Şimdi sen çok uzaklardasın ,
Bilinmeyen kayalara demir atmış gibisin,
İpek atlas yelkenini indirip,çalım atmaktasın fırtınaya,
Son mektubun elimde,
Sana yazıp ta gönderemediğim.
Ve elimde sana salladığım beyaz mendilimle.
Ben hala senin dönüşünü beklemekteyim yalnızlar rıhtımında,
Gelişini kutlamak için kucağım doldurduğum ,
Beyaz mor karanfillerle yollardayım sahillerdeyim hep,
Ve ben üşüyorum bu hayatın ıssız kuytu köşelerinde her gün
Daha da büyüyen yalnızlığımla.
Henüz dün gitmiş gibisin hala elim havada ,
Dönüşünü beklemekteyim .
Kokusunu içime sindirdiğim gri kazağın omuzlarımda,
Ellerin gibi sarmalamakta beni , üşüdüğüm de verdiğin
Hatırlar mısın her Perşembe 1 saat gittiğimiz göl kıyısını,
Bizi bekleyen çiçekle donatılmış masayı
Göle düşen gölgelerin aksini .
Nasılda geçti zaman,habersiz katmer katmer gül gibi birikti yıllar
Günler haftalar aylar yıllar değil bir ömür bitti farkında olmadan.
Şahitti o göl kıyısındaki sazlıklardaki kuşlar ,
Sudaki bulutlar ve haftada bir gün bizim için süslenen o masa ve al güller
Saf ve temiz aşkımıza yıllarca.
Hikmet Metin Çavdar
25.03.2008
Anonymous 29.03.2008 Saat: 08:19
|
|