Yıllarca kalbimize yaptı yankı
Yaşayamadık nağme kokan aşkı
Bir gün barışık bir gün ayrı kaldık
Bitmedi sevgiye,aşka borcumuz
Ödedikçe arttı kat kat hıncımız
Gönül almadan kabardı suçumuz
Bir gün barışık bir gün ayrı kaldık
Gün geldi hiç yoktan darıldın bana
Zaman zamanda ben kırıldım sana
El uzatıp gelemedik yan yana
Bir gün barışık bir gün ayrı kaldık
Büyük aşkın hakkını veremedik
İncinirken farkına varamadık
Bin anıya bir aşk sığdıramadık
Bir gün barışık bir gün ayrı kaldık
Engin NAMLI 15:23 13.06.2004
--------------------------------------------------------------------------------
Ayrıl Diyorsun
Esaretin olduğum aşktan ayrıl diyorsun
Ne beni dinliyor ne de bir söz ediyorsun
Gönlümdeki yerini görmeden gidiyorsun
Elveda anılara elveda aşkımıza
Kolum da kanadım da sen dediğin sevgili
Tutmadı hiç ömründe bir gün yabancı eli
Maziyi kutsayacak aşkın bu mu bedeli
Elveda anılara elveda aşkımıza
Çalınırsa kapım o titreyen ellerinle
Açılmayacak sana olsan da güllerinle
Avuttun hep yıllarca o tatlı dillerinle
Elveda anılara elveda aşkımıza
Gidiyorum acısı belirsiz sensizliğe,
Sedasından kesilmiş bir garip sessizliğe
Varmalıyım en yakın yerden kimsesizliğe
Elveda anılara elveda aşkımıza
23:05 06.03.2004
--------------------------------------------------------------------------------
Ayrılığın Sabrı
Ayrılığın sabrı yokmuş sevdiğim
İnsafı kurumuş sanki bir zalim
Ellerim bağlı bir kere sevmişim
Her an sensizliğe sürmek istiyor
Getirdiği günler ne tez geçiyor
Biri başlamadan biri bitiyor
Kalan ömrümüzden çalıp gidiyor
Her an sensizliğe sürmek istiyor
Canımdan öteye saklasam seni
Aramadan bulur değişmez kini
Ezelden hünerli sevmez seveni
Her an sensizliğe sürmek istiyor
Uslanmayı bilmez gözleri bizde
Razıyım bıraksa dağda denizde
Yetmiyor ki gözü hep sevgimizde
Her an sensizliğe sürmek istiyor
Adresler değişti inan uğruna
Yaklaşırım diye gönül yarine
Garezi bugünden düştü yarına
Her an sensizliğe sürmek istiyor
ENGİN NAMLI 23:03 08.11.2005
--------------------------------------------------------------------------------
Ayrılıktan Söz Etme Bana
Fedakarlık aşkımızın tacı inan
Gel sen ol,hasrete son noktayı koyan
Bahtiyardır vedayı kalbinden atan
Yeter ki ayrılıktan söz etme bana
Kuşaktan kuşağa değişmeyen ne ki
Aynı kalan bir tek sevgidir inanki
Aşkla,sevgi olmazsa olmaz demekki
Yeter ki ayrılıktan söz etme bana
Katı duygularını çıkar kalbinden
Çağlasın yüreğin gönül deresinden
Mutluluk rüzgarın essin en derinden
Yeter ki ayrılıktan söz etme bana
ENGİN NAMLI 2001
--------------------------------------------------------------------------------
Ayrılmaz Bu Gönül
Senin ne elinden ne ak teninden,
Ne revnaklı inci güzelliğinden,
Ne de saçlarının bir lülesinden.
Ayrılmaz bu gönül ayrılmaz senden
Aheste aheste yürüyüşünde;
O kadar güzelki görünüşünde.
Ne rüyalarımda ne de düşümde
Ayrılmaz bu gönül ayrılmaz senden
Duruşta endamın bir tay misali
Ardından söylenir bütün ahali
Buralarda yoktur derler emsali
Ayrılmaz bu gönül ayrılmaz senden
Düşümden sabaha kadar hep sevgin
Gündüzümden taşar geceme değin
Hiç aklımdan çıkmaz gülümsediğin
Ayrılmaz bu gönül ayrılmaz senden
İki avucuma sığınan elin;
Kışıma sıcaklık yazıma serin,
O kadar güzel bir o kadar narin.
Ayrılmaz bu gönül ayrılmaz senden
Tüm akan sulardan daha da paksın
Durdurma yaşamı keyfince aksın
Beni deryanda sen taşıyacaksın
Ayrılmaz bu gönül ayrılmaz senden
Engin NAMLI 12:42 04.09.2004
--------------------------------------------------------------------------------
Bahaneler Bitti
Bahaneler bitti düştün elime
Anladın mı şimdi kaygılarımı
Ardımdan sarfetme bir tek kelime
Tükettin en tatlı duygularımı
Şu masum halime neler yapmadın
Sustukça üstüne üstüne geldin
Diller döktüm bir tek sözü kapmadın
Zaten hayatta her şeyi sen bildin
İhtiras gönlünde kâbuslar eyler
Kendiliğin seni tanımaz artık
Diline gem vursam feryatlar söyler
Yüreğim acımaz sana ne yazık
Hoyratça kullandın duygularımı
En bezgin kuldan bir farkım kalmadı
Aşk,sevgi adına kavgalarımı
Yitirdim de,sana sözüm olmadı
Olmaz olsun,buna sevgi mi denir
Kendimce kazdığım kuyuya düştüm
Aşka bunca emek nasıl ödenir
Gönül dinlemeden aşka üşüştüm
Engin NAMLI 00:04 10.01.2008
--------------------------------------------------------------------------------
Bahtiyar Gördüm
Bu gün yüzünde ne çok tebessüm var
Kalbine mi indi düşündeki yar
Bakışların güneş gibi parlıyor
Dost seni ilk defa bahtiyar gördüm
Seni görenler hayretler içinde:
Donup kalmaya gayretler içinde.
Sanki sefada, servetler içinde
Dost seni ilk defa bahtiyar gördüm
Bu cihanda tüm işler tamam gibi
Sanki ulvi hazzın sensin sahibi
Gönül dünyan cennete ermiş gibi
Dost seni ilk defa bahtiyar gördüm
21:25 15.01.2004
--------------------------------------------------------------------------------
Bana mı Sordunuz
Çekip giderken bana mı sordunuz
Aşkıma gönül ararken yoktunuz
Şimdiyse bana dert yanıyorsunuz
Bir de sevdadan söz ediyorsunuz
Bilmez mi insan ne olacağını
Söndürür mü aşk için ocağını
Heba ettiniz güzellik çağını
Bir de sevdadan söz ediyorsunuz
O kadar baktım her gün yolunuza
Takılır diye biri kolunuza
Yazık değil mi seven kulunuza
Bir de sevdadan söz ediyorsunuz
Bir kere sizden bakmadınız bana
Bakışınızdan akmadınız bana
Kör gönlünüzü yakmadınız bana
Bir de sevdadan söz ediyorsunuz
Dünya nedir ki işte dönüş oldu
Kötü gidişat size bitiş oldu
Eski aleme tekrar giriş oldu
Bir de sevdadan söz ediyorsunuz
Engin NAMLI 22:25 09.09.2005
--------------------------------------------------------------------------------
Bana Zulmdür Seni Sevmek
Sel getirdin yağmur iken
Güneş diye doğman erken
Yaz bahara zaman varken
Bana Zulmdür Seni Sevmek
İçten değil seni görmek
Görüpte kaş gözü germek
Haktır sana yüz çevirmek
Bana Zulmdür Seni Sevmek
Kurtuldum şu yaralardan
Derken, geldin oralardan
Hiç durma git buralardan
Bana Zulmdür Seni Sevmek
Sine yakan kindar zalim
Yılla yılı umrunda kim
Var demedin bir sevgilim
Bana Zulmdür Seni Sevmek
Attığım kör düğümlerden
Çözüldüm hep çözümlerden
Azmı döndüm ölümlerden
Bana Zulmdür Seni Sevmek
İster kinlen ister kına
Kola kolay dönmem sana
Bırak artık beni bana
Bana Zulmdür Seni Sevmek
Engin NAMLI 22:17 29.01.2005
--------------------------------------------------------------------------------
Bedel Sayarım
Bilmeden kırarsam eğer kalbini
Bu canı ölüme bedel sayarım
Olurda söylemez isen derdini
İnan hayatımdan bile cayarım
Dayanamam sulu gözlerine yar
O gözlerin bende hatırası var
Olmasın kederle dolan bir pınar
Yoksa bakışına gönül koyarım
Revnaklı simanın güzelliğine
Gıpta etmek düşer sevdiceğine
Böyle bir sevdanın biteceğine
Ölümü kendime nikah kıyarım
Gönül dairende yerim var ise
Kulak vermelisin bu hazin sese
Kalbin çok değil de biraz dinlese
Sağır dünyaya bu aşkı yayarım
Engin NAMLI 23:06 01.03.2004
--------------------------------------------------------------------------------
Ben Değiştim
Tek muradım sana ermek
Ben değiştim Yüce Rabbim
Geçmişimle hesaplaştım
Ben değiştim Yüce Rabbim
Kalbimden kovdum kem nefsi
Meçhullere uçtu hepsi
Dönemez hiç bir tanesi
Ben değiştim Yüce Rabbim
Divanına kuruldum ben
Ellerim var dua eden
Ayrılamam artık senden
Ben değiştim Yüce Rabbim
Şeytan uzak şimdi benden
Neler çalmış şu ömrümden
Artık attım yüreğimden
Ben değiştim Yüce Rabbim
Nere gitsem zikirdeyim
Aklı selim fikirdeyim
Zengin kalple fakirdeyim
Ben değiştim Yüce Rabbim
Artık dünya cennet değil
El üstünde kıymet değil
Allı pullu ziynet değil
Ben değiştim Yüce Rabbim
Engin NAMLI 12:55 03.08.2003
--------------------------------------------------------------------------------
Beter Diyemiyorum
Bir derdim var benim kimse bilmiyor
İçimden çıkarıp kimse almıyor
Öyle bir dert ki insafa gelmiyor
Ölmekten de beter diyemiyorum
Her görülen günüm zindan gibidir
Kabuslarım sanki söz sahibidir
Ölüm değilse de buna ne denir
Ölmekten de beter diyemiyorum
Göçen takvimlerde kaldı sevincim
Şimdi durmadan kan ağlıyor içim
Böyle bir acıya bitmiyor hıncım
Ölmekten de beter diyemiyorum
Bahtiyar olarak kalmak ukdemdi
Kanımca bu benim için elzemdi
Maksudumu çalan eskiyen demdi
Ölmekten de beter diyemiyorum
Kuşkusuz sevgiydi tek ihtiyacım
Ezelden beri hep buna muhtacım
Ne yazık ki bir gün dinmiyor acım
Ölmekten de beter diyemiyorum
Yükledikçe sabrım taşını sırta:
Azalmaz, çoğalır gam arta arta.
Bu gidişle halim olmaz sa orta
Ölmekten de beter diyemiyorum
Engin NAMLI 19:57 26.09.2004
--------------------------------------------------------------------------------
Bilemiyorum
Daha görmeden o yaban elleri
Bahtıma bir şans dilemiyorum
Bıraktım geride tüm hayelleri
Ne yapacağımı bilemiyorum
Bilinmez ki kulun öteki yüzü
Kışlardan görmedim baharı,güzü
Aşılmaz bahtımın yamacı,düzü
Ne yapacağımı bilemiyorum
Her aşk ayrılığı iyi biliyor
Bu yüzden kavuşmak hayal geliyor
Bitmez denen ömrü felek siliyor
Ne yapacağımı bilemiyorum
Hicranım elemler içinde yaşar
Çıkar yol bulursam vuslata koşar
Öyle dertlerim var başımdan aşar
Ne yapacağımı bilemiyorum
ENGİN NAMLI 22:12 28.12.2004
--------------------------------------------------------------------------------
Bilinmezler Hakk'ın Sırrı
Şu kainat uçtan uca
Gizemli boş bir bulmaca
Kul kalbini yorar anca
Bilinmezler Hakk'ın sırrı
Arzdan arşa yoğu varı
Yaratan Hakk biz ihzari
O verecek son kararı
Bilinmezler Hakk'ın sırrı
Çağdan çağa kuşak kuşak
Karış karış zihni oysak
Yeri göğü kurcalasak
Bilinmezler Hakk'ın sırrı
Ne gelen var ne gitmeyen
Yoktur ömrü hiç bitmeyen
Şu alemi terk etmeyen
Bilinmezler Hakk'ın sırrı
Her tarifin anlam gücü
Demle gelir ölçü ölçü
Ebede dek dolmaz içi
Bilinmezler Hak'kın sırrı
Derin hisler sinede kor
Ateşine yanmak çok zor
Katlanmakla kalınmıyor
Bilinmezler Hakk'ın sırrı
ENGİN NAMLI 23:42 01.01.2005
--------------------------------------------------------------------------------
Binbir Sitemli
Gönder bana eski mektuplarımı
Artık ne sana ne bana bir hatıra
İlham almadın hiç yazdıklarımdan
Seni yazdığım halde her satıra
Binbir sitemli bütün mektupların
Öfkeye dayanmış her bir sayfası
O kadar yozlaşmış ki hitapların
Sinir uçlarıma düştü cefası
Bir kuruntu tutturdun günden güne
Kibir,ihtiras,kaprisler curcuna
Heves bırakmadın sevginden yana
Artık gönül almak kimin harcına
Aramızda kalsın demedin bile
Beni orda burda düşürdün dile
Göz yaşlarım dökülse de mendile
Herşeye hazırım ben, güle güle
Engin NAMLI 20:56 02.06.2007
--------------------------------------------------------------------------------
Bir Hasret
Bir hasret iki kalbi yaraladı
Her gün hicrana kapı araladı
Düştükçe dertten aşkı karaladı
Ne sevgiye kandım ne de sevdaya
Başucuma bir tek resmini değil
Ömrümü sığdırdım unutma ki bil
Ümitsizliğe hiç vermedim meyil
Ne bugünü andım ne de maziyi
Çeyrek asır meçhul yollara girdim
Sen yokken ne kara günler devirdim
Sabrım olmasaydı çoktan erirdim
Ne içimden yandım ne de dışımdan
Habsettim sussun diye figanları
Duyulmaz yasım bilmez olanları
Hıçkırığa bin türlü yalanları
Ne desem utandım ne de zorlandım
Aldığım nefes verilmez durumda
Sinemde esir katlanmak zorunda
Can varmış yokmuş kimin umurunda
Ne ölüme yandım ne de dirime
Dişim tırnakta zamanı tüketti
Zor yıllar beni bir ömür bekletti
Günü gelen önce hasmına gitti
Ne aşka inandım ne de aşkıma
ENGİN NAMLI 01:14 15.07.2006
--------------------------------------------------------------------------------
Bir Küçük Yangın Ateşi
Aşkımız dağlar kadar büyüktü yar:
Bir küçük yangın ateşi kül etti
Kararan sevgi artık kime yarar
Bir küçük yangın ateşi kül etti
Gönlümde nice kor şimşekler çaktı
Her düştüğünde beni göz göz yaktı
Dereler gibi ne alevler aktı
Bir küçük yangın ateşi kül etti
Asi bir rüzgar ile çabuklaştı,
Alel acele kıvamını aştı,
Dağlardan Nemrut bundan da yavaştı.
Bir küçük yangın ateşi kül etti
Keyfiyle söner, volkanlar ne yazık,
Derin izliymiş, bu püsküllü yanık,
Tütsün dumanlar ardımızdan artık...
Bir küçük yangın ateşi kül etti.
ENGİN NAMLI 12:36 18.09.2004
--------------------------------------------------------------------------------
Bir Tanem
ortada bir sebep yokken terk ettin
neden bırakıp ta gittin bir tanem
bana aşkın yolunu sen öğrettin
neden bırakıp ta gittin bir tanem
bir penceremiz vardı aşka bakan
ikimiz idik perdesini takan
tülünde sevdamız oyalı iken
neden bırakıp ta gittin bir tanem
aşkını bebek gibi eylemiştim
avutup hep gönlümde beslemiştim
büyüyüp te sevmeni beklemiştim
neden bırakıp ta gittin bir tanem
sevdanın esiri bir köle idim
tutuklun olmayı Hak'tan diledim
sana vurgun isem ağlat mı dedim
neden bırakıp ta gittin bir tanem
beni yaşatacak tek umudumdun
pınarından içtiğim bir yudumdun
çiçekleri açan, bahar yurdumdun
neden bırakıp ta gittin bir tanem
engin namlı 22:51 07.04.2003
--------------------------------------------------------------------------------
Bir Vatan Düşünün
Bağımsızlık derin sevdadır bizde
Savaşmışız her dem dağda denizde
Bir vatan düşünün hep içimizde
Gönüldeki canan gibi sevmişiz
Bize nasip olmuş en mahir devlet
Dünya görmemiş hiç,böyle bir kudret
Biz ki içi dışı temiz bir millet
Yuvasız canlara yuva,evmişiz
Atalar dünyayı dize getirmiş
Şer nerde,işini orda bitirmiş
Tüm söyleyeceği iki satırmış
En keskin kalemle,sözle dövmüşüz
Gün gelmiş zalimin hali görülmüş
Yüreği yandıkça merhem sürülmüş
Sinesine şevkat kat kat örülmüş
İyiliğe hayra her an tavmışız
Yaşarken neleri görmüş bu millet
Bir çileymiş başlı başına zillet
Vatanı sarmış mı her koldan illet
İman gücümüzle aşkla kovmuşuz
Şerife Bacısı,Koca Seyyidi
Vatanın en mümtaz iki yiğidi
Biri kahramanı biri şehidi
Dünyadaki iki büyük devmişiz
Ülkem banisiyse O Ulu Önder:
Gelmemiş böylesi,benzeri; ender
Ay yıldız bayrağı astığı gönder
Bizi yücelttikçe,`O`nu övmüşüz
ENGİN NAMLI 13/02/2008 12:21
--------------------------------------------------------------------------------
Bir Veda
Bir vedanın ardından biçare, sabır yumağına sarıldım
Teselli tığı ile örgüsünü ördüğüm kara desen oldum
Evire çevire dönüp dolaştım enden boya sürüldüm
Biten örgüyü her giydiğimde üstünde terleyen ben oldum
Çaba harcanıp görülen her işte olanları unutmayı özledim
Kahkaha ile güldüğüm günleri her zaman nadasa bıraktım
Ertelediğim her tebessümü gülmeyen yüzüme sözledim
Başıma dikilen güneşin sıcağında hep hüzünleri yaktım
Kervanımla umarsız kaldığım yollarda molam bitmedi
Varacağım yerlerde ümitli ufuklara izler süremedim
Her kararan gecede sabah yıldızları sabah etmedi
Varacağım yerlerde beni bekleyen muradımı göremedim
Şevkat titreyen ayaz sabahları kucağımda karşıladım
Bir sıcak sobanın yanında olmayı ne kadar isterdim
Çakıldığım yerde buz kesen soğuğu ağaçlara aşıladım
Gagası donmuş kuşlar misali sıcaklara nasıl küserdim
Her gece yarısı sinemi basan hafakanların terleyeni benim
Uyansamda uyanmasamda yine kara basanların kölesiyim
Şaşkın şakın gezip dolaşan sırdaş bulamayan bir garibim
Kuşkulu bakışların altında tarlasına çile ekenin böylesiyim
Engin NAMLI 22:33 18.05.2003
--------------------------------------------------------------------------------
Biraz Tahammül
Bu buhranda geçer ey deli gönül
Biraz serinkanlık biraz tahammül
Sonunda her şeyin sonu tevekkül
Sakın üzülme bir çare bulunur
Bıktın olanlardan,dert direnmekte
Günbegün seninle hep eğlenmekte
Sabretmekte çok zor kabullenmekte
Bilmem ki hakkından nasıl gelinir
Adeta tıkmışlar seni kodese
Hüznünden kalırsın nefes nefese
İçimi dökemem dersin herkese
Mağrur duruşun her söze alınır
Ne desen boşuna dinlemez kalbin
Düştüğün her hata elem sebebin
Her adımda hüsran çıkar talibin
Yüreciğin dertten derde salınır
Engin NAMLI 16:41 04.03.2008
--------------------------------------------------------------------------------
Biri Bulunmalı
Billur bir cevherdir gönlümdeki aşk
Günahsız bebekler gibi tertemiz
Yaşatmak güzel de yaşanmıyor tek
Yapayalnızım ve de hiç kimsesiz
Biri bulunmalı,ya biri bulsun
Ne güzel ne çirkin dosdoğru olsun
Birlikte bir dünya hemen kurulsun
Yapayalnızım ve de hiç kimsesiz
Kupkuru bir hayat kimine gülmüş
Hafakanlar basan kapkara bir düş
Böylesi sanki bir bende görülmüş
Yapayalnızım ve de hiç kimsesiz
Baharı özleyen şu kış gönlüme
Gülleriyle gelsin saçsın önüme
Toz pembe hayatı versin ömrüme
Yapayalnızım ve de hiç kimsesiz
Engin NAMLI 23:37 05.06.2007
--------------------------------------------------------------------------------
Bombalar Yağar
dünyanın ağaları savaş çığlığıyla toplanır
emirle yürür tanklar,uçar füzeler mavi yolda
bombaların hangi başı yaracağı hesaplanır
dağlar, taşlar, yollar figüran insanlar hep başrolde
yaldızlı semadan yağmur yerine bombalar yağar
boynu bükük,suçsuz, günahsız insanların üstüne
göğe atılan zehirli gazı yer çekimi sağar
tebessümü bitmemiş,emzikli canların üstüne
Yüce Allah'a yalvarışlar bitmez kalbin dilinde
dua ile ahın narası göğü sallar o günde
istiklal in özlemi yanar her neferin kalbinde
yare verilen gül gibi, tüfeği tutar elinde
çocuklar misket sanar kan akıtan o mermileri
bilmezler ki öldürmüştür babaları, emmileri
her savaş sonunda kazanandır,onların hamileri
karada yüzer, deryasına küsmüş hayat gemileri
şunun bunun ordusu hep yakar, yıkar, ezer, geçer
çarpışan ölür, güçsüz esir olur,onursuz kaçar
galip gelen tankın avlusuna bayrağını açar
kimileri zafer gölünden kanlı şerbeti içer
engin namlı 23:09 14.04.2003
--------------------------------------------------------------------------------
Böyle Bilmeli
Kalbin ufkundan doğarsa mutluluk
Dökülür gözden sevinç oluk oluk
Başlayacaktır en güzel yolculuk
Tüm dünya bunu hep böyle bilmeli
Nereye gitsen seninle olacak
Ummadığın an karşına çıkacak
Gördükçe gözün senden kaçmayacak
Tüm dünya bunu hep böyle bilmeli
Tüm zamanları durduracak olan
Bu sevgiyi tatmış olacak inan
Hoşnut kalacaktır ömrünce hazdan
Tüm dünya bunu hep böyle bilmeli
10:08 20.03.2004
--------------------------------------------------------------------------------
Bu gün Bayram
Bu gün bayram asılmasın çehreler
Bir gün de olsa gülecek yüzümüz
Dua ile aranacak çareler
Bir gün de olsa gülecek yüzümüz
Vahdet pınarlarına dolacağız
Aktıkça bir bahtiyar olacağız
Kandığımız an meşke dalacağız
Bir gün de olsa gülecek yüzümüz
Hatırları soracak bir tutam gül
Katıla katıla coşacak gönül
Bu gün barışmak; en güzel ödül
Bir gün de olsa gülecek yüzümüz
Asık simalarda açacak güller
Suskun kalplerde çözülecek diller
Tokalaşacak bu gün küskün eller
Bir gün de olsa gülecek yüzümüz
Adım adım izler bizi melekler
Yerden göğe erişir tüm yürekler
Bugün bir bambaşka olur dilekler
Bir gün de olsa gülecek yüzümüz
Mevlaya yönelmek düşer her ferde
Bunu bilenler yıkılmaz hiç derde
Abdest alıp saf tuttuğumuz yerde
Bir gün de olsa gülecek yüzümüz
--------------------------------------------------------------------------------
Canım Azdavay'ım
Tarihin derinliğinde bir yerleşim yeri
Kan dökenlerin, savaşanların alın teri
Başımızın tacıdır hep ta öteden beri
Gönlümüzün efendisi canım Azdavay'ım
Kadınlarımızın başında rengarenk fesi
Baştan aşağı göz kamaştırır elbisesi
Giyimde kuşamda bende varım ifadesi
Süsümüzün efendisi canım Azdavay'ım
Tarlalarda, bağlarda alınterin, emeğin
Damaklarda izlidir hep ıslama ekmeğin
Tadı ile kokusu başkadır kül çöreğin
Aşımızın efendisi canım Azdavay'ım
Bütün çevresi elvan çiçekleriyle dolmuş
Yemyeşil doğa sanki tümüyle esir almış
Tüm canlara yıllarca hazansız bahar olmuş
Gülümüzün efendisi canım Azdavay'ım
Ta atasından beri söyler hep güzel sözü
Tatlı şivesi yürektendir değişmez özü
Kalbi temizdir.Harama dönüp bakmaz gözü
Özümüzün efendisi canım Azdavay'ım
Mütevazi bir yaşamı seçmiş dünyasına
Haram koymamış hiç, ekmeğinin mayasına
Sınır çizmemiş, buyurmuş gönül sahasına
Sevgimizin efendisi canım Azdavay'ım
Oyunlar içinde çiftetelli bir başkadır
Duygularda çırpınan kanatlar hep aşkadır
Vahdet pınarlarına akan aşk bambaşkadır
Sazımızın efendisi canım Azdavay'ım
Şaka, sohbet koyudur, eğlencenin renginde
Kuşaktan kuşağa değişmemiş, ahenginde
Genç, ihtiyar halay çeker, aranmaz denginde
Sözümüzün efendisi canım Azdavay'ım
Toprağı değerli madenler ile yüklüdür
Çıkarılmaz ki bir şeyler bir şeye eklidir
Meçhul aleme kalan sırlar gibi saklıdır
Arzumuzun efendisi canım Azdavay'ım
Çağ eskitmiş medil, ilgarini mağarası
Ne ceylanlar görmüş akçasu, sula yaylası
Görkemli kanyonu bir tabiat harikası
Doğamızın efendisi canım Azdavay'ım
Engin NAMLI 22:22 21.12.2002
--------------------------------------------------------------------------------
Ceketten Gömleğe
Elinde tığ nakış nakış çizgiler
İle desen desen çıkar örgüler
Elvan elvan renkle bir bir sergiler
Ülkemin hamarat elli kızları
Dantelinden tüle,perdeden pike
Ceketten gömleğe dikilen yaka
Mevsim mevsim moda her çeşit marka
Beden doldurur hem kış hem yazları
İnsanı süslemiş her bir elbise
Ayrılmaz ikili olmuş herkese
Kuşaktan kuşağa her gün eskise
Yine de terk etmez bir an bizleri
19:25 28.12.2003
--------------------------------------------------------------------------------
Çarkların Dişinde
Ezelden ebede köprümüz yaşam
Her tür nesnesinde gizem,ihtişam
Yürürüz üstünde her sabah akşam
Çarkların dişinde bir meşgaleyiz
Alından emek ter akıtır durur
Kul kısmetine ne varsa doldurur
Nimeti peşinde koşan kavuşur
Çarkların dişinde bir meşgaleyiz
Uçuşan kuşlara benziyoruz biz
Daldan dala konar hedeflerimiz
Gülde dikende bir bir nasibimiz
Çarkların dişinde bir meşgaleyiz
Zora karşı Hakk'tan sabır dileriz
Yalvarır yakarır hayır dileriz
Binbir zahmete bir ömür veririz
Çarkların dişinde bir meşgaleyiz
Anca beraberiz kanca beraber
Varınca menzile ortaktır karar
Yılmaz yıkılmayız olsak tarumar
Çarkların dişinde bir meşgaleyiz
ENGİN NAMLI 23:27 25.07.2006
--------------------------------------------------------------------------------
Çekemeyenler
Nerden nereye geldik ey sevdiğim
Bir dert, seninle yanyana geldiğim
Merhabasına yeminler ettiğim
Çekemeyenler her gün kalp kırıyor
Her an peşimden gelir, sanki korkum
Bir kaçak gibi senden kaçıyorum
Bilmezsin içler acısı durumum
Her gün hasretin bir derde sürüyor
Sensiz çıkarken sevda yokuşunu:
Duyarım bana ağıt yakışını
Yakalarken bir mahzun bakışını
Nemli gözlerin hep ele veriyor
Meçhulden getir beni gönül atım
Yoruldum artık kalmadı takatım
Baharında gül gibiydi bu bahtım
Şimdi yaz görmez, hazana eriyor
Göz göre göre çekilen bir kahrın;
Neşesi gelmez ne bu gün ne yarın.
Her sabah akşam çöküyor efkârın
Yokluğun her gün kalbimi yoruyor
Artık mazide kalan hasretinle:
Rüyalara eş yaşamak seninle.
Her gün içime vuran eleminle,
Gamlı yüreğim sevinci arıyor
Engin NAMLI 17:52 11.09.2004
--------------------------------------------------------------------------------
Çıkma Bensiz Gün Yüzüne
Gerçek seven sensen eğer
Görmesin yar hiç kimseler
Korkum,sana nazar değer
Çıkma bensiz gün yüzüne
Sensiz aşkı kim dilensin
Şu gönlümü bir bilensin
Her an merak edilensin
Çıkma bensiz gün yüzüne
Serden yere hep bakarlar
Duruşuna ad takarlar
Seni üzer laf atarlar
Çıkma bensiz gün yüzüne
Kalbim dışa duysa da kin
Elde gezer adın lakin
Dikkat et sen elden çekin
Çıkma bensiz gün yüzüne
Sanma benim safsatamdır
Kulu bozan kem ortamdır
Sonra dersin bu hatamdır
Çıkma bensiz gün yüzüne
ENGİN NAMLI 10:53 29.01.2005
--------------------------------------------------------------------------------
Çocukluğun Aşkıydı
Camdan cama göz göze bakıştık yıllar yılı
Ayrı kaldığımız günler parmakla sayılı
Çocukluğun aşkıydı belki de bizimkisi
Öyle güzeldi öyle haz doluydu sevgisi
Şu koskoca alem bizlere cennetti sanki
Üstümüze dünyalar yıkılsa duymazsınki
Ne elem ne gam ne buhran kimin umurunda
Aşk için zorluğa boyun eğilmek zorunda
Tılsımlı yaşama adapte olunur iken
İnsanı bambaşka yapan ne gülmüş ne diken
Sevgiler duyguları yayardı dalga dalga
Aşkla yola gelirdi ihtiras kin ve kavga
Mutlak mutluluğa ulaşmaktı bir tek sebep
Hakk'ça yaşantıyı arzuladık yıllarca hep
Neyseki güzel yolculuk mutlu sonla bitti
Kalpler aşk kervanıyla en son vuslata gitti
Engin NAMLI 22:56 01.08.2007
--------------------------------------------------------------------------------
Çok mu Zor
Kaç defa söyledim kendin ol diye
Duyduğun her sözü çektin sineye
Kılı kırk yardın hep aşktan sevgiye
Çok mu zor geliyor beni anlamak
Nedeni nedir ki bunca cefanın
Giderim gönlünden yoksa inancın
Benliğim aşikar okusun kalbin
Çok mu zor geliyor beni anlamak
Aklına gelirse aradığın var
Ayırdığın zaman bu kadar mı dar
Ne güle ne bana bir gün baktın yar
Çok mu zor geliyor beni anlamak
Bana biraz daha sabret mi dersin
Ya bir bahtiyar ya deli edersin
Bedelini ya ben ya sen ödersin
Çok mu zor geliyor beni anlamak
ENGİN NAMLI 05.02.2005 14:15
--------------------------------------------------------------------------------
Dağlar
Ufukları yırtan ey sıra dağlar
Heybetinden korkup yılan var mıdır
Üstünden her sabah bir güneş doğar
Tependen seyrine dalan var mıdır
İhtişamla durur her bir ağacın
Semaya uzanır meşen,ardıcın
Çiçeklerle süslü düzün,yamacın
Gülünden haberi olan var mıdır
Başında beredir masmavi sema
Sende nefes bulur aldığım hava
Resminle renklenir şu koca dünya
Senin kıymetini bilen var mıdır
18:57 21.12.2003
--------------------------------------------------------------------------------
Daha Neyi Bekliyorsun
Daha neyi bekliyorsun çık ta gel
Ayrılığı tattırmak mı amacın
Kim senin önüne koyuyor engel
Yüreğinden attırmak mı amacın
Zaten özlettin kendini aylardır
İnan gönlüme bir asır kadardır
Yüzünü ne gören ne bilen vardır
Kendini unutturmak mı amacın
Gönlümce sevgimin senden umarı
Sana bağlı hayatın,can damarı
Kesersen felek indirir şamarı
Yaramı kanattırmak mı amacın
Boş vermelere borçlandım neşemi
Bilmez miyim kötüye gidişimi
Yoksa düşürceğin yer baş köşemi
Kafamı oynattırmak mı amacın
ENGİN NAMLI 22:22 25.06.2007
--------------------------------------------------------------------------------
Daha Sana Ne Diyeyim
Saç telinden yere kadar
Sen bir başka güzelsin yar
Bal damlayan bir dilin var
Daha sana ne diyeyim
Şu gönlümde filizlenen
Aşk dalımda çiçeklenen
Açılan bir goncasın sen
Daha sana ne diyeyim
Bir an ayrı kalsam senden
Yollarıma düşer gölgen
Hem hayalim, hem düşüm sen
Daha sana ne diyeyim
Yufka yürek sende gizli
Lütfederken sizli bizli
Tane tane açık sözlü
Daha sana ne diyeyim
Bir dünya ki,fethetmişim
Taht'a seni taç etmişim
Ardın sıra ben gitmişim
Daha sana ne diyeyim
23:12 08.12.2004
ENGİN NAMLI
--------------------------------------------------------------------------------
Dalganı Geç Sen
Bir göz süzüp gectin önümden Gülnaz
Ölürmüsün bir gün de etmesen naz
Soğuk duş etkisi gibi huyların
Bir gün güneşli havan bir gün ayaz
Ya gir gönlüme ya da bir karar ver
Bıktırırsan gönlüm birini sever
Kalbimi yormanın faydası kime
Pişman olursun her şey boşa gider
Rüzgar gibi esip dalganı geç sen
Kaprisin de sonu var nazı seç sen
Güvenme ellere güvenme sakın
Doğruyu,yanlışı öğren er geç sen
Şunu bil ki deryada damlayız biz
Nasıl olsa taşır hayat gemimiz
İkimize düşen bir karar vermek
Ya hicranı ya aşkı seçmeliyiz
Engin NAMLI 15:27 19.04.2007
--------------------------------------------------------------------------------
Değişik Gözlerin
Ey! Çatlatılan aynaların kızı
Baktın da söndü, semanın yıldızı
Simin,ziynetin karardı yaldızı
Öyle güzel ki değişik gözlerin
Ne elaya ne maviye benziyor
Bin türlü rengin içinde yüzüyor
Dünya bir olmuş simanda geziyor
Öyle güzel ki değişik gözlerin
Işıl ışıldan daha da berraksın
Sen varken güneş,ay ne diye çıksın
Yaşı eskiten zamana ışıksın
Öyle güzel ki değişik gözlerin
Ne diyeyim ki güzel gözlerine...
Pürnurlar fer fer yağsın özlerine,
Kirpiklerin tel tel filizlerine.
Öyle güzel ki değişik gözlerin
Engin NAMLI 01:06 22.11.2006
--------------------------------------------------------------------------------
Denenmiş Çareler
Hayat ne kadar zor ne kadar tuhaf
Hem zamanlara gebe hem de taraf
Yazsa tarifi gezsem sahaf sahaf
İlaç olmuyor denenmiş çareler
Ha babam çalış hababam hareket
Dur durak nerde aranır bereket
Lakin insanda olmazsa maharet
İlaç olmuyor denenmiş çareler
Emeğe gönül vermedin,mide aç
Kırılgan yapı esnemeye muhtaç
Bitmeden deniz açıl kulaç kulaç
İlaç olmuyor denenmiş çareler
Kör ufukları aydınlatan gerçek
Bir yıldız olup parlamaktır tek tek
Bunun için aşk gerek sevgi gerek
İlaç olmuyor denenmiş çareler
Engin NAMLI 22:30 13.11.2007
--------------------------------------------------------------------------------
Dost Kalalım
Sana aracısız gelmek,düşüncem
Gel dostluğun kıymetini bilelim
Olup bitenleri silmek düşüncem
Gel dostlukla bir araya gelelim
Bir neden yokken yıllarca kırgındık
Ellerce iki düşman gibi tanındık
Uzaktan uzağa her gün yakındık
Gel sevinçli kullar gibi gülelim
Kadirşinas dostumdu diye diye
Her gün anlattım kalbimdeki elçiye
Ölmeden görmekti seni tek gaye
Gel kırdıysam seni gönül alalım
Düşte; kapına bacana tünedim
Kaç kez içeri girmeyi denedim
Senden yüz bulmadı kabul senedim
Gel yeniden eski bir ahbap olalım
Kaç kez dedi gönlüm kapısına düş
O kovdukça bakışlarına üşüş
Her nedeni tek tek baş başa görüş
Gel geçmişe sünger çekip silelim
Yanlışlar varsa telafisi mümkün
Doğrulara kim olmadı ki düşkün
Düşman olamaz iki dost topyekün
Gel barışıp dünyaya nam salalım
Ya oyuna geldik ya da yanıldık
Aramızda hasımlık var sanıldık
N'oldu bize niye böyle anıldık
Gel eskisi gibi bir dost kalalım
Yalan da olsa mahrumuz selamdan
Kim ne vefa görmüş gamdan elemden
Zaman dar gideceğiz bu alemden
Gel neyse suçum söylede bilelim
Hayat derdiyle uğraşıyor zaten
Hiç görülmüş mü çekilmeden biten
Tek tük kalmış burda bacası tüten
Gel duman duman havaya dolalım
Şu yaşlanan zamanda kim genç kalmış
Günbegün insan dünü arar olmuş
Kuluz,ölüme belki ramak kalmış
Gel öleceksek beraber ölelim
Engin NAMLI 15:19 24.11.2007
--------------------------------------------------------------------------------
Dostça Yaşayamaz mıyız?
Bu dünya niye dar geliyor kardeş
Birlikte dostça yaşayamaz mıyız?
Hepimizdeki aşk değilmiydi özdeş
Birlikte dostça yaşayamaz mıyız
Zaman bu kadar niye acımasız
Eller açılmaz dilimiz duasız
Neye kırgınız kimlere ahımız
Birlikte dostça yaşayamaz mıyız?
Nemiz vardı da neyi kaybettik biz
Gama neşeye ortaktık hepimiz
Şimdi ne oldu ne bizim derdimiz
Birlikte dostça yaşayamaz mıyız?
O dervişlerin ermişlerin yolu
Bizdeydi ufka açılan her kolu
Şimdi yönümüz bilmez sağı solu
Birlikte dostça yaşayamaz mıyız?
Her köşede kambur yüzler arıyoruz
Baştan aşağı tek tek tarıyoruz
Kendimizi mi hep saf sanıyoruz
Birlikte dostça yaşayamaz mıyız?
15:30 11.01.2004
--------------------------------------------------------------------------------
Dön Eski Haline
Artık seninle anlaşamıyoruz
Bir anı bile paylaşamıyoruz
Sanki bu ömrü bir yaşamıyoruz
Ne olur gönlüm dön eski haline
Sen söz verenken ben amade sözcü
Hissinle doğan her şey bana öncü
Kimi diriltken kimi öldürücü
Ne olur gönlüm dön eski haline
İçimden çıksan beni bırakıp ta
Dönüp te bulsan bir başka kalıpta
Belki anlarsın resmime bakıpta
Ne olur gönlüm dön eski haline
Keşkeler fayda etmez; hatalara
Ve de gerçeği yok safsatalara
Girmeyecektik hiç şamatalara
Ne olur gönlüm dön eski haline
Cananım isen canevim içinde
O zaman biriz her derdin göçünde
Ne işimiz var nedende niçinde
Ne olur gönlüm dön eski haline
ENGİN NAMLI 13:56 07.03.2006
www.antoloji.com/engin_namli
msn:enginnamli@hotmail.com
--------------------------------------------------------------------------------
Duygularla Bağlandık
Bir sempati ile başladı aşkımız
Duygularla bağlandık birbirimize
Karşılıksız yürekten sevdik ikimiz
Sevgilerle bağlandık birbirimize
Kanatlandık göklere uçarcasına
Yoktu hazzımıza bir engel olacak
Bambaşka bir diyara göçercesine
Yoktu önümüze bir engel koyacak
İki göz arasına salıncak kurduk
Allayıp ta pulladık ellerimizle
Özlem giderir gibi yüz yüze durduk
Aşkımızı salladık ellerimizle
İki siyah iki kumral hilal kaşın
Bakışını ekledik kirpikleriyle
Alın alına dokunmuş iki başın
Saçlarını ekledik ilmikleriyle
Çıktık bulutların fevkine el ele
Sevda zirvesinin tek sahibi bizdik
İki ağızla selam verdik geceye
Yıldızını derleyip göklere dizdik
Engin NAMLI 23:28 20.10.2004
--------------------------------------------------------------------------------
Dünya Buymuş
Taş yığınlarında güya hayat yaşanırmış
Bazen komşu komşunun kapısını çalmazmış
Kibrin muhabbeti kovduğu o mekanlarda
Kimseler kimselerden selam bile almazmış
Ulvi duygunun sırrını şimdi anlıyorum
Kimlerin yüreğinde sefalar sürdüğünü
Sabrın aziz olduğunu şimdi anlıyorum
Kimlerin yüreğinin murada erdiğini
Gelenin gideni arattığı dünya buymuş
Eğrilerin doğrularla bir farkı kalmamış
Paranın onuru yok sattığı dünya buymuş
İnsafsızlığın sınırları hiç çizilmemiş
Benimle doğan insanlara alışamadım
Ben eskimeden eskileri hep özler oldum
Yalan dünyada kalanlara alışamadım
Şu geç yaşımda kara toprağı gözler oldum
23:57 08.01.2003
--------------------------------------------------------------------------------
Elinden Tutasım Geldi
Düğün halayında gördüğüm güzel
Takmış yakıştırmış her şeyi özel
Ritim tutturamaz melodi,gazel
Ayağına güller atasım geldi
Yalnız bir köşede avare kulken
Beni hoş ettin ey inciler döken
Yok benzerin böyle kendine çeken
Gönlümü halaya katasım geldi
Herkesin içinde bir özge renkce
Giyim kuşamı pul pul ince ince
Bambaşka görüyor insan sevince
Gözlerin içine batasım geldi
Al fesi saçında bir başka durur
Böyle güzel,ne taç ne şapka durur
Aşk ferman dinlemez sanki kudurur
Mecnunca yerlere yatasım geldi
Ne bitmez oyunmuş yıl gibi geldi
Bir an kalp atışım bağrımı deldi
Esti durdu bana sanki bir yeldi
O tatlı nazına çatasım geldi
Heyacanımı ölç gelde yanıma
Nabızlar arttıkça vurur kanıma
İster beni tanı ister tanıma
Seni yüreğime yutasım geldi
Engin NAMLI 01:06 02.12.2007
--------------------------------------------------------------------------------
Elveda Deme Bana
SAKIN DÜŞÜNMEDEN ELVEDA DEME BANA
Yeri yurdu kaybeder çıkarsın dağlara
Saatler sene olur beklersin yollarda
Matemle boğulursun kahır deryasında
Sakın düşünmeden elveda deme bana
Sabır taşına döner büsbütün bedenin
Resimlerimi tutamaz titrer ellerin
Gece gündüz ağlamaktan kurur gözlerin
Sakın düşünmeden elveda deme bana
Yaşadığımız her mutluluğu ararsın
Güne elemle yatar elemle kalkarsın
Gözün kimseyi görmez beni sayıklarsın
Sakın düşünmeden elveda deme bana
Ayrılık bir ateştir sarar tüm bedeni
Duygular alev olup yakar can evini
Gözündeki yaş söndüremez ateşini
Sakın düşünmeden elveda deme bana
--------------------------------------------------------------------------------
Emek Hırkası
Hayatım boyunca attığım adımlardan
Yumak yapıp emek hırkası öreceğim
Bir gün terli beden soğuyup üşüyünce
O hırkamı sıcacık her gün giyeceğim
Hayatım boyunca çektiğim çilelerden
Resimler yapıp duvarlara asacağım
Yaşlı gözlerle başköşemden seyrederken
Ya yetmiş, ya doksana ayak basacağım
Hayatım boyunca ağlatan insanlardan
Gönül mahkememde hep hesap soracağım
Çektiklerim kanıt olacak, öfkem yargıç
Sinemde, ışıksız odamda tutacağım
Hayatım boyunca güvendiğim dağlardan
Ateşim, külüm olanlarla yanacağım
Kor'un nihayetinde, katran olanlardan
Merhem olsun diye yaramı banacağım
--------------------------------------------------------------------------------
Emek Sarfettim
Emek sarfettim göz nurumu döktüm
Gene de hakkımı vermedi bir kul
Yalvardım yakardım boynumu büktüm
Gene de hakkımı vermedi bir kul
Yıllarca yedide işbaşı yaptım
Herkesten önce her işi ben kaptım
Hala geçerliyken akitli zaptım
Gene de hakkımı vermedi bir kul
Emeğin yaşama verdiği hakkı
Çiğnenirken,nasıl bulmuyor yankı
Durmadan dönerken dişlerin çarkı
Gene de hakkımı vermedi bir kul
Hayat yoksullukla dünden ahbaplı
Çile çektirirken zaten hesaplı
Cüzdanı kabarık deriden kaplı
Gene de hakkımı vermedi bir kul
Gülen ağlatırken ediyor zulmet
Böyle gitmez kopar bir gün kıyamet
Kasada paralar hep demet demet
Gene de hakkımı vermedi bir kul
Canım sıkılıyor içim yanıyor
Kimseler bilmiyor hasta sanıyor
İşime aşkımı herkes tanıyor
Gene de hakkımı vermedi bir kul
Yasal hakkımla her yolu denedim
Zaten elimde de yok tu senedim
Kapısına kuşlar gibi tünedim
Gene de hakkımı vermedi bir kul
Engin NAMLI 23:24 30.11.2007
--------------------------------------------------------------------------------
Emin İnsanlar
Yabancılaşan sevgiler
İnsanı özünden etmiş
En güzel körpe duygular
Daha tadılmadan bitmiş
Gizli aşikar kalmamış
Çizili sınır aşılmış
Yanlışa kucak açılmış
İnsan doğru insan değil
Sonsuz sayılmış şu dünya
Oysa bir uykuluk rüya
Aldanılmış bu sevdaya
Gaflet sarmış insanları
Hangi emanet ehlinde
Yarı yolda yad elinde
Emin insanlar içinde
Kala kala kaçı kalmış
--------------------------------------------------------------------------------
En Nadidesi Gül
Bağımdaki çiçeklerin en nadidesi gül
Nasıl sevilmez nasıl tutulmaz sana gönül
Buram buram koklan da avuçlarıma dökül
Nasıl sevilmez nasıl tutulmaz sana gönül
Öyle mümtaz öyle müstesna bir yerin var ki
Seni dünyamızdan söküp atmak öyle zor ki
Ulvi varlığın kalplerde o denli ağır ki
Nasıl sevilmez nasıl tutulmaz sana gönül
Renk,koku,şekil,bağda başka sende bir başka
Sevgi kokulu armağanısın nice aşka
Bütün nesneler senin gibi olsalar keşke
Nasıl sevilmez nasıl tutulmaz sana gönül
Açtığın her yerde süsün ile aşikarsın
Yerden göklere kadar misler gibi kokarsın
Aşk tutan gönüllerle her dem her yerde varsın
Nasıl sevilmez nasıl tutulmaz sana gönül
Engin NAMLI 23:23 23.05.2007
--------------------------------------------------------------------------------
Ey Gönül
Bu gün ne kadar durgunsun ey gönül
Gün akşam etti güneş uğurluyor
O tatlı hazza takılıp kalalı
Gözlerin hala bir düş ağırlıyor
Sırra kadem mi bastın bugün böyle
Aşk mıdır seni düşüren bu hale
Yaşanmış nice aşklar dursun şöyle
Gözlerin hala bir düş ağırlıyor
Asırlık bir taş misali ağırsın
Evveli duyan,şimdiye sağırsın
Yana yakıla kim nasıl çağırsın
Gözlerin hala bir düş ağırlıyor
Boy pos çakılmış durduğun o yere
Derman ummuştur kimbilir kaç kere
Yorulmuşsa da göğüs gere gere
Gözlerin hala bir düş ağırlıyor
22:48 17.02.2004
--------------------------------------------------------------------------------
Ey Koca Seyit
Çanakkale zaferi,taçlandı senin ile
Yiğitlik destanını yazdın Ey Koca Seyit
Üç katın top mermiyi indirerek menzile
Zaferi gönüllere kazdın Ey Koca Seyit
Tarihte görülmüş mü diyerek böyle yiğit
Seninle gurur duydu Kars Çanakkale Girit
O kadar arzulayıp, olamasan da şehit
Bütün milis güçleri ezdin Ey Koca Seyit
Kilitbahir'de,elden gittiyse de tabyalar
Aslına rücu etti tüm hayaller rüyalar
Zafer coşkusu ile senin oldu dünyalar
Gönüllerde doyulmaz hazdın Ey Koca Seyit
Kaderidir; ille de ülkem diyen her Türkün
Vatanından başka bir şeye olmazmış düşkün
Şu yalan alemde ne malın oldu ne mülkün
Yarı aç yarı tokça gezdin Ey Koca Seyit
İade buyurduğun madalyalar,ihyalar
Hiç görmediğin kadar toz pembeli hülyalar
Seni bekliyordu hep büyük küçük dünyalar
Zafer gölgeler diye sezdin Ey Koca Seyit
ENGİN NAMLI 12/02/2008 22:13
--------------------------------------------------------------------------------
Geçen Güldün Ya
Şu gönül çehreme geçen güldün ya
Bana gerçek oldu şu yalan dünya.
Son kalan demde bir dünya gördüm ya
Artık ölsem de gam yemem güzelim
Göz göze geldikte gözler tanıştı
Selvi boyumuzla gökler yarıştı
Güneş bize iki,ay bir karıştı
Artık ölsem de gam yemem güzelim
Kanımca aşka tüm zamanlar darken
Göründü ufuktan bir beyaz yelken.
Bulamaz yönünü kimseler derken.
Artık ölsem de gam yemem güzelim
O gün bu gündür ne varsa dünyamda
Yeniden yazıldı gönül sayfamda
Neşem de yerine geldi sefam da
Artık ölsem de gam yemem güzelim
En büyük saltanat aşka konmakmış
O aşkın içinde Hakk'ı anmakmış
Ezelden ebede her an yanmakmış
Artık ölsem de gam yemem güzelim
ENGİN NAMLI 16:31 27.03.2006
--------------------------------------------------------------------------------
Gel Yaşayalım
Davetim sana gönül beni kırma
Aşk trenime gel,bu kez kaçırma
Seven kalbimi sevdandan ayırma
Gel yaşayalım bu ömrü birlikte
Saklar dururum aşkını sinemde
İlk sevincimde sensin ilk derdimde
Yer açtım sana gönül dairemde
Gel yaşayalım bu ömrü birlikte
Yaşatan nefes terk edinceye dek
Hayatımızla,aşk bitinceye dek
Tüm zorluklara gögsümüz gererek
Gel yaşayalım bu ömrü birlikte
engin namlı 12:43 20.06.2004
--------------------------------------------------------------------------------
Gelip Bir Baksan
Hasreti boğan hıçkırıklı sese
Bir meltem olup gelsen ese ese
Özlem duyduğum şu bitmez hevese
Gelip bir baksan,ne haldeyim diye
Senden uzakta dertlerle yaşarken;
Çırpınır dilim sana haykırırken.
Ak mendilime yaşlar dökülürken
Gelip bir baksan,ne haldeyim diye
Acıya yürek dayanmıyor böyle
Dinmez ağrısı nasıl geçer söyle
Olmuyor gülüm sabret sen demeyle
Gelip bir baksan,ne haldeyim diye
Bir gün bu hasret bitecek nasılsa
Hak'ka inancım ne kadar asıl'sa.
Geçmek bilmeyen her günüm bir yılsa
Gelip bir baksan,ne haldeyim diye
ENGİN NAMLI 00:05 23.02.2005
--------------------------------------------------------------------------------
Geliyorum
Dağlar yol verip, varamadım yanına
Her adımda dikildi taşlar boyumca
Düşe kalka koşmak istedim ben sana
Mecalim kadar yol alabildim anca
Bekle beni gülüm sana geliyorum
Fersiz gözlerinde, çatık iki kaşın
Yıllarca terketmedi donuk bakışın
Rüyalarda bile dinmedi göz yaşın
Bekle beni gülüm sana geliyorum
Hüznünden bir meçhule saklanma sakın
Her an aklımdasın meraklanma sakın
Artık gelmez deyip ayaklanma sakın
Bekle beni gülüm sana geliyorum
Ellerine gözlerin kadar yakınım
Bunu belki de hissetemezsin canım
Herkesten farklıdır benim heyecanım
Bekle beni gülüm sana geliyorum
Engin NAMLI 13:21 28.08.2004
--------------------------------------------------------------------------------
Geliyorum İşte
Şükürler olsun bir müjde vereceğim
Gurbetten kalmadı artık çekeceğim
Seher yıldızıyla bekle sevdiceğim
Geliyorum işte yarın sabahleyin
Şimdiden sendeyim karşındayım sanki
Ezelden böyleyim hiç sabrım yok inan ki
Heyecanıma dur demek öyle zor ki
Geliyorum işte yarın sabahleyin
Gözlerinde damla yaş görmeyeceğim
Seni gülümseyen yüzle göreceğim.
Anlaştık değil mi mevsimsiz çiçeğim
Geliyorum işte yarın sabahleyin
Ümitlerin bende,eksiksiz tastamam
Nasıl sevinçliyim bilsen anlatamam
İçim kıpır kıpır kendimi tutamam
Geliyorum işte yarın sabahleyin
İlk ışık vurmadan uyansın gözlerin
Hasretten ayrılık var sevin yar sevin
Bunca yıldan sonra beni göreceksin
Geliyorum işte yarın sabahleyin
Engin NAMLI 22:49 02.12.2006
--------------------------------------------------------------------------------
Gelmedin Gülüm
Adın şarkılarda dinmedi bir gün
Yıllarca söyledim hep üzgün üzgün
Aşkımız mahpustu sevgimiz sürgün
Bir an görülmedi bir gün güldüğüm
Başımda yolmadık tek saç kalmadı
Zarflara pulladım gene olmadı
Mektup attım hiç bir adres almadı
Çaresiz kırıldı kalemim,gönlüm
Sen yokken yitirdim bütün varımı
Kimseler çekmedi bir gün kahrımı
Kaç kez sınadı da hicran sabrımı
Nelere niyetli nelerden döndüm
Kapanık içime koskoca sırdım
Ellerde kafamı bin kere kırdım
Seni kaç hayale düşe çağırdım
Bekledim bekledim gelmedin gülüm
İçlice başlayan her ince sızı
İğneledi durdu,inmedi hızı
Halden anlamadı hasretin kızı!
Demek ki çok yaşa dediği; Ölüm.
Yolcu yabancıydı hep yol tanıdık
Gelip geçeniyle başbaşa kaldık
Bir gün sitem ettik bir gün ağladık
Seni beklemekle geçti şu ömrüm
ENGİN NAMLI 00:10 15.12.2006
--------------------------------------------------------------------------------
Gelmeyeceğim
Yolcu olduğumu bilirken meçhule
Beyhude sabrettin gülüm bile bile
Bak hasretim yüzünden düştün ne hale
Bekleme beni sana gelmeyeceğim
Bir medet umdumsa vefasız hayattan
Karşılığı hüsran oldu eşten dosttan
Zerre fayda yok sana olan umuttan
Bekleme beni sana gelmeyeceğim
Ağarmaz diyarda biçareyim gülüm
Ne dermanım var gelmeye ne de gönlüm
Sen beni görmeden yakalasın ölüm
Bekleme beni sana gelmeyeceğim
15:24 25.11.2003
--------------------------------------------------------------------------------
Gelmeyen Sevgili
Sırra kadem bastın, öyle üzgünüm
Öyle huzursuzum,dünden ölgünüm
Üstüne gelinmez halde her günüm
Gelmeyen sevgili nerdesin şimdi
Söyle başına bir haller mi geldi
Tuz bastım sineme kalmadı tadım
Acınla inleyip durdu feryadım
Gönül aklına hiç gelmez mi adım
Gelmeyen sevgili nerdesin şimdi
Sevgimin içine yükledin derdi
Bu nasıl iş Yarab dönmeyi bilmez
Yollar mı yönler mi değişti gelmez
O gün bu gündür hiç yüzüm de gülmez
Gelmeyen sevgili nerdesin şimdi'
Büsbütün kederler kalbime indi
Görünmez güneşe bir yer mi buldun
Zindana kapanık mahkum mu oldun
Bir köhne kenarda ıssız mı kaldın
Gelmeyen sevgili nerdesin şimdi
Söylesen gönlüne gelmez mi kendi
Canlıdan cansıza geçmedi hükmüm
Karıncadan kuşa içimi döktüm
Nasıl dayanır bu can iki büklüm
Gelmeyen sevgili nerdesin şimdi
Hoyrat gidişine kimler yol verdi
Serhatlarda nöbet tutana sordum
Her gün nöbetlere sanki ben durdum
Ümitli gözlerle pusular kurdum
Gelmeyen sevgili nerdesin şimdi
Seni benden alan sitemin neydi
Otantik sevdamda yalan mı gördün
Desem de, aşkımla aşkla yürürdün
Benim yüreğimde sen bir ömürdün
Gelmeyen sevgili nerdesin şimdi
Ayrılan hangi kul murada erdi
ENGİN NAMLI 03:09 13.10.2007
--------------------------------------------------------------------------------
Gelmez miyim Yar
Sevdiğini duydum,elin dilinde
Sevinçten uçar kim olsa yerimde
Yeter ki kalbime sevgilerle gel de
Sen çağırırsın da ben gelmez miyim
Hiç gönül vermiyor diye kızma sen
Durgunluğum aşkı bilmediğimden
Belki de endamın kaçtı gözümden
Sen çağırırsın da ben gelmez miyim
Yıllar yıılı aşksız yaşamış iken
Bir yudum sevgiye susamış iken
Sen oldun gönlüme ümitler eken
Sen çağırırsın da ben gelmez miyim
Gönülden davete gelmem diyemem
Gittiğimde senden geri dönemem
Seni bensizliğe hiç terk edemem
Sen çağırırsın da ben gelmez miyim
Engin NAMLI 13:30 02.10.2004
--------------------------------------------------------------------------------
Giden Gittiği Gün
Canevimde öyle bir acı varki
Kahrına dayanmak o kadar zor ki
Ağlasam sızlasam kimim duyarki
Bir dost arıyorum ben hep yanımda
Sinemde dolaşan hüznün hayali
Yüreğime çöker kâbus misali
Beni bitirecek yalnızlık hali
Bir dost arıyorum ben hep yanımda
Mahzun yüreciğim günlerdir yasta
Yerinden kalkılmaz bir garip hasta
Beni benden eden düştüğüm hata
Bir dost arıyorum ben hep yanımda
Bir ben miydim aşkı sevdası biten
Dövünen gönülmüş ahı öğreten
Giden gittiği gün yıkıldım zaten
Bir dost arıyorum ben hep yanımda
ENGİN NAMLI 23:29 10.01.2005
--------------------------------------------------------------------------------
Gidiyorum
ceketimi attım sırtıma
gidiyorum dostlar buralardan
dönüp te bakmadan ardıma
gidiyorum dostlar buralardan
her yanımda ezilmişlik
ufkuma doğru yürüyorum
beni kahreden yıkılmışlık
onuda yanımda götürüyorum
biçare, mahzun yüreğimi
hazin duygularım dişlerken
temiz zamana kaçıyorum
geçitleri, ayaklarım işlerken
yokuşlara bir bir çıkarken
akan sulara bent oluyorum
habire bana doğru akarken
kendimi akıntıda buluyorum
mazime güle güle deyip
gurup vakti uğurlamak istiyorum
sabır taşını bağrıma basıp
artık kendimi ağırlamak istiyorum
15:18 14.06.2003
--------------------------------------------------------------------------------
Gidiyorum İstanbul'a
Yağmurun yağışıyla gidiyorum ben İstanbul'a
Her giden yolcu gibi yükledim her şeyi bavula
Hayatın acımasızlığı düşer benimle yola
Bu gün ilk defa ayak basıyorum ben İstanbul'a
Ebedle ezelin kervanına kuruldum bir kere
İki elim bağlı götürür beni bekleyen yere
Zamanın tükettiği geçmişim ümit vere vere
Bu gün ilk defa ayak basıyorum ben İstanbul'a
İndiğimde bekleyecek mahşer misali; kalaba
Bana neleri,kimleri tanıştıracak acaba
Hangi bakışı sert olacaktır,hangi sözü kaba
Bu gün ilk defa ayak basıyorum ben İstanbul'a
Bir yabancı gibi dolaşacağım tüm caddelerde
Attığım titrek adımlarım sürünecek yerlerde
Düşe kalka yürürken kalacağım hep gerilerde
Bu gün ilk defa ayak basıyorum ben İstanbul'a
Engin NAMLI 13:09 18.04.2004
--------------------------------------------------------------------------------
Girdim Bir Aleme
Açıldı gökler bir gece yarısı
Düştü önüme sanki ay parçası
Ansızın doğdu fecrin parıltısı
Girdim bir aleme çıktım dünyamdan
Karşıma çıkan sanki nurdan melek;
Beni benden aldı gülümseyerek
Heyacanıma yoktu bir diyecek
Girdim bir aleme çıktım dünyamdan
Ben hiç görmedim böyle el böyle yüz
Beni benden aldı bir çift ela göz
Sim siyah saçları tel tel örgüsüz
Girdim bir aleme çıktım dünyamdan
Dalgalı saçı boşlukta yüzüyor;
Çözülmüş bağı lülesiz geziyor,
Düşen mehtabı telinden süzüyor,
Girdim bir aleme çıktım dünyamdan
ENGİN NAMLI 22:57 23.12.2004
--------------------------------------------------------------------------------
Gizemli Bir Sevda
Gizemli bir sevda sana duyduğum
Çözemedim yıllar asırı gördü
Mana
EnginNAMLI 21.03.2008 Saat: 13:28
Ortalama Puan: 0 Toplam Oy: 0