Benimki de Bir Garip Sevda İşte
|
|
Bu dünyaya erken gelmişim
Seni tanımaya geç kalmışım
Ama sevmek
Sevmek denen şu duygu var ya
Seninle bir daha yüreğimde hissetmişim
Ben, senin gülüşün gibi tatlısını
Ben, senin gözlerin gibi karasını görmedim
Tattırdın ya küçüğüm yine bana
Sevmek hissini
Görmedim, sevmedim ben, senin gibisini
Biliyor musun?
Senden hatıra diye saklıyorum
O gün verdiğin alış veriş fişini
Benimki de bir garip sevda işte
Saklıyorum, peçeteye çizdiğin o resmi
Ve keşke benim küçük garsonum
Sana vermeseydim de, atmasaydın, diyorum
Tostumdan çıkan, saçının o telini
Diyorum ki kendi kendime
Düşünüyor mudur, küçüğüm de, arada sırada beni
Ve hala duruyor
Çayım için fazladan getirdiğin küp şekerler
Onlara baktıkça
Hep sen geliyorsun gözlerimin önüne
Bordo önlüğün, elinde servis tepsin
O kapkara gözlerin, bakışların, gülüşün, sesin
Sen geliyorsun gözlerimin önüne
Benim küçük garsonum
Yetiyor bana, düşlemek seni
Yetiyor seni düşünmekte
Benim ki de bir garip sevda işte
Belki bir gün bir yerde
Karşılaşırız biz de
Ne diyeyim, kara gözlüm, varsa kaderde
Yaşamak kısmetse bu aşkı
Bu sevgi bitmez, gömülüp kalmaz mazide
Kim bilir belki de
Başka biri taht kurar o gönülde
Bir başkası olur o kara gözlerinde
Belki bir gün bir başkası bakar
Ama o kara gözler
Bilmem benim ki kadar
Hangi yüreği yakar
Hasretin benim ki kadar
Hangi yüreğe kurşunlar sıkar
Hangi gözlerin önüne hayalin
Yirmi dört saat durmadan çıkar
Ve hiçbir çıkar, hiçbir karşılık beklemeden
Hangi yürek sever seni benim ki kadar
Benimki de bir garip sevda işte
Kim unutturabilir seni bana söyle
Kimi sever bu yürek bir daha böyle
Sen yoksun diye yanında
Olsa bile kendi yatağında
Olsa da kendi ocağı, kendi sılasında
Kim hisseder kendini her anında
Kim hisseder gurbette
Benimki de bir garip sevda işte
Benim küçük garsonum
Kim yanar böylesine seve seve
O kara gözlerinin uğruna
Kim yanar aşk denen, hasret denen ateşte
Benimki de bir garip sevda işte...
Gürsel İLERİ 05.08.2008 Saat: 00:26
|
|