İstasyonlarda kendini bekleyen insanlar var,
İçlerinde sürekli kaçak yolcu.
Herşeyi birşeye bağlayanlar
Ve bir şeyden herşeye gebe kalanlar.
Geçmişin hipoteği ile faizlenen gelecekler var,
Şimdi’leri dondurulmuş.
Sabahı satılığa çıkarılmış geceler
Ve ertelenmesi affedilmeyecek sevinçler.
Hayatın ortasına atılmış çocuklar var,
Rüzgarlara el sallayan.
Kendi çukurlarında festival düzenleyenler
Ve her vedayı önceden kestirenler.
Yalınayak yaralara basanlar,
Yüreğine yabancı hüzünler bulaştıran.
Sızılarını başkalarına enjekte edenler
Ve çuvaldızı kendine batıranlar.
Kurgusu bitmemiş filmler var,
Tüm suskunlukları perdeye vuran.
Topraktan fışkıran renkler
Ve aynada kendini gören gerçekler.
Anılmayı bekleyen ölüler var,
Diriyken unutulan.
Timsah gözyaşlarıyla yüksekten uçanlar
Ve ana rahmine dönebilmeyi umanlar.
Kurulmamış saatler var,
Unutma zamanlarını kaçırtan.
Sahibini arayan düşler
Ve gidilmemiş kentler.
Koca kafalı adamlar var,
İnce işlere kafa yoran.
Ele ele vermiş yalnızlıklar
Ve yakılmamış ağıtlar.
En doğal hakkı öpülmek olan dudaklar var,
Her sevda öncesi uçuklayan.
Övülmemiş beceriler
Ve öğrenilmemiş diller.
Poliyanna’yı ağlatacak iyimserler var,
İçlerinde birer Schoppenhauer.
Sappho’dan dizeler
Ve çevirisi olanaksız şiirler.
Önünden geçilen açık kapılar var,
Ardında yaşam barındıran.
Topraktan sızan renkler
Ve gevrek simitler.
Uslanmış anarşist ruhlar var,
Borsada tahvil sahibi.
Dünyayı cımbızlayan kadınlar
Ve menapoza girmiş varoluşlar.
Yerine getirilmemiş adaklar var,
Geciktirildikçe anlamsızlaşan.
Verilmemiş hediye paketleri
Ve diğerleri...