Sen ne biçim adamsın ki
Öldükten sonra bile şansın olmadı Hayrettin!
Ben senin liseden arkadaşın falan filan Barcelona Milan…
Bilmezler bu şiiri okuyanlar
Şiirlerimin altına artık takma adlar değil senin adını yazacağımı.
Seni tanımazlar.
Nereden tanısınlar?
Robert De Niro’ nun gençliğinden bir pozdu yandan bakışın!
Benim özel formülümü uygulardık saçlarımıza
Biraz briyantin,az zeytinyağı,biraz limon kolonyası…
Dana yalamış gibi geriye doğru…
Hep kaçak severdik.
İnadına platonik
Kaçamak bakışların sınırlarına mayınlar döşerdi kızlar “sevinç pastanesi” diye.
Eskiizmir Naci Şensoy Lisesi giriş kapısını bilmedik son iki sene.
Hep arka bahçeden atlayıp girerdik okula.
Ne saç kontrolü, ne müdürün dırdırı
Acayip masa tenisi oynardın sol elinle ters gartlı boksör gibi.
Ama futbol maçı yaparken sağ ayağını kullanırdın.
Ne ters adamdın be Hayrettin!
İngilizcen süperdi.gramer değilse de kelime hazinen iyiydi.
Bi de benim bir tekerleme gibi sana öğrettiğim İtalyancadan
“İtalyano della perto quanto qosta tria milo çinko çento”ya bayılırdın.
Nermin sana yanıktı,sen Birsen’ e…..
Barışla bir geyik başlatırdın sınıfta birdenbire.
Rüknettin lakaplı Mesut’la
İpekşen’le
Demirpençe’yle
Ulen geyiğin de kralını yapardın ha!
Matrak geçtiğin Felsefeci bir ara öğretmenliği bırakıp “Sevgi Yolu’nda” kitap satıyordu.
Geçenlerde uğradım.bir arkadaşı vardı orda.Öğretmenliğe yeniden başlamış bizimkisi.
Hep kaçak severdik Hayrettin!
İnadına platonik
Biraz cin biraz tonik
Olduk mu matiz
Cuma’ya gitmiştik bir de utanmadan bu halde!
Ama İpekşen’de pek ısrar etmişti Caaanım.
Allah affetsin.
Kullardan utandık ya!
Bir de hutbede Hoca vaaz verirken
“Nur ool Haaaafız diye bağırdın ya!
O zaman tam rezil olduk…
Ah Hayrettin Ah!
Lise bitmiş evli evine köylü köyüne gitmiş.
İş, güç,şu,bu fasa fiso derken ayrı düştük senle…
Ahmet Kaya’nın “Ah ulen Rıza”sı gibi daha fazla hüzne boğmak istemiyorum bu şiiri
Çünkü sen şen şakraktın öyle ağlamalara falan gelmezdin.
Ulen Hayrettin ulen Hayrettin yani sen tut sorun et bazı şeyleri
Kafanda ur oluştur
Yani oldu mu Hayrettin!
Oldu mu canımın içi.
Sonra ameliyat masasında can ver.
Harbiden ters adamsın Hayrettin!
Bak durup dururken ağlamaya başladım.
Yani illa kokulu selpak mendilini uzatacaksın öteden.
Salya sümük olmamı istemezsin bilirim.
Çok titiz bir adamsın be Hayrettin!
Ulen başak burcu muydun neydin sen?
Hayrettin hayrettin
Ne ettin gördün mü şu kelli felli adama?
Ulen millet istek parçası olarak “Eski Dostlar”ı ister.
Şimdi senin istediğine bak!
Tamam tamam eski dostumsun kırar mıyım seni kardeşim?
“komes dayi bene gracia. İtalyano della perto quanto qosta tria milo çinko çento”