İz düşüm patikalarının
çocukluğunda kaybettim seni
kırların arasında karıncayla oynarken gördüm
yaklaşırken yavaşça
kanatlandı karınca
uçurdu seni sırtında sanki uzaklara
Gün doğumu açan tomurcukla sıyrıldın topraktan
yukarı doğru süzülüverirken
hayranlıktan dona kaldım
izlerken öylece
irkildim derince
çekirgeyle zıplıyordun
ama bu sefer üçtü çekirgenin hakkı
bir,tetikteyim
iki,pusudayım
ve üç, boylu boyunca yerdeyim
çekirge bendedir ama sen
cır cır böceğiyle otların arasında
türkü söylersin şimdi
otların arasında bulamamm ki
Kırlangıç götürür
küçük çocuğun gülüşüne bırakır
yüzüne dokunucakken kaçarsın
yüz donuklaşır
anne de bulurum
yavru hasretinin dalga dalga dağıldığı
dönüşlerde
mutluluk göz yaşlarında
ellerime düşüyorsun
miniciğim, ufacığım
ben senin ellerindeyim
kutsal ruhlarda bulduğum sen
minicik kız
koca adam ellerinde
durmayan solukları dinmeden
okşanmak istiyor...