YAŞA VE YAŞLAN DOYA DOYA
YAŞA VE YAŞLAN DOYA DOYA
iş çıkışı bir akşam yorgunluğunda
yada iple çekilen bir cumartesi hoppalığında
beklerken veya beklenildiğini hissederken...
kalbinin ritimleri hızlanıyor,
damarlarında kolestrolsüz kanın debisi yükseliyor,
ve şakakların güzelliğini zorluyorsa,
yani metabolizmanda istenç dışı anaforlar oluşuyorsa,
ve de gözlerini, buğulu ışıltısı ele vermesin, diye
dikiyorsan yere,
ve fakat kanı çekilmiş dudaklarından
çehrene yayılan aydınlanmaya engel olamıyorsan,
yani kısacası sevdiğini hissediyorsan: yaşıyorsun...
ama daha da önemlisi;
elleriniz masanın üstünde
bahane beklerken dokunmak için birbirine,
o an baktığında gözlerinin içine
ve o kapıdan süzülüp de yüreğine
ağdığında sımsıcak, hissettirebiliyorsa :
2000 rakımda, kar yeni kalkmış, yaban menekşesine
rastladığında, moru tanıdık gelmişse...
bir göl kenarında
çam ağacının yapraklarını yalayan
yelin ıslığında ayırt edebiliyorsan
göremediğin bülbülün sesini...
ve hatta hiperktif Karadeniz’ i
izlerken köpük-köpük tarifsiz, aklın
Nemrut’ ta grup vaktinde kalabiliyorsa...
Malabadi Köprüsü’nde, kavuşamamış aşıklar için ASIM SES |