sensizlik susuzluk gibi acı.
bir saatte ağzım kuruyor.
ne tek bir kelime,
ne de bayat muhabbetler
arıyor dilim, damağımda.
ikinci saatte hayalin geliyor aklıma.
bir galon suyu devirecek kadar susuzum,
seni öperken boğacak kadar sensizim.
üçüncü saatte seraplar çıkıyor karşıma.
vaha gibi hayalinle çalkalanıyorum anılarda.
koşukça kaçıyor resmin,
donan gözlerimin önünde.
dördüncü saat en zoru.
aklımdan çıktı artık hayalin,
tüm yüreğim tüm damarlarım seninle,
sevgi ve özlemle dolu.
kanım su olsa,
kesip şakağımı içerim kana kana.
kanım sensin.
ve hiç düşünmeden dayıyorum bir kamayı bileğime,
süzülüşünü izliyorum parmaklarımın arasından senin.
her damlada bir kat daha özlüyor seni benzim.
beşinci saatte artık sen yoksun.
ruhunu görür gibi oluyorum,
nurdan sürülü bir perde ardında.
altıncı saatte ise ben yokum.
hasret tabutunda, yokluğunla ezili,
özleminle dikili oluyorum.
sensizlik susuzluk gibi acı veriyor.
ne susuzluğa dayanır bu can,
ne de sensiz bir geleceğe...