|
|
|
| Buraya Reklam vermek istermisiniz? |
|  |
Sessizliğin kalbine kelepçe vuran şiir,
Tiryakinin denize çektiği duman şiir.
Aynaların bakmaya çekindiği gözlere,
Bir mısranın uğruna kalbi kanayan şiir.
Mehtabın renklerini soluyan gözelere
Saat sarkaçlarında geceye kayan şiir.
Feda edip bir ömür, bir ömür hülyalara
Aralanan kapının ardına akan şiir.
Kuytu mağaralarda varlığını haykıran,
Betonarme evlerde hayattan korkan şiir.
Hayaller âlemine kara urganla bağlı,
Onulmaz arzulara yegâne derman şiir.
Dize gelmez maşukun kalbini efsunlayan,
Gümrük kapılarında mühürsüz ferman şiir.
Nefesle ellerini ısıtan çocuklara,
Ferhat’ını kaybetmiş güle ağlayan şiir.
Şirin’in hasretiyle dağları ateşleyen,
Dünyada sevgiliyle vuslata düşman şiir.
Bir lâlın fecir vakti çatlayan dudağında
Var oluşu yüzünden hapse atılan şiir.
Sadece anaların gülüşüne yabancı,
Yetim avuçlarında büyüyen giryan şiir.
Nevruzun narin kalbi dayanmaz o ateşe,
Şairlerin yerine firkate gir yan şiir.
Mahremliğini yalnız şairine gösteren,
Mekteplerde kalbine kurşun sıkılan şiir.
Yalnızlığın suçunu iliklerinde duyan,
Başı avuçlarında kılıç kuşanan şiir.
Kapının tokmağına gece vakti dokunan,
Kâbus duraklarında harfe soyunan şiir.
Gelmek için sadece yalnızlıkları seçen,
Şaire yalnızlığın hükmünü soran şiir.
..............................................
Mehmet Taştan 07.04.2008 Saat: 08:16
|
| |
| |
|
Ortalama Puan: 4.83 Toplam Oy: 6

|
|
|