Madem bu kadar istiyorsun, haydi git...git, seni bir daha asla bulamayacağım me-safeler ötesine! ... Bu koca şehrin et yığın kala-balığında, otobüs duraklarındaki beklemelerimde bitsin artık can! .. kışın en ayaz güzlerinde sıkı sıkıya sokulduğum gölgemin altında dokuzuncu köyden de kovulmuş olarak kalkayım kendimle..
Beni arama can, beni sorma beni en hassas yerlerimden, yüreğimden hançerleme bir kez daha! .. madem bu kadar istedin, git gamlanmadan tasalanmadan git; hadi git, ben seni zaten beklediğim zamanlarda hiç yanımda bulamadım ki, ağladığımda ağlamanı istemedim, en acılı günlerimde tebessüm ettim gözlerine ki derdimle dertlenmemen için..neye yaradı ki can? neye yaradı onca fedakarlığım? Gidiyorsun işte, cami avlusuna terk edilen, istenmeyen çocuk gibi bırakıp beni gidiyorsun? ..
Hadi git artık git! ...