Ey peri
Gurbet mi yol düşürür
Yoksa içimizde olan mı?
Yaşlarımızdan kıymet
Gözlerimizdeki kesilen ziyanla
Sana vuslat düşer peri, ayrılık bana
Ne mümkün bazen bunlarla hasretmem peri
Bir geceni tutsam günlerin ayan
İçimde taşıyorsun dışımda beyan
Beri gel peri kucaklaşalım, yokta hami
Dil köprü, sevgi köprü, iman köprü
İzzeten yok olmaktansa, duygularla harami
Irlan bir... bak peşte... dalgadan tusunami
20Tıkanıyorsan, islim etmiş
Marmara çırası gibi kalmaktan
Yüreklerinden tutup boğuşturacaksın
Deliliğini...
Zamaneden yana, kozların el tuttuğunda
Alt edecekken bir yanın
Hüsranını da, duy sızlayanın
El çekmeden nefesinden
Adımlarını yaşıyacaksın.
Gök sancılandığında mavi mavi
Üşütmeyen yağışlarda
Nirengi atlaslar giyeceksin***
Kızıl olmuş kalplerin kavuşumunda
Bak o zaman tutuşacaksın
Artık
Tutuşturduğundandır zaman.
Sancılar kasıkta durmaz peri
Söz, dil ilen paylaşıldığından beri
21Eller dizlerinde kalmaz iken
Böğürler sancı tutmaz
Gözyaşlarındaki huruç
Nemlendirecek ıslaklığıyla **
Kalplerin çözümsüzlüğüdür.
Hulul de çözüm, çözülmüşte
Çözümsüzlükten yol çıkardı.
Daha filizdir çözülmemiş tomurcuklar
Binlerce anlarda seyran ederken
Hüsranı da açacak.
Derinleşmiştir sevgiler
Dirimden tutacak.
Mevzilerin kurşun yetmezlik yitiminde
Bak o zaman, gökler hal olmuş
Yakınlarsa çok öte...
Akılla duygu sırdaş oldu
Dillerimiz var söylemez
Kalplerimiz var yanmaz peri
22Uzak çözüldükçe
Yakın ırar.
Bilinirler, bilinmezleşir.
Vuslata devam
Ayrılıklar, bilinirlerden mi çözülmüştür
Yoksa bilinmeze mi yol almıştır?
Ey peri!
Gözlerimiz şaşkınlaştığında
Aklımızda kopan nedir?
23Orada bir cem kopar
Bura ise, ıssızlığı duymakta
Sağırın andan kopuşudur bu
Gürültüler patlamakta
Fırtınalar dinginliğin dalaşması mı?
Yoksa, düzene kaos mu?
Bakıştığımızda, pır pır eden iki gibi
Yaşama nabız vuruştur.
24Sütten çıkmış kaşık
Hiçbir iş yapmamıştır
Biteviyelikten.
Günaha sevdadan kirlenecek
Kirli beyaz
Koruyacak sıfatını
Çabaya durduğu andır
Sıcağa yaklaşırken her yaz
Fırtınaları seyrederken
Dinginliklerde kalmakla
Günahın içinde çıkacaktı beyaz
Karışırken düzleşmek
Düzleşirken karışmak
25Mesudum dediğinde
Suya tirit çıkardığın birliktelik
Düzende iken fırtınalarda dalmak
Ne mübarektir bilir misin?
Zulmet aydınlığın içinde
Bir hem hal oluştan
Al git dağılmalarını peri
Sevdalar şaşmasın, karanlık nerede?
26Sen fırtınaları bağrında tutarken
Duasını iyi okuyamamış bir şeytan patlar
Gözler bir çapul dönüşü, harami gözüdür
Sözlerinden bir bok çıkmaz
Aç gözlerini, ışığından boğulduğum
Dünya günahlarını soldururken, sen yaşayacaksın
Dünya günaha battığında sen çıkmışsındır
Şikayetçi olacağın bulaştırdığından.
Korkunun göz dağıdır duyulan naralar
Dil çözülmüş tadını duyanda haram
Sanmaki sana ihtiram
Tepişmekten çınılamakta haralar
27Ey merhametinden zeval yandığım peri!
Düşmüşsek puşt eline
Bil ki gülben foya.
Ağzından mı çıkar başkaca mı?
Kalmaz yatsıya mumu.
Sonrada yer doya doya
Bize kalmıştır, nazımı çalkan ile, Yaratan
Açılmışken titrek eller
Gök yuvara şekva
Bir cenabı şevk oluşla
Anda yücelmedir, duyuşun yüceliği
Utanmandır nübüvveti arcayla
Dolmuştur olgular
Gittin peri, döndün yansıdın
Döndün peri, gittin yansıttın
28İhtiramı arama
İçinden dışa hisset
Bak o zaman tavafı olmayan
Dönülen de dönen de sensin.
Mutlak içindedir
Seyreylerken, seyir edilmektesin
Seyir var seyir içinde
Alem, alem içinde saklanır
Yap numaranı peri
Alem çalkanır
29Acılar silmesin göz yaşlarını
Çarmıhta tulum çıkarsa
Heybede turp var peri
Yılgınlık çatmasın kaşlarını
Türbülansın nabzı
Pertürbülansa kalmasın
Sevdası olmayan ülkenin
Gönlü biter peri.
Aç kolalarını peri aç, özledim
Bir alemde tutuştum
Bir alemin yollarını gözledim
Sende tutuşmayan, evrende yanmaz
Evren de, seninle kalmaz.
08.09.2008
Bayram KAYA 28.09.2008 Saat: 15:33
|
|