Pamuktan köpük köpük
Bütün gök bulutlarımı
Dürdüm iplik iplik kalemimle
Kefenledim bembeyaz hayallerimi
Sardım kapkara bulutların abediliğine
Hiç kavuşamamanın aşkını
Kesik kesik cümlelerle yazdı kalemim
Yangın çıkmış cayır cayır yanan içimin
Alevli boğazından kurtarabildiklerimi
Ölü bir güneşi, sönük bir ayı
Ve onun silindiği bir dünyayı
Ve birde asla kavuşturmayacak
Bir mezarın kara haberini
Ölü dudaklarda ateş kıvılcımları gibi
Alevleri yükselir gökyüzüne dualarımın
Parmaklarımın arasında ezdiğim güneş
Ve buruşturup attığım şiir…
Asla ağlamasın güzeller
Bütün saklı gözyaşları bendedir El-Hamra
Senden dönmeni istemeyeceğim
Çünkü ölüleri dirilten İsa gelmedi hala
Ölü bir şarkısın artık dudaklarda.
Erkekler ağlamazmış
İşte bak ağlıyorum erkekçesine
İşte gör ağlıyorum erkekçesine
İşte duy ağlıyorum erkekçesine
Bilirmisin ağlamanın erkekçesini,
Bilirmisin sulanmayan yıldızların kayıp düştüğünü
Kör derviş sağır duvar
Yıllardır dilimin ucunda sakladığım bir cümlem var
Ah! Yine anlatamadım
Bir kısacık cümlem var.
Anla beni El-Hamra
Alfabesini bilmiyorsan yüreğimin
Ey ümmi! Ey sevgili!
Bir ömür harcardım bir harfini öğretmek için
YETER Kİ BENİ ANLA!...