Ruhani boyutlarda yükselir, inceden işlenmiş ölüm.
Orada iki levha vardır, kıyamete giden.
Seslendikçe, ihtiyar olur, yalnızlık.
Dumanlar, ateşin çözücüsüdür, oysa.
Susuzluk dünyasıyla aştım, umutların yağmurlarını.
Bir hayal kadar engindin.
Sığamadığım kadardı, seni kuran evrenler.
İsyana dönüştükçe, yıldız oldum kendimde.
Son sözler yoğunlaşıyor, gözlerini ararken.
Bir şehir, yokluğuna imza atıyor.
O şehir ki; göz yaşlarıma borçlu.
O yiğitlik ki, benim içimde dolaşan.
Uyandıkça karanlığım artıyor, şafakta.
Gün seni doğurmuyor.
Ve ben ıslatıyorum, sıvazlanan ruhumu.
Öteki dünyalara paralellik kuruyorum.
Bil ki, seni arıyorum.
Artık geniş bir çember oldu, sevda dikenleri.
İçim acıdıkça, sessizlik artıyor.
Yoğun bir arzuya düşüyorum, sanki.
Sanki geçmiş, seni baştan yaratıyor.
Bütün bunlar sevgilim.
Bir hatıradır, sana uzanan.
Hatta yeni bir gelecektir, ruhumu uyuşturan.
Bir türlü ayılamıyorum.
Hatta uyudukça;
Ölümü, sevgiye miras biliyorum.
kudret alkan 19.04.2008 Saat: 11:51
|
|