“Merak ediyorum
sâdece birkaç günlüğüne
misafiriniz olacak olsa
Resulullah”
“neler yapacağınızı” O’na?
“Geldiğini fark ettiğiniz ve tanıdığınızda”
koşarak yanına
“dışarıda mı karşılardınız
sevgili ziyaretçinizi?”
yaklaşıncaya dek, bekler miydiniz kapıda?
Öper miydiniz
sarılıp ellerine
size doğru uzattığında?
kucaklamak, sarılmak mı isterdiniz?
nefesiniz kötü koka koka…
Eğilir miydiniz değinceye dek ayaklarına?
“Biliyorum en güzel odanızı
vermek için” can atacağınızı
ve en güzel yatağınızı sermekten zevk alacağınızı
“böylesi şerefli bir konuğa”
“O girmeden, biliyorum
temizleyeceğinizi evinizin
dört bir yanında
sevmediği ve hoşlanmayacağı ne varsa”
Dil döker miydiniz
evinizde görmenin
ve onunla berâber olmanın
büyük bir zevk ve doyumsuz haz olduğuna?
Merak ediyorum!..
Ne olur söyleyin bana!..
Yoksa..!? Evet yoksa..?
Hemen içeri girmesine izin verir miydiniz…
bekletir miydiniz az da olsa kapıda?
“Merak ediyorum..!?
Her zaman yapa geldiğiniz şeyleri…
hiç utanmadan
ve korkmadan hiç…
devam eder miydiniz yapmaya?”
“Okuduğunuz gazeteleri”
abonesi olduğunuz
gayr-i ahlâki dergileri
“kaldırıp kaşla göz arasında
Kuran-ı Kerim,
hadis kitapları mı çıkarırdınız ortaya?”
Bahse girerim
ikrâmınız yiyeceklerin ve içeceklerin
bir müddet farklı olacağına..!?
sofranızdan ve kadehinizden
eksik olmayan nevâlelerin
ortalarda olmayacağına.
Sözgelimi zaman yılbaşı olsa
piyango bileti alır mıydınız şansına..!?
çam ağacı süsletir
koyar mıydınız hindi, sofrasına..!?
merak ediyorum..!?
televizyon koyar mıydınız
seyretmesi için
dünyada olan biten ne varsa
“açık saçık resimleri”
ve gayr-i İslam’i manzaraları
siz de varken yanında…
hani siz seyrederdiniz ya..!?
uykusuz, ibâdetsiz kalarak
geceler boyunca
hanımınız ve çocuklarınızla…
Merak ediyorum!?
sabah ezanını duyduğunuzda
surat asmadan…
üşenmeden koşar mıydınız namaza..!?
Yada, yine aklınıza düştüğünde kıldığınız
Cuma’yı mı beklerdiniz?
yoksa erteler miydiniz bayrama..!?
Âilenizdeki o entel ortam
merak ediyorum...!?
eskisi gibi mi olurdu acaba?
Gider miydi çocuklarınız
yatak kıyafetlerinden beter
kıyafetleriyle sokaklara…
hanımınız…dedikodu toplantılarına..!?
“Her zaman söyleye geldiğiniz şarkıları
söyler miydiniz?”
Oynar mıydınız
Her zaman oynadığınız oyunları da..!?
“alışageldiğiniz kitapları mı okurdunuz
Kuran-ı kerim mi okurdunuz yoksa..!?”
Yerinden indirmediğiniz
ve kabından pek çıkarmadığınız
ilahî kitap
bir tablo gibi yine
asılı mı dururdu duvar da..!?
“İzin verir miydiniz
bilmesine bildiğiniz ama sakladığınız
ne varsa?”
Merak ediyorum..!?
usanır mıydınız çabukça
yoksa ısrar mı ederdiniz
bu mecburî oyunda..!?
“Gittiğiniz mutat yerlere
gelmesini ister miydiniz…
Alışagelmiş dostlarınız varken
Onu da alarak yanınıza..!?”
“Planlarınızı değiştirir”
Yüzmeye yada kayağa değil
büyüklerinizi ziyarete mi giderdiniz bayramlarda..!?
merak ediyorum..!?
memnun olur muydunuz…
“baş başa kalmaktan birkaç gün…
hayır…ilelebet bir arada”
omuz omuza onunla…
yoksa gizli gizli duâ mı ederdiniz
bir ân önce gitmesi
ve bir daha da gelmemesi için..!?
kaldığınız zaman darda
inanmak ve sığınmak zorunda kaldığınız Allah’a..!?
Kalmasını ister miydiniz
Sizinle biraz daha?
Merak ediyorum..!?
eğer Resulullah
sadece birkaç gün
misafiriniz olacak olsa..!?
neler yapacağınızı
ve nasıl davranacağınızı O’na?
Bu şiir Camila BADR tarafından 1985 de yazılmış İslamic Horizons dergisinde yayınlanmış, Seher UZUNER tarafından yayınlanan Türkçe çevirisinden Kadir Karaman tarafından yeniden düzenlenmiştir!..13.12.02