Biliyordum desem inanır mısın?
İlk gördüğümde aşık olacaktım sana
Varlığın ısıtacaktı beni
Soğuk bir Ankara düşünde olsam da
Gözlerin...
Gözlerin yatıracaktı beni
Alnıma bir buse koyup
Sonra soğuk düşlerimi ısıtacaktı
Ve her sabah uyandığımda
İlk önce gözlerini görecektim
Hepsini biliyordum!
Soğuk bir Ankara kabusundayım!
Gözlerin nerede?
Öleceğim...
Silmişti tüm geçmişimi gözlerin
Ve gözlerin
Tek umudumdu geleceğimde
Oysa ne düşlerim vardı bir bilsen
En mutlu biz olacaktık
Saatlerce dolaşacaktık sokaklarda
Soğuk bir Ankara düşüne yattığımızda
Ellerimiz ısıtacaktı bedenimizi
Olmadı!
Ama biliyordum...
Sevinmeli miyim ellerimi tutmadın diye?
Ve sevmeden ayrıldın diye
Şimdi ağlamamalı mıyım?
Tutsaydın ellerimden keserdim şimdi bileklerimi
Saçlarımı okşayıp, yatırsaydın dizinde
Asardım belki kendimi
Ya eğer sevdiğini söyleyip ayrılsaydın
Söker miydim sence kalbimi?
Belki soğuk bir Ankara düşünde ölürdüm!
Bir haftadır üşümediğim kadar üşüyorum
Gözlerini göremeyeceğim bir daha
Ondan ağlıyorum belki
Peki ya ellerim?
Ellerim neden üşüyor?
Hiç tutmamıştın halbuki henüz
Anladım...
Gözlerin ısıtıyordu tüm bedenimi!
Ne zaman bitecek bu rüya?
Soğuk bir Ankara düşünde şimdi yalnızım...
Yanılmıştık belki ikimizde
Bir sebebi olmalı aşkın
Bir zamanı olmalı demek
Eğer sebepse istediğin
Gözlerindi beni sana aşık eden
Ve zamanını merak ediyorsan
Seni sevmek istedim!
Ya sen güzel gözlüm...
Yoktu değil mi sebebin, zamanın
Sebebi yok, zamanı hiç yok sevmenin
Soğuk bir Ankara düşüne uyumanın
Sebebi yok güzelim!
Şimdi sen söyle unutulur mu?
"Mükemmel manzaralı" yerde geçen dakikalar
Kafelerin kuytu köşelerindeki
Mahçup bakışlar, utangaç sözler
Ve yüreğimi kıpır kıpır eden
Yalan sözler unutulur mu?
Hani iyi biriydim ben?
Hani tanıyacaktın beni?
Üzülmüyorum bunlara
Ağlıyorum sadece!
Sen şimdi sıcak yatağında
En derin uykularda, en tatlı rüyalardasın
Bense yalnız yatağımda
Soğuk bir Ankara düşünde ağlıyorum!
Ellerini tutacaktım
Göğsümde uyutacaktım seni
Senin yerine ben ağlayacak
Tüm kahkahalarımı sana verecektim
En güzel uykulara yatırıp seni
Kabuslardan kalkacaktım...
Olmadı, istemedin
Bilmiyordun belki de!
Peki bilseydin kaldırır mıydın beni
Soğuk bir Ankara düşünden?
Ve güzel gözlü!
Ağlıyorum şimdi
Belki bunu okuduğunda
Boynuma sarılıp döneceğini hayal ederek
Ağlıyorum şimdi
Hepsi bir şakaydı diyeceğini düşünerek
Ağlıyorum şimdi
Ve lanet olsun ki
Aklım başıma geldiğinde
Gerçekten gittiğini anladığımda
Çaresiz ağlayacağımı düşünerek
Ağlıyorum şimdi
Soğuk bir Ankara düşündeyim!
Buz tuttu bedenim, üşümüyorum...
“Ne güzel! Şiir yazıyorsun demek” demiştin
Böyle mi olacaktı sana yazdığım şiirler
Oysa ben gözlerini anlatacaktım
Saçlarını okşadığımı yazacaktım
Ellerimi tuttuğunda kasideler yazıp
Sevdiğini söylediğinde destanlar patlatacaktım
Soğuk bir Ankara düşündeyim
Yastığım ıslak...
Biliyordum bu zamansız ayrılığı
Ama anlamıyorum neden bu kadar zor
Mideme kramplar giriyor
Çıldıracak gibi oluyorum
Alışmak imkansız sensizliğe
Şimdi içmeden sarhoşum
Her akşam "mükemmel bir" manzara seyredip
Kapının önünde son bir sigara içip
Ondan sonra ağlayacağım sensizliğe
Soğuk bir Ankara düşünde
Sezen dinliyorum...
Ağlıyorum!
Yoksa inanmadın mı sevdiğime?
Tüm o söylediklerim yalan mı sandın?
Sence gözlerin değil miydi
Sebebi sana aşık olmamın?
Seni bir dakika fazla görebilmek için
Yollarda nasıl ölüm oyunu oynadığımı bilsen
O zaman da inanmaz mıydın?
Sessizim, sensizim
Soğuk bir Ankara düşünde!
Uyku nedir unuttum
Yatsam gözlerin, kalksam gözlerin
Eğer varsa başka sevdiğin
Sen git
Soğuk bir Ankara düşünde beklerim!
Seni seviyorum....
Aşığım sana...
Bi’tanem benim...
Özledim seni...
Daha ne deyim?
Soğuk bir Ankara düşünde bile
Seni isterim!
Kollarımda merhemsiz yaralar var
Onları tuttun bir kez
Sensiz yapamazlar bir daha
Gözlerimi de dağlamalı artık
Dilimi kesmek, yüreğimi sökmek gerek
Nasıl olacak sensiz?
Bu soğuk Ankara düşünden nasıl uyanacağım?
Uyanmak isteyen kim?
Bir bilsem döneceğini
Sonsuz uçurumlardan atlamaz mıyım?
Fırtınalara göğüs germez miyim?
Karlı dağlardan aşıp, ilkbaharım, sana kavuşmaz mıyım?
Gururumu beş paralık köpekler gibi
Çiğneye çiğneye gelmez miyim?
Ve eğer
Gel dediğinde
Bir an tereddüt edersem
İşte ben o zaman şerefsizim!
Gel melek yüzlüm dermanım ol!
Gel güneşim sabahım ol!
Gel hançer gözlüm fermanım ol!
Bu soğuk Ankara düşünden
Sıcak buselerle uyandır beni...