Biliyordum
Ayrılık vardı sonunda
Bunca senenin ve yaşananların ardında
Körelmemiş bir aşkın
Usanmamış bir sevginin yanında
Elbette ki gözyaşı, biraz da acı olacaktı
Biliyordum...
Yaklaşacağını hissetmek her gece
Ve her sabah yaklaştığını fark etmek
Ayla ölüp güneşle dirilmek
Her geçen gün kazınıyor beynime
Bir türlü alışamadım
Ne ölmeye ne de dirilmeye
İsyanım Allah’a değil sana
Niye bu ayrılık zorunlu muydu?
Ve belki kızgınlığım biraz da kendime
Niye bu kadar sevdim zorunlu muydu?
İçime doğuyor
Yine bir ayla öleceğim
Sabah olacak uyanamayacağım uykudan
Çünkü sen olmayacaksın bir telefon ötemde
Postane kadar yakın olmayacaksın
Belki son bir defa söyleyemeden seni sevdiğimi
Öleceğim
Kurumuş bir nehir misali
Gözlerimden yaş gelmeyecek
Sanki işkenceye alışmış esir gibi
Kalbim hasret sancısıyla yanmayacak
Yorgun oluyorum geceleri uyanınca kabuslardan
Yanaklarım ıslak oluyor
Belli ki rüyalarda bile ağlamışım
Ve yine düşlerimde ayrılık oluyor
Artık sana o kadar alıştım ki
Hayali bile gideceğinin kahrediyor beni
Boğazım düğüm düğüm oluyor
Ağlamak nafile artık, farkındayım
Fakat yapamıyorum, kendime engel olamıyorum
Seni kaybetmekten çok korkuyorum
Üşüyor ellerim
Onları tutamayacağını ve üşüyeceklerini düşündükçe
Üşüyor ellerim, nefes alamıyorum bazen
Aptallaşıyorum, senin gideceğini bilip de
Engel olamayınca
Çölde kaybolmuş çaresiz bir adam oluyorum
Nasıl gündüzleri güneşten dudakları kurur
Sıcak kumdan ayakları yanar
Ben de çaresiz ve acı içinde kıvranıyorum
Nasıl geceleri çölün donduran soğuğuyla üşür
Fırtınada kuşun gibi çarpar kum
Ve öleceği anı bekler biçare
Ben de dermansız hastanın öleceği anı beklediği gibi
Hasreti bekliyorum
Bazen bir köşeye bırakılmış
Günahsız bir bebek oluyorum
Nasıl ki anasını, babasını, geçmişini bilmeyecek
Sensiz geçmişin, sensiz yaşananların
Benim için hiçbir anlamı olmayacak
Geleceğini düşünemez, aklı ermez zavallının
Ağlar karnı acıkmıştır belki de üşümüştür
Ama ben o kadar körpe değilim
Biliyorum ki sensiz ya hiç ya çok zor olacak
Her tutuşunda başkasının elini
Aklıma gelecek ellerimi tuttuğun
Bırakacağım
Utanacağım kendimden ve belki yine
O lise yıllarında çok sık olduğu gibi
Ağlayacağım hıçkıra hıçkıra
Başımı omzuna dayamayı şimdiden özledim
Orda sadece ağlasam da özledim işte
Seni anlatan şarkılarda ağlamayı özledim
Neyini özlemedim ki
Neyin özlenmez ki
Çocuk gibi dilini çıkarmanı mı desem
Yanağından makas almayı mı
Pencereden dışarı bakan o masum halini
Nasıl özlemeyim, elde mi ki?
Sana şiir yazarken her zaman olduğu gibi
Yine kayıyor yanaklarımdan
Akıyor gözlerimin Fırat’ı
Ayrılık olacaktı er ya da geç
Biliyorum ayrılacaktım
Sarı saçlardan, ela gözlerden
Emin olmadığım tek bir şey vardı
Salladığım el, gözümden akan yaş
Bir trenin mi yoksa bir otobüsün arkasından mı olacaktı
En kötüsü belki de
Arkandan el bile sallayamayacağım
Neyle, nereye gittiğini bilmeyeceğim
Son bir kez doya doya sana sarılarak
Hıçkıra hıçkıra ağlayamayacağım
Belki...
Hissediyorum birgün bulacağım seni
Neresi olur bilemem
Belki kumsalda belki yolda
Eskiden seni çok sık bulduğum halinde
Yine bakarken ufka
Ama çocuklar gibi şen olacağım
Yine ağlayacağım eskisi gibi
Tek bir farkla sevinçten
Bu sefer bırakmam seni
Her şeyi terk ederim sen istersen her şeyi
Bir an bile düşünmem
Gözü kapalı ölüme atlar gibi
Harcarım ömrümü uğruna kölen olurum
Gök gürleyince kendime geldim, dalmışım
Fakat ellerim bunları
Yüreğim bunları yazmış
İnanmayacaksın belki ama o gözlerim var ya
Yine ağlamış
Şimdi aklımda ölüm var
Sensiz bir hayatın bitişi
Bu büyük aşkın sonu
En az kendi gibi görkemli olmalıydı
Allah’ın bu canı almasını bekleyemem belki
Belki sallanırım iplerde, düşerim yükseklerden
Ama aklıma gelir o sözlerin
Hiç sevmezdin böyle konuşmamı
Gider aklımda ölüm
Zaten benim için asıl zulüm
Sensizliktir gülüm!
Gün geçiyor artıyor kadere kızgınlığım
Kadere, kötülere
Ve seni benden ayıran her şeye
Çaresizlikten harap ettim kendimi
Umutsuzluk desen diz boyu
İçimdeki bunca acıya rağmen
Değişmeyen iki duygu var
Allah’a inancım
Sana olan sevgim
Şimdi bilmiyorum sana verir miyim bu şiiri
Verirsem de ne zaman hiç bir fikrim yok
Ama eğer şimdi bu senin elindeyse
Varsa yanağından süzülen bir iki damla
Uzat elini sil benim için
Bir an aklına gelirse
"Beni ne çok seviyor!" diye
Sen yine git senin sevdiğine
Gözün olmasın geride
Ben her zaman seviyor olacağım seni
Seni dünden çok ve yarından az seviyor olacağım
Gözlerim sabahtan ıslak
Ve geceden kuru olacak
Tutamadıysan gözyaşlarını
Beni dünden çok ve yarından az sevdiğini fark edersen
Yanakların sabahtan ıslak
Geceden kuru olursa
Dayanamayıp dönmek için çırpınırsan
Bencillik yaparak haykırıyorum dünyaya
Seni Seviyorum...
N’olur bitanem dön seni senden çok sevene
Gözlerinden her gece sen akana
Yüreğinde sen atana
Dön bebeğim
Bencillik yaparak haykırıyorum dünyaya
Seni Seviyorum..