“Ana gibi yâr
Bağdat gibi diyâr olmaz”
Diye bir söz vardı bir zamanlar.
Bağdat o Bağdat değil,
Diyâr o diyâr…
O efsâne diyârda şimdi
Ne ağlayanı bahtiyâr,
Ne de güleni.
O diyâr hânumândır,
O diyâr harap...
O diyârda dilhûn olmuş
Analar, ağlar.
Ağla, ana ağla,
Çünkü anasın,
Ağlar analar.
Dünya bir yana,
Sen bir yanasın.
Sabırla damıtırsın
Acını yüreğinde.
Hayat iksîridir bize,
Yaktığın ağıtların.
Acıya rahmet mayası,
Göz pınarlarında
Cân elmasın.
Uğrun uğrun bir muştu
Yarınlara dair, gözyaşın.
Arş`a yükselirken
Gergef gergef dokuduğun
Mukaddes yasın.
Ağla, ana ağla,
Varsın hırlasın
Şaşkın ebreheler.
Gürlesin varsın
Avâre mamutlar.
Bu mazlum duruşunla,
Âhınla, hurûşunla,
Şerhâ şerhâ derûnunda uçurduğun
Bin Ebâbil kuşunla
Basra`sın, Kerbelâ`sın.
Ağla, ana ağla,
Ne makam çiçekleri diriltir
Bu Hüseynî topraklar...
Kana karışsın göz yaşın,
Silme, silme
Bırak damlasın.
Ağla, ana ağla,
Çığlık çığlığa.
Ağla ki,
Hayat bize kara leke,
Cehennem olmasın.
(Nidda/2003)
nizamettin saltan 21.07.2006 Saat: 00:00
|
|