Dün "Gülsever Ana'ya" uğradı yolum,
O köhne barakasında yatağı var mı ?
Fukaralık koktu hep sağım-solum,
Dedi : "Ey oğul yokluğun durağı var mı ?
Yeşildir gözleri, yanaklar yara,
Oğlunun resmini asmış duvara,
Gitmiş oğul dönmez, yakmıştır nara,
Sormamış, esvabı,açlığı,tokluğu var mı ?
Dedi: "Erim öldü, oğul, gelin terketti,
Tanıdıklar sırtın döndü, çarketti,
Fukaralık yüreğime park etti,
Dertlerimin duru, durağı var mı ?
Demiştim : "Belgele kimsesizliğini",
Bir ümit ışığı sardı yüzünü,
"Param yok, neylerim" dedi, dövdü dizini,
Dedim: "İşte halin, bunun parası, evrağı var mı ?"
Hastalandı, bir yeşil kart çıkardım,
Ha şu makam, ya şu imza, onu çok yordum,
Onun ancak bir tek yarasın sardım,
Ötesi karanlık hep, şafağı var mı ?
Yağmur yağsa tavan akar yüzüne,
Bir ölüm sevdası koymuş özüne,
Düşünürüm bakar-bakar yüzüne,
Yemeği,suyu,tabağı,bardağı var mı ?
"Gülsever" ya; hani gülü, hani dalı,hani yaprağı,
Acaba kefenliği, bir mezarlık toprağı var mı ?
Bayram TUNCA 21.07.2006 Saat: 00:00
|
|