Ey sevgili ola ki, bir gün dönersen bu kahpe şehre ola ki yolun düşerse nice düşlerini çalan yaşadığım ve günler boyu yürüdüğüm caddelere bil ki bil ki ben artık yokum...
Ola ki hatırına gelirde ‘Eski bir yürek vardı buralarda, ne yapar, ne eder ne yer, ne içer diye düşünecek olursan, bil ki bil ki zamansız yolculuğa çıkıştır.
Ola ki, ola ki gözlerinde canlanırsa bu yorgun yürek, göğsümün sıcaklığı hala özlemler tutuşturursa gönlümde,o cılız,o titrek ellerimin varlığını görmek istersen bil ki hasretinle nice yangınlar yaşanmıştır.
Ola ki, ola ki oturduğumuz nice nice hayaller kurduğumuz aşikar sokağın dip duvarına yaslarsan sırtını bil ki o, taş duvarlarının yıkıntılarında kalmışımdır...Her zaman ki eskici bü-tün avazı çıktığınca haykırıyorsa o dar, o köhne, o viran sokağın başında eskiyen yıpranan ve yaşlanan, up uzun çürüyen bir düşe dalmışımdır.
Ola ki, ola ki gelirsen bu kahpe şehre, sorarsan, eski dostlardan beni her sorduğun kişiden hiçbir haber alamazsan nerede ve nasıl olduğuma dair bil ki, gittiğim diyarlarda nice viranlarda uyuya kalmışımdır.
Ola ki, ola ki geçmiş günlerin adına, iliklerimize dek çektiğimiz o çiçeğin kokusunu çekmek istersen eğer, bil ki o ağacın en kalın gövdesine hasretini yazmışımdır.Dağa taşa, gökteki uçan kuşlara sor, yokluğunda nasıl nasılda ağlamışımdır.
Ola ki, ola ki dönersen, döne bilirsen gelirsen, gelebilirsen bu kahpe şehirde bulamaz-san bu kadersiz kulunu, aklına geleceğinin doğru olduğunu düşün ve asri mezarlık kabris-tan taşlarından sor beni... Başucunda bir taş bile olmayan kabir görürsen bil ki ben orda-yımdır.
Ola ki, ola ki pişman olurda, bir şeyler söylemek istersen toprağa gömülmüş çürüyen bedenime n’olur hiç ama hiçbir şey söyleme.. Hele hele, hiç mi hiç ağlama... Belki göz yaşların düşer toprağıma,belki hasretinle ölüme git-tiğin yanan bağrıma ılıklık verirsin..Ah sevgili seni ben cefanla sancınla çok sevdim.Bırak ta öylece kalakalsın otlar biten killi toprağım...Burak ta huzurlu olayım, bir daha uyanmayacağım uykudayım.
Mehmet Gençsoy
Mehmet GENÇSOY 24.04.2008 Saat: 09:19
|
|