Evet ordayım!
Ölüme bir kala bir saatin yelkovanıyım...
Vururken saniyeler yüreğime,
Tik tak sesleriyle can çekişiyor,
Ses çıkarmaya mecali kalan duygularım...
Sessiz çığlıklarda boğarken beni gözyaşlarım
Kalbime sapladıgın hançerin acısını,
Aldığım nefeste dahi duyarım...
Yeni öğrendim! diğer adı ÖLÜMMÜŞ AYRILIĞIN...
Öyle bir eziyetki bana bu yaşattığın,
Sonsuz bir uykuyu düşler şimdi tüm dualarım...
Düşlerim yokeder hayatın anlamını, Hayallerim tükenmiş,
Hepsini senin için harcamışım...
Ben kendimi sen yapmışım!
Sen olmayınca beni yok saymışım...
Bir boşlukta, bir yoklukta,
Kaybetmişken çocuksu gülüşlerimi,
Her hüzünü sevda sanmışım...
Sen benim yanlışım... yenilişim...
Hayattan vazgeçirip,bana ölümü sevdirenim...
Bunca sevgiyi sığdırabilmişken bedenime Ellerimden kayıp gittin...
Oysa bir yemin vardı,
O mutlu günlerde dilimizde and olan,
''Ölüm Bizi Ayırana Dek''
Diyordu sevgi dolu sözcüklerin...
Oysa nasılda samimiydin
Dokunurken ellerime...
Yalan bile olsa razıydım,
Bu yalanı bildiğim tüm gerçeklerle değişmeye...
İçim burkulurdu gözlerine bakınca
Ne doyabilirdim bakmaya,ne kıyabilirdim...
Gözlerimiz ne zaman buluşsa,
Telaşla seni içime biriktirirdim...
Eşkıya bir günde seni yitirdim!
İçimin ışığıydın,ruhumun aynası...
İçimdeki boşluğun,
Tam ortası!
Sen giderken umarsızca söndü,
İçimdeki en parlak ışıklarım...
Bilirsin;
Karanlık ve yalnızlıktan ibaretti korkularım
Oysa en büyük korkummuş sensizlik,
Bunu tadınca anladım...
Son satırlarına yaklaştıkça yazdıklarım,
Yazdığım herşey aslında yarım...
Öyle bir acı ki bu,
Kelimeler kifayetsiz kalır...
Bunu anlatsa anlatsa
Ya ölüm yada gözyaşlarım anlatır...
Ve SENİ SEVİYORUM demek...
Ne boş, ne yalın, ne kadar anlamsızdır?
Ben seni sevmedim!
Ben seni yaşadım...
Hemde doyasıya..
Hemde yalnız sende varolurcasına...
Şimdi neyin önemi var bilmiyorum
Bir gökyüzü yalnızlığının mı?
Yoksa cenaze kalabalığının mı?
Anladım HERŞEY BOŞ!