ay düştü gözlerime
senin gölgen düştü ayın üstüne
kopartıp atamıyorum seni
ne içimden
ne de beynimden kazıyamıyorum adını
sürekli adınjı haykırıyorum duvarlara
ve sensizliğime ağlıyorum
gözlerimden düşen her damlada ay var
ve senin kusursuz güzelliğin
seni özlüyorum yanındayken bile
hem de hem de delice
ciğerlerim sökülürcesine öksürüyorum
ve kendime acıyorum gecenin dördünde...
aklımdan damlayan devrik
düşüncelere bel bağlamış
yakamoz bekliyorum
bir deniz kenarında
martı sesleri umuyorum
gecenin bir yarısında
cıvıltılar bekliyorum
kulağımın silinesi pasında...
yanlış...
zaman yanlış,
mekan yanlış,
ben yanlış...
benim kaderime hep
baykuş sesleri, çorak çöller ve
ulaşılamaz seraplar yazılmış
benim baharlarım hep hazan makamında
benim kışlarım hep karakış
aklımı geçici düşüncelerle yormak istemiyorum
vücudumu kalıcı üzüntülerle yıpratıyorum
ve geri dönmeyecek bir gemi bekliyorum
limanıma demir atacak
solmak üzere olan
bir çiçekten medet umuyorum
ama beni de anlamak lazım
kolay mı allahın günü
sana susamış
senden uzak
paketlenmiş umutlara bel bağlamak