vasıfsız bir gündü
mevsim, kışa yanaşıyordu
yürüyordum sahil boyu, iki ileri bir geri
kah denizi, kah tepeleri
kah fabrikanın buhar üfleyen bacalarını
seyrede seyrede
yormadan düşünceleri, süslemeden ayrıntıları
amaçsızca..
........
(Çağla, işte böyle bir anda inmişti
ne indi, ne cin, ne cismani
nasıl desem, an gelirde hani
yüreğin dar eder böğrünü, patlamalar başlar
duyumsarsın bir şeyler yaşama dair ve her şeye
ve fakat bilemezsin nasıl, nereden başlayacağını
bir şeyler ışık olur, birileri peri
işte onun gibi....??)
........
anda ayıldım, keza Çağla sonrası
şu imiş aslında genel manzara:
“bir sonbaharın son ayının son günleri de olsa
ilk günlerinden kalmaydı, akşama yakın.
ne hikmetse Karadeniz, adını sakınacak kadar
sıkılgan ve sakin,
gün gölgelerde uzun, ufka mesafesizdi.
günler kışla kırıştırırken, poyrazı kesilmiş rüzgar,
arta kalan mecalsiz yaprakları
cımbızlamaya devam ediyordu tek tek.
nasılsa hava bulutsuz, zirveler dumansızdı.
çınaraltı tek tük,çoğunluk dumanaltı kahvelere sıkışmıştı.
sahil boyu ıssız, güneşse ürkek.
ilerde iki sevdalı, denize karşı, denize yakın
rüzgar bahane, sokuluyordu birbirlerine sıcacık.
bense yalnızlığımla mutlu kendimle barışık
ellerim cebimde aklım ayrıntılarda,
yürüyordum dudaklarımdaki melodiyi çala çala
sağa sola”
kısaca, gözle görülmez bir değişim vardı benden yana..
............
ve devamla,
belleğimin genişçe bir alanında peri
yürüdüm bir hayli yüreğimde mentol etkisi;.
bakiye parsellere, dizeler yükseltiyordum artık;
denizden, şehirden, çınardan
andan, anılardan ve algıladığım her şeyden..
daha dahası insanlardan, sokaklardan
coşkulardan, hayal kırıklıklarından
ilkelerden, ikiyüzlülüklerden
başarılardan, çaresizliklerden
sevinmelerden, hüsranlardan
öfkelerden, gönül almalardan
yoksulluktan, varsıllıktan
aymazlıklardan..
nerede, ne bulduysam, ille de yaşama dair..
yani ve artık o benim için bir peri
ben anlamlı biri olmuştum aylar ve aylarca..
..........
O yeşil bir periydi ve farkında değildi,
ne farkındaydı ne de öneminde
oysa bir gizi, gizli gizli sırlarla süslüyorduk
dizi dizi dizeler buluyorduk şiirlere
hayatı anlamlandırıyor, anılar biriktiriyorduk
yaşlanan belleğimize..
ben farkındaydım ve farklıydım artık..
ne yazık ki ben farkındaydım yeşil peri
gün gelecek geldiği gibi gidecekti
sessizce ve önemsemeden,
-bense önemsemiştim-
ve her şey eskiye dönecekti?
............
döner miydi?
hangi sel geldiği gibi gider
hangi yalım her şeyi duman ederdi.
hangi zalim gül ile karşılanır
hangi devrim sancısız yapılırdı.
hangi sevgi karşılıksız kalır
hangi acı sonsuza değin çekilirdi.
tortu kalırdı gerilerde, kül kalırdı
kin kalır, umut kalır, vefa kalır, sabır kalırdı..
........
gün gelir, peri gider sessizce
ne sevmeye gelmişti ne sevilmeye
geride sadece, sayfalar dolusu kelimeler
yüzlerce satır dize kalır
usumda tinsel bir sevda
aklım kalır..
18.05.2004
ASIM SES 21.07.2006 Saat: 00:00
|
|