Hosgeldiniz degerli Siirdostu! 2008-12-03 04:10:09 | Üye / Sair Girisi - Üye Ol

SiirDostu.com » akadirgorduk şiirleri » 'Diyarbekir' şiiri

Arkadasina gönder! | Favorilere ekle! | Açilis sayfasi yap!

Üye / Şair Girişi
  Yeni Üye / Şair kaydı Kolayca, hemen üye olun aramiza katilin; üyelik ücretsizdir.
Ana Sayfa
Şair Listesi
Şiir Listesi
Flash Şiirleryeni
Resimli Şiirler
Sesli Şiir/MP3
Şiirli E-Kart
Öyküler
Denemeler
Kitaplar
Chat-Sohbet
Forum
Fıkralar
Haberler
Seri ilanlar
Üye / Şair Listesi
ŞIIR - ŞAIR EKLE
Resim Sergisi
Hakkimizda
Reklam
Iletişim
Destekleyenler


Tagore derki:

Boş zaman yoktur boşa geçen zaman vardır.



Siir Klipleri, Görüntülü Siirler, Güzel Sahneler, Youtube ve diger Video portallarindan secmeler

Resimli Siirli E-kartlar, Poem with Picture, Bild aşk.jpg


Resimli Siirli E-kartlar, Poem with Picture, Bild sevgi ve gul.jpg



Tüm Şiirli E-Kartlar


Diyarbekir

Bereketli vadiyi yaran Dicle’ye bakıp,

Fiskaya’nın başına otur, biraz nefeslen

Selahaddin Eyyubi otağ kurmuş karşıda

Tarih karanlığından surlara doğru seslen.



Asurlu, Pers, Emevi, Abbasi, Selçuklular,

Artuk, Eyyubi, Akkoyun, Osmanlı derken.

Hüküm sürmüş asırlarca, bu muhterem şehirde

Tarihine saygı ile değer vermiş, giderken.



Çevresi kalkan gibi, karataşla örülü

Çin seddinden de eski, surların Diyarbekir

Seksen iki burcu var, onaltı da kalesi

Beşbuçuk kilometre, turların Diyarbekir



Kırklar dağı etekleri, kör olası Suzan’la.

Türkü olup iz bırakmış, yanık Celal sesinde.

Şeyh Muhammed düzlüğü, mezarlık arenası

El üstünde taşınanı, saklıyor sinesinde.



On gözlü köprü hala, duruyor asaletle

Azgın suyun karşısında, o eğilmez başıyla.

Ne canlar yitirilmiş, bu mahzun memlekette

Neler görmüş kim bilir, şu ihtiyar yaşıyla.



Yapılış esnasında hikayeleri farklı

Burçlardan Yedikardeş, Keçi ve Evli beden.

Ustanın sanatına, çırağın haykırışı

Geçmişte ölümüne savunulmuş kaleden.



Çevresini kuşatan yüksek ve geniş surda

Güneşin batımıyla, kapanırmış kapılar.

Mardin kapı, Urfa kapı, Yeni kapı bazısı

Saymakla bitmiyor ki, tarih yüklü yapılar.



Çay önü sahilinde kumlu, çakıllı yerde,

Yetişen karpuzları, her bir deve heybesi.

Şerbetçi Bave Alo, sallarken taslarını,

Meyan kökü, yaz sıcağının özlenen sesi.



Melekahmet, İskender, Behram, Fatih paşalar

Yönetim kademesi Lala, Defterdar, Kadı.

Kimi mektep, kimi cami, kimi aşhanesiyle,

Dünya da dua ile, yad edilmek muradı.



Dört mezhebin aynı anda kullandığı bir mabed.

Ulu cami, islamın beş hareminden biri.

Avlusunda gün saati, şadırvanı muhteşem

Asırlardır ayakta, eskisi kadar diri.



Yıllarca kiliseyle dostça komşuluk yapan,

Dört ayaklı minare, Akkoyunlu eseri.

Diğer adı Şeyh Matar, gavur mahallesinde,

Dört sütun üzerinde bir denge şaheseri.



Alimler yetiştirmiş, müfessirler sayısız.

Zinciriye, Mesudiye eğitim medresesi

Hasanpaşa, Çiftehan, Deliller hanı ise,

İlim yolculuğunda sanki konak adresi.



Elyesa ve Zükifl adı Kuran da geçen,

Peygamber ikiside, Yaradan sevgilisi.

Zennun,Hallak,Danyal,Harun,Hürmüz nebiler

Eğil ilçemizdedir, hem mübarek hepisi.



Tanrısıyla barışık, hem veli kullarından,

Sarı Saltık, Hintli baba, Zincirkıran türbesi.

Vatanından kopup gelmiş, Halit oğlu Süleyman,

Manevi fatihimiz, Peygamber sahabesi.



Camilerle iç içe, ezan ve çan sesleri.

Şemsiler tapınağı, Küçük ve Meryemana.

Başka dinleri temsil, anılan bu mekanlar,

İbadethane olmuş, gayri Müslim insana.



İnsanlık tarihiyle önem bulmuş nezafet.

Vahab ağa, Çardaklı, Paşa, Deva hamamı.

Kim yakmış külhanını, acep kimler yıkanmış,

İzleri de tarih olmuş, hayal olmuş tamamı.



Arbedaş ve Hançepek, namı yürümüş muhit

Özü doğru, sözü söz, mert olanların yeri.

Küpeli, Dıngılhava serinleme noktası

Bedenden atlayanlar, delikanlının seri.



Sanırım benzeri yok, Allah’ın bir rahmeti

Diyarbekir’le özdeş, adı Hamravat suyu.

Hatun kastalı yıkık, Anzele çok derinde,

Dibinden kaynar gibi, Yusuf’u alan kuyu.



Cahit Sıtkı, yanılmış yolun yarısı derken,

Kırk altıda kapanmış, bu Dünyaya gözleri.

Süleyman Nazif, Ali Emiri, Ziya Gökalp’ler

İlim, irfan yuvasının dışa vuran yüzleri.



Diyarbekir evinin, genişçedir eyvanı.

Bazalt taştan avluda, havuzla, tulumbası.

İpekten şal dokuyan değerli ustaları,

Altından hasır örer, bakırı ayran tası.



Saklarsın yüreğinde, her türlü güzelliği.

Şehr-i kadim Diyarbekir, en onulmaz kalemsin

Kalamam senden ayrı, özlerim her şeyini

Sen benim korunağım, evimsin, ailemsin.

Saygılarımla.

Eylül/2008


Ecz.Abdulkadir Nur GÖRDÜK



(şiirim 21 kıta ve Diyarbekir kokuludur)







akadirgorduk


01.10.2008 Saat: 09:14

akadirgorduk - Şairin Tüm Şiirleri | Arkadaşına Gönder | Yazdır | Sevdiklerime Ekle!|

 
·  şiirleri



En son eklenen şiiri
Maskelerden bıktık


Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu siiri puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü



 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa




Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Siirdostu.Com 2000-2006 ©
Genel Yayin Editörü : Mesut Yekta
Sitedeki tüm eserlerin telif hakları sahiplerine aittir.
Anasayfa | Şiir Listesi | | Şiir ekle | Şiir MP3 |Kitaplar | Forum | Iletişim | Editörden | Hakkimizda| Reklam

Teknik altyapı ve bakım Yekta Information Technologies 2009



0.13 sec.