Kendin taşıyacaksın çarmıhını İsa
Alnında ter
Sırtında nasır
Meryem’in kasıkları ağrıyacak
Meryem susacak
En az benim kadar susayacak
Bu çarmıh senin İsa
Sarıl
Kolların martı ağırlığında
Gözlerin dev
Çivileri unutma.
Unutma İsa
Meryem çığlık atıyordu sana her baktığında
Ve sen ağlamadan
Ve sen nefes almaya başlamadan
Ve büyük harflerle konuştuğunda
Ve sen kutsandığında buğulu bir sabahta
Peder rahibenin memelerindeydi
Seni inkâr ettiler gün doğmadan
Kitapları değiştirdiler el çabukluğuyla
Kendin taşıyacaksın çarmıhını İsa
Sırtına saplanacak çivili zincirler
Matematikte artı değil bu
Birazdan acıyacak canın
Dişleri çıkmadan
Oysa tek bebektin ilk nefeste konuşan
Meryem ana sütünü toprağa sağacak
Gözyaşı damlarken samanlığa
Susacağız
Su-SAYACAĞIZ
Ölürken sen
Biz gün sayacağız
İSA
Bak yalnız kaldın
Süt dişlerin titriyor acıdan
Ben titriyorum kandan
Elimi versem sana
Yüreğine değer mi
Çivili alnına değdirsem dudaklarımı
İman ettim
Peygambersin
Ve ama ölmelisin merhamet adına
İsaaaaa
Sen gömülmeyeceksin
Orglar susarken kiliselerde
Benim halkım namaza duracak
Seninkiler hala pişmanlıkta
Ve papazlarınız hala utançta
Seni de ihanet mahvetti
Dikenli taç koydular başına İsa
İsa
Konuşan bebek
İman ettim peygambersin
Yehuda 30 gümüşe satacak seni
Ve asacak kendini
Sen ihanete kurban edileceksin
Şimdi Meryem kasıklarında ağrıyla
Yuhanna ya sarılıyor, İsa
Ben Meryem’e sarılıyorum suskuyla
Her anne kadar yanıyor içi
Ve her iç kadar alevli sesi
Sen ölmeden bulutlara gitmiştin oysa
İsa
Peygambersin
Ve ne yapsan ihaneti silemezsin
Ağla be İsa
Gömülmeyeceğini bilmelisin
Ve sen gitmelisin.