Tebessüm eder, yokluktaki sancı.
Ruhun derin hükmümde,
İnce sitemli duvarlar vardır.
Oradan eğimli bir gözyaşı dökülür.
Ardında bıraktığı gizemli dokunuşlarla.
Anlamak neye yarar?
Her şey buzun ateşe olan aşkı gibi.
Ben de donuyorum, üstelik.
Karanlık odalardayım, sanki.
Alnımdadır, duvarda duran yüzün.
Kader akıntısında, yıkımlı arzular vardır.
Bir şair çıkar ansızın.
İçindeki bilmecelerden,
Anlamlı seslenişler yaratır.
Uzayıp gidiyor, gecenin derinine inen gözyaşı.
Oradaki çukur gibi, kıyımların infilakı.
Seslenişler artıyor, köşe kapmaca oyununda.
Hiçbir yer, yankının duyarlılığını sağlayamıyor.
Son kez geliyorum, sana.
Bir parça düşü anlatmak için.
Çömelen yıllarımla karşındayım.
Ama omzumdadır, yükselen mevsimlerim.
Üç kez ölüyorum, önünde.
Sonuncu mevsimi,
Baharını tanımak için yaşıyorum.
kudret alkan 24.04.2008 Saat: 09:31
|
|