Hosgeldiniz degerli Siirdostu! 2008-10-13 06:01:41 | Üye / Sair Girisi - Üye Ol

SiirDostu.com » Fulya şiirleri » 'CIMACI' şiiri

Arkadasina gönder! | Favorilere ekle! | Açilis sayfasi yap!

Üye / Şair Girişi
  Yeni Üye / Şair kaydı Kolayca, hemen üye olun aramiza katilin; üyelik ücretsizdir.
Ana Sayfa
Şair Listesi
Şiir Listesi
Flash Şiirleryeni
Resimli Şiirler
Sesli Şiir/MP3
Şiirli E-Kart
Öyküler
Denemeler
Kitaplar
Chat-Sohbet
Forum
Fıkralar
Haberler
Seri ilanlar
Üye / Şair Listesi
ŞIIR - ŞAIR EKLE
Resim Sergisi
Hakkimizda
Reklam
Iletişim
Destekleyenler


Hüseyin Rahmi Gürpinar derki:

Her ferdi, hatta her cemiyeti hoslandigi yem ile avlarlar.



Siir Klipleri, Görüntülü Siirler, Güzel Sahneler, Youtube ve diger Video portallarindan secmeler

Resimli Siirli E-kartlar, Poem with Picture, Bild admirable 300~0.jpg


Resimli Siirli E-kartlar, Poem with Picture, Bild ağlayan kızz 1111.jpg



Tüm Şiirli E-Kartlar


CIMACI

Rıhtıma geldim bu gün,değişmiş tanıyamadım.
O eski Balıkcı sandalları yok artık.
Kaldırmışlar, o soluk ışıklarıyla yanan sokak Lambalarını.
Yol kenarına Ağaclar sıralanmış.
Seni hatırladım Çımacı ve o zamanları
hani varya, Rıhtımlarda ışıkların yandığı an,
bende şimdi öyleyim ,
kararmaya başlamış Dünyam.

Hani senle ilk karşılaştığımız mevsim
ilk tanıştığımız zaman varya,
dertlerini anlatmıştın.
hani kıskanmıştın gencliğimi,
yeniden Baharı yaşamak istediğini söylemiştin,
gözlerin dolmuştu.
Başını cevirip denizin masmavi sularina bakarak
tuzlu gözyaşlarını karıştırmıştın o derin mavi sulara.
Sonra bir çocuk mahsunlugunla yüzüme bakarak gülümsemiş,
bazan gelir böyle hatıralar beni yeniden yaralar, gecer giderler demiştin
Ah Çımacı nekadar dogru söylemişsin,seni anlayamamışım ozamanlar.
Biliyormusun şimdi degişti zaman.
Artık Çımacılar yok Rıhtımlarda.
Rıhtımdaki lambalar da soluk ışıklarıyla yanmıyorlar eskisi gibi artık.
Hani, gelen balıkcı motorlarının hikayelerini anlatırdın,
hani, gözlerin dalardı uzaklara bakıp derin bir iç çekerdin.
O arada bir sandal gelirdi sen acele adımlarla ona doğru giderdin.
Birden aklına ellerin gelirdi .

Ellerin,
Ellerin nasir tutmuştu.
Utanırdın ellerinden, uzatmazdın kimselere,
hissetmek istemezdin o nasırsız elleri ellerinde.
Senin de bir gururun vardı ve tertemiz bir kalbin...
Ne aşklar yaşanmişti senin rıhtımında ve ne çok ta ayrılıklar...
Seni kahreden ayrılıklardı,
içini ezerdi, kalbini burkardı bu ayrılıklar,
kendin gelirdin aklına, kaçmak gitmek gelirdi içinden
ama sen kaçamazdın,
Acısı kahrederdi, bırakmazdı seni anıların
yakalarlardı seni kıskıvrak.
Oysaki nekadar çok sevmiştin O'nu

O evet O
seni bir türlü bırakıp gitmeyen O,
seni kahreden seni paramparca eden O
baktığın her yerde gördügün O,
Balıkcı sandallarında kürek çeken,
Rıhtım lambasına sarılmış poz veren,
gözleri gibi masmavi denizde yüzen,
gündüz güneşte, gece yıldızlarda, parlayan,
sana doğru koşup ve bir anda yok olup giden
seni karanlıklara boğan O!
işte bu yüzden gidemezdin buralardan.
.
Sevmek mi diyorsun ah! sevmekmi?
bulursan birakma,sıkı sıkı sarıl gitmesin gidemesin diyorsun.
yine gözlerin dalıyor, alnın kırışıyor ,
yine bir damla gözyaşı süzülüyor yılların yıprattığı yanağından
sessizce siliyorsun,
parmaklarının arasında okşuyorsun sanki gözyaşlarını,
ve birden genc bir delikanlı cevikliğiyle fırlıyorsun ayağa
koşar adımlarla gidiyorsun
orda kenarda tek başına kalmış bir ağacın yanına.
Sanki gencliğini yaşıyor gibisin,
Ağaca bakıyorsun bir müddet,
sonra gözlerin ağacın yanında duran bir taşa dönüyor,
çöküyormuş gibi oturuyorsun o taşa.
AH diyorsun Ah !...
Rıhtımdaki bütün taşlar,
denizdeki bütün sandallar duyuyor ic çekişini
ağir ağir kalkıyorsun oturdugun taştan
sanki daha çok yaşlanmış gibisin,
zor adımlarla geliyorsun yanıma.

O sırada çocuk sesleri karışıyor rıhtımın havasina,
birinin elide bir pilastik top.
Belli ki top oynamaya gelmişler.
Seni görüyorlar ve adeta koşuyorlar sana.
Birden gözlerin parlıyor,
cebinden renkli yaldız kağıtlara sarılmış şekerler çıkartıyorsun,
ve dagıtıyorsun onlara.
Belliki çok seviyorsun onları,
sonra o pilastik topu alıp atıyorsun rıhtımın ortasına.

Sanki aranızda anlaşmış gibisiniz.
Bir müddet seyrediyorsun onları,
sanra yine bir hüzün kaplıyor yüzünü.
Sanki kimsenin duymasını istemezmiş gibi,
benimde bir evladım olmasını isterdim diye fısıldıyorsun
ve bana dönüp
"sevmek mi diyorsun sevmek mi
bulursan bırakma,sıkı sıkı sarıl,gitmesin gidemesin."


Seni aradı gözlerim rıhtımda ,sanki görecekmiş gibi.
Birden kalbim yerinden çıkacakmış gibi başladı çarpmaya
- işte orada dedim uzakta deniz kenarında yine aynı yerde.
Koşar adımlarla yaklaştım yanına , nefes nefeseydim.
kanım akmazdı eğer o anda kesselerdi
kısık bir sesle
-merhaba, dedim.
Ağır ağır başını kaldırdı yaşlı adam,
bir çift göz,...
yabancı bir çift gözdü bana bakan.
Bir anda bumbuz kesmişti her yanım.
Kendimin bile duyamadığım bir sesle seni sordum,
yaşlı adam yavasca yerinden kalktı,
beni, şimdi sıra sıra dikilmiş ağacların arasında
bir yaşlı ağacın altına getirdi,
yanında hala duran taşı gösterdi.
-Bir bahar sabahı burda bulduk O'nu ne tuhaftır ki gülümsüyordu.
Birşeyler yazmak istemişti besbelli.
Dedi yaşli adam,
ama biz bir mada veremedik.

Taştakı yazmaya çalıştığın yazılar silinmeye başlamıştı artik.
Bana yabancı olmayan , hiç unutamadığım ,
senden bana kalan tek hatıra...
"Sevmek mi diyorsun, ah sevmekmi!.."
BULDUYSAN bırakma, sıkı sıkı sarıl ,
gitmesin gidemesin
Gidemesin.

şubat 2002

Fulya


21.07.2006 Saat: 00:00

Fulya - Şairin Tüm Şiirleri | Arkadaşına Gönder | Yazdır | Sevdiklerime Ekle!|

 
· Genel şiirleri



En son eklenen Genel şiiri
Ve şeyit düşmüştü bir polis,,,


Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu siiri puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü



 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa




Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Siirdostu.Com 2000-2006 ©
Genel Yayin Editörü : Mesut Yekta
Sitedeki tüm eserlerin telif hakları sahiplerine aittir.
Anasayfa | Şiir Listesi | | Şiir ekle | Şiir MP3 |Kitaplar | Forum | Iletişim | Editörden | Hakkimizda| Reklam

Teknik altyapı ve bakım Yekta Information Technologies Book Shop


0.51 sec.