Göğün mavisinden,
Toprağın sadığına,
Duymazdım sesini
Çın çın öten haykırışlarda;
Ürkek bir martı konmuş dalgama,
Salınır durur,
Salıncak alır onu
Savurur da savurur..
Martı kanar, dalganın şarkısına;
Yorgunluk, kürek çekmiş bakışına,
Kan kırmızı güller işlenmiş kanadına;
Aldırmaz, inadına inadına..
Martı kanar, mavinin şakırtısına,
Dalgalar savurur bedenini
Engin kucaklara,
Mavi dudaklara,
Martı avunur durur,
Kavuşma hasretiyle;
Gelmez mavi bir türlü..
Martı kırgın,
Güneş kızgın,
Rüzgar üzgün,
Deniz tanınmaz olmuş;
Dalgalar azgın,
Bir türkü savrulur seher yelinden;
Türkü,
Martının beyazından kopmuş,
Yüzer mavinin kucağında:
'Yar kavuşmak iş değil,
Karşı değilim kadere,
Bu seninki gidiş değil;
Gayrı yüzemem bu elde! '
Martı suskun,
Vurur sahile
Cansız bedeni,
Hani,
Bazı bazı suskundur ya deniz;
Suçlu gibi,
Dalgaların tepesi gümüş işlemeli,
Bilseniz,
Martını beyazıdır
Nedeni...
Hatice ARI 21.07.2006 Saat: 00:00
|
| |
| |
|
Ortalama Puan: 5 Toplam Oy: 2

|
|