Sözü şirin, özü acı bir hoyrat
Yükselir Irak'taki yakınlarımdan.
Bir murat istenir, muratta feryat
Kerkük, Musul, Erbil, can içre cânân
Canımın içinde hoyrat yarası.
“Od’a yandı
Men yandım o da yandı
Kalbime ataş düştü
İçinde yar da yandı
Su septim ataş sönsün
Septiğim su da yandı"
Hoyrat yarasının açıldığı gün
Zulümler başıboştu
Ve o zulümlere inat
Gün gibi aşikâr, gün gibi Türkçe
Tarih düşürmekteydi derin sözlü bir hoyrat
Mesajı apaydın, dimdik, erkekçe
“Men ezelden kebabam
Bir hanesi harabam
Aslım Türk, özüm Türkman
Ne Kürdem, ne Arabam”
Kaç efendi eskitti onlar?
Onlar Telafer'in sabıkalısı
Onlarda dinmeyen kuyruk acısı.
Ayakucumuzda beslenen yılandır onlar
Tarihler dolusu utanç
Sınırlarımızda kirli yığıntı
Merhametten maraz, içimizde sığıntı.
Çanak yalar, kuyruk sallar, sözlerinden dönerler.
"O yar gözün
Kim gördü o yar gözün
Aslan gücünden düşse
Karınca oyar gözün"
Hani bir milli misakımız vardı
Hani begler daim beg olurlardı
Hani eski begler dirilecekti
Gökbörü nerde, nerde Atabek
Ceylan balasını ağlatan ağlatana
Gözünün karası gitti gidecek
“Günahımdan
Huda geç günahımdan
Ürekten bir ah çektim
Tutuldu gün ahımdan”
Çirkin Amerikalı’nın koynunda en siyasi fahişe
Çözüme memur etmişler çözümsüzlüğü
Neylersiniz kol bilekten değil omuzdan kırık
Bizde güman yeri yok Ezgilerinizle yürekler buruk
Ve sözü şirin, özü acı
Tütün gibi bir hoyrat
Derdimizin sızım sızım ilacı.
“Aydır açar ağlama
Gündür geçer ağlama
Bu kapıyı bağlayan
Bir gün açar ağlama”
(Şair'in "Türk'e Baştan Başlamak" adlı kitabından)
cazim_gurbuz 09.04.2008 Saat: 08:11
|
|