Kaldı gözlerimde
O kemer sahilleri
Kaldı
O boş kadehler dudaklarda
Bin yılın hatırasıymış gibi
Sessiz ,sessiz
Korkulu,korkulu düşünüyorum.
Artık ne başkentin ışıkları,
Ne de o ulu ağaç var gözümde
Kapalı kalan anılarımı,
Kadehlere doldurup içeceğim
Evren gene bu evrense
Ve bütün suçum eğer sevmekse
Gene seveceğim.
Asma fenerlerde
Mum ışıkları nasıl yanıyor.
Nasıl?..
Tebessümlü dudaklardan içtiğim kırmızı şarap,
Kırmızı kan,
Nasıl?..
Bunları bilemezsin
Sevdiğin şarkıların kulağımda
Bir ölüm çanı sanki.
Gene de dinlerim.
Yavaş, yavaş yaklaşırım,
Beni büyüleyen o sese
Ve bütün suçum eğer sevmekse
Gene de seveceğim.
Gazinonun o emektar asması çardakta
Ay yaprakları arasından kadehime düşmüş
Senin gözlerin,
Senin gülüşlerin saklı.
Ama seni göremiyorum.
Gece kuşları gibisin
Onlar daha vefalı çıktı nedense
Ve bütün suçum eğer sevmekse
Gene seveceğim.
Git gide ufalan kadehlerde hayalin
Git gide mazide noktalaşırcasına
Sana yaklaşıyorum
Ve ulaşıyorum işte
Topladığımız kır çiçeklerinin
Hatırasındaki dağa
Ve badem ağacının gölgesinde
Kurumuş çiçekleri dikiyorsun toprağa.
Koşuyorum, koşuyorsun.
Seni tutuyorum
Seviyorum diyorsun.
Ve gitgide ufalan kadehlerde hayalin
Unut diyorsun.
Bunları düşünmeyelim diyorsun neyse
Ve bütün suçum eğer sevmekse
Gene seveceğim.
Şimdi kimsesiz bir adam
Kimsesiz yerlerde
Geceler boyu çıldırıyor
Susuyorlar görünmeyen insanlar
Görünmeyen karanlıklar susuyor.
Mahzenin en ücra köşesinde
Bir kahkaham var hala saklı
Ve hala sana kavuşmak
Ebedi beklemekse
Ve bütün suçum eğer sevmekse
Gene seveceğim.