Bir martı kanadında bir tüy olup denizin ötesine uçmak.O zaman,
Denizin ötesine özlem duyarım güneşin ışıkları sularda dans ederken
Figürleriyle kuşlar da olur buna eş.
Bir bulutun küçük parçası olup yolun ardını görmek.O zaman,
Yolun ardına özlem duyarım tepeyle bukutlar sarmaşırken.
Gökyüzünde güneş ve ay olur buna eş.
Bir peykin ışıldayan parçası olup dünyanın dışını keşfetmek.O zaman,
Dünyanın dışına özlem duyarım dünyada parlayan ayın sahteciliğine tanık olurken.
Işıklarıyla yıldızlarda olur buna eş.
Rüzgarın sürüklediği kara bir sis perdesi olup evrenin sonsuzluğunun sırrını çözmek.O zaman,
Evrenin sonsuzluğuna özlem duyarım bir yıldız patlayıp sönerken.
Soğuk ve kara boşluk olur buna eş.
Bir gün ölüp toprağa gideceğiz belki de rastlantısallığın düzenini keşfetmeden.O zaman,
Yakılarak,küllerimiz suya saçılarak özlem gidereceğiz,yeni bir hayat vereceğiz.
Dinecek bu özlem.
Hem ruhun hem bedenin.