Ve yaşlanmak;
Rengi solmuş halı gibi,
Dert dolu sayfalar...
Ateşi gören ağac'ım,
Çölde susamış dudak.
Gölge dolu yüzüm,
Kara bakışlarım, ak saçlarımla,
Ve yaşlanmak, ve yaşlanmak...
Nîsan-ı bir bugün.
Benim için ne mavi ne yeşil.
Sevgiliden haber var, elâ geliyor.
Zaman ki, üç beş saate sığmıyor.
Sessiz ceylan kadar mâsumluğumla,
Ve yaşlanmak, ve yaşlanmak...
Nedendir bu sessizlik ve keskin bakışlar!
Gözlerinde kaybolmak, neden!
Zaman ki, üç beş saate sığıyor.
Hayallik hatıralar kalıyor geriye.
Mutluyum. Hayaller çıkmıyor yüreğimden.
Yosun tutmuş taş'ım.
Genç sözlerim, dertli yüreğimle,
Ve yaşlanmak, ve yaşlanmak.
Burak Bican 12.05.2008 Saat: 13:27
|
|