Kahrettiğim günler geçmişte taze bir anı olarak kaldı.Uğruna yaktığım mumların,
savurduğum güllerin hesabı yok.Yok oluşumun hicranında tüttürdüğüm mabedler,
söndürdüğüm sigaralar,kalbimdeki çatlaklar sonu gelmeyecekmiş gibi uzadı.,
Gecemin bitmek tükenmek bilmez Şafağında....
Her karanlık yok oluşumda bir uçurumun kenarında yada tarihi bir kalenin titrek surlarında
gezdiğimi hayal ederdim.Bazen yolumu göremez düşer,bazende bedenimi terk eder
giderdim.Ama nedense ben ölemedim.Şiirimi gönlümün duvarına tırnaklarımla yazdım,
parmaklarım körelsin diye.Taşlı yollarda fezaya koştum,bacaklarım kopsun diye.Uçsuz
bucaksız gökyüzüne baktım,gözlerim görmesin diye.Nice aşklar körelttim,
benim gibi olsun diye....
Nafile geçen zamandan bir tek sen kaldın geriye....
Kahve fallarında fincanlar eskittim,kırılsın bu gururum yıkılsın diye.
Hem biliyormusun..,Ben mezarımı bile şimdiden hazır ettim.Bembeyaz kefen içinde
nur olayım diye.....