Yürüyorum akşamın maviliğinde yalınayak.
Gün batmamış ama gündüzüm bana uzak.
Gölgemi almamışım, önümde yalnızlıklar,
Bir ben, bir de tükenmiş bu beden var.
Çağlıyor Kura Nehri önümde dalga dalga,
Yaşanmamış gençliğim umutlarına ağla.
Cebimde son mektubum ıslanıp damla damla,
Güldürmeyen kaderim, sende boğul bu gamla.
Ne varsa soysuzluğu acımasız hayatın,
Her şeyi onun olsun; alın, çıkarıp atın.
Eğer bir borç var ise bu talihsiz bedenden,
Son nefesle ödenir, çıkarken ruhum benden.
İliklemeyin kalsın, gömleğimin yakası.
Manşetlerden yazılsın <>
Doktorlarca kesilsin vücudum dilim dilim,
Ölüm sebebim değil, şu parmağım şu elim.
Şah damarım çatlasın, aksın kan oluk oluk,
Tekbir isteğim kaldı kesilirken bu soluk:
Yaradanım affetsin, kıydım emanetine;
İnşallah kabul eder gülbahçe cennetine.
Geldim, yaşadım, gördüm şerefi-şerefsizi
Dostlarım sıralansın arkamda dizi dizi.
Tüm akraba hakkını helal etsin adetten;
Bense tahsile verdim: Cebr-i icra ahretten