Ruhumun Karanlık İmzaları
|
|
Gözlerimin içindeydi, sana uzanan dünyalarım.
Yıkıldıkça artıyordu, sana olan düşkünlüğüm.
Hayallerin uğramadığı yerdeydin, üstelik.
Sanki düşledikçe, yok olacak gibiydin.
Bu yüzden bir ölüm gibi yaşadım, seni.
Ne bir kurtuluş, ne bir umut var.
Yüreğim titriyor, üstüme çöken hayalinde.
Düşüncem duvar oluyor, bir anda.
Çık çıkabilirsen.
Kurtul kurtulabilirsen.
Arzulanan yaşamlarım var, acılarının içinde.
İçtenlikle sana sokulmak, amacım.
Bir yükseliş gibi,
Uçurumların üstesinden gelmek.
Seni severek onarmak.
Dinmeyen yaralarına,
Özgür bir var oluş yüklemek.
Kırılmış tutkular arasındaydı, günaha bakan çemberler.
Titrek mumlar vardı, kızıl rengini taşıyan.
Orada melekler ağlıyordu, ince aşklarıyla.
İki de bir yok oluyorduk, sisler içinde.
Ne sen bana geliyordun,
Ne de ben sana gidiyordum.
Atılacak adım yoktu, anlayacağın.
Çünkü siper etmiştim, karamsarlığımı.
Duvarlar bükülüyordu, dipsiz bakışmalarda.
Sancaklar yanıyordu, ateşkes hattımızda.
Gurur, kendi kendini sahipleniyordu.
Üstün olmaya çalışan nehir gibi.
Denizin üzerinde gezinen dalgalar gibi.
Aralıksız süren yağmurlarıyla.
Dağılmış ve paslanmış geçmişleriyle.
Sesi kesilmiş törpüsüz cezalarıyla.
Kanın içinde akan sevişme güdüleriyle.
Tutku dolu seslenişler içinde.
Yıldırımın gibi üstümüze düşen namlularla.
Kendini öldüren ayrılık uzantılarıyla.
Ölümü öptükçe temizlenen yaşamlar gibi.
Yokluğun düşünde karıncalanan heyecanlar gibi.
Ama sessiz, ama dokunaklı.
Tıpkı adın için gömülen yeryüzüm gibi.
İnce bir düşle yanına sokulan;
Hatta uyanmak için seninle öpüşen,
Ruhumun karanlık imzaları gibi.
kudret alkan 29.04.2008 Saat: 08:24
|
|