Hosgeldiniz degerli Siirdostu! 2008-10-12 07:52:53 | Üye / Sair Girisi - Üye Ol

SiirDostu.com » Aydan ÖRTÜLÜ şiirleri » 'On Yedi Ağustos İki Bin Dört Salı' şiiri

Arkadasina gönder! | Favorilere ekle! | Açilis sayfasi yap!

Üye / Şair Girişi
  Yeni Üye / Şair kaydı Kolayca, hemen üye olun aramiza katilin; üyelik ücretsizdir.
Ana Sayfa
Şair Listesi
Şiir Listesi
Flash Şiirleryeni
Resimli Şiirler
Sesli Şiir/MP3
Şiirli E-Kart
Öyküler
Denemeler
Kitaplar
Chat-Sohbet
Forum
Fıkralar
Haberler
Seri ilanlar
Üye / Şair Listesi
ŞIIR - ŞAIR EKLE
Resim Sergisi
Hakkimizda
Reklam
Iletişim
Destekleyenler


Stefan Zweig derki:

Küçüklerin büyüklük taslamasi kadar tehlikeli bir sey yoktur.



Siir Klipleri, Görüntülü Siirler, Güzel Sahneler, Youtube ve diger Video portallarindan secmeler

Resimli Siirli E-kartlar, Poem with Picture, Bild 7.jpg


Resimli Siirli E-kartlar, Poem with Picture, Bild sev beni.jpg



Tüm Şiirli E-Kartlar


On Yedi Ağustos İki Bin Dört Salı

0N YEDİ AĞUSTOS İKİ BİN DÖRT SALI



..ve;
karanlıktan çekilen bıçaktı
o an bütün zamanlar
ve büyük gürültülerle,
ardına kadar kapandı kapılar.
..gidecektin...

keskin bağırtıların şarkısı geçecekti
penisiline boğulmuş damarlarından.
kanadından vurup mülteci kuşları,
hançerledin
yıldızlara belenmiş geceyi,
..ve gittin...
artık bana kalacaktı
yenilgisiz sözlerin,
çalınan şarkılar,
sesinde anlamlı öyküler,
bütün iyi dilekler,
ve şizofren caddelerinde kentin
gölgeler yitirdiğimiz
gidişler;
..bana kalacaktı.
şimdi;
bana kaldı,
kendime kundak bildiğim
gecelerin sabahında
binlerce şairin
bıçak sırtındaki sancısı.


..gidişin,
belki de ardına bile bakmayarak,
ve bir dağ ateşinin alazını
ciğerime damlatarak;
bir kahroluştu bu.
ismin nakışlanmış
ses vermeyen duvarlara,
istasyonlara,
taksi duraklarına,
mezar taşlarına,
ateşe,
suya.
yüzünün sarışın sıcaklığında,
kulak kabartmak
yüreğimin yangınına,
ve kefenleyerek uykuları,
sabahın alacasında
uyumak yokluğuna.
artık;
aşinalığını yitirmiş
bir kumrallık olacaktı yüzüm,
kesindi,
ve gülüşünü de unutacaktım
masamda.
saçlarında bir teli daha
dökülecekti fırtınanın,
nehirler bulutlara taşınacaktı,
böyle bir vakitte
kışa duracaktı nar çiçekleri,
ve şakaklarımı ablukaya alan
zemheri beyazı,
kaburgama çöreklenen ağrısı,
ve daha da derine gidecekti
yokluğunun yarası.
gidişinle ülkesiz kalmıştım,
yurtsuz,
kentsiz.
dilimi de unutmuştum,
ki feryadım yürüdüğün yollardaydı.
kentin ışıkları
sönüyordu birer birer,
evlerin çatısına
yıldızlar yağıyordu,
Aydan
ışık ve gölgeler yağıyordu,
ve doğduğum şehir
artık kayboluyordu.
kimliksizdim,
çaresizdim,
boşa arıyordu
taşını toprağını ellerim;
sen,benim şehrim değil miydin?

iyi de;
biz bu kavgalara bilememiş miydik
hasretimizi?
bu kahrolası aydınlığa,
kalabalıkların kirlettiği sabahlara,
ve etrafımızı kuşatan duvarlara
yaylım ateşti ya
en içtenlikli,
en sıcak şarkılarımız:
“gecenin matemini
aşkımıza örtüp sarayım,
gittin;
şimdi ben,
seni nerede bulup yalvarayım”
..dağlar devrilirdi üzerime,
sen söylerdin,
ve yakamozları ağlatırdı
nağmelerin süslediği sesin.
ellerimizi vermiş de
yakmıştık ıslak kumları,
“akşamın olduğu yerde
bekle diyorsun,
gelmiyorsun;
çünkü,
seni çok sevdiğimi biliyorsun” ezgili,
ve o şarkılarla
ağlamıştık ya sevgili.
dişimi dişime dayarcasına
ısırdım dudaklarımı,
vaktim olmadı bunu unutmaya
ne yazık ki...
bu kentte voltalar yitikti,
ve hiçliğimize anı şarkılar;
veda idi.
o, iki gözün acısına kapaklanmış,
ölü köpek bakışlarıyla
gelincikti iki gözüm.
yollarını beklemek var ya,
o dönüşü olmayan yollarını;
belaydı.
yokluğunun beynime çöreklenen acısı;
belaydı.
ve beni ablukaya alan
dört duvar;
belaydı.
ve yıldızlar
gecenin alacasına göz ederken
baktım,
yine hüzün içindeydi gülüşün,
çok içtendi,
ve çok güzeldi.
yüzünde,
buz tanrıçasının ebemkuşağı vardı,
selamın bildirge,
gidişin,
ve geceden güneş gibi yitişin
öyle mağrur,
öyle diktin.
ve yüreğine yakışan sevdayı
savunmuştu,
çıplak gözlerin.

..ve;
karanlıktan çekilen bıçaktı
o an bütün zamanlar,
ve büyük gürültülerle
ardına kadar kapandı kapılar.
..gitmiştin...
gidişinle ülkesiz kalmıştım,
şehirsizdim.
yurtsuz,
kentsiz,
memleketsiz.
oysa;
nabzı avuçlarımda atardı bu şehrin,
ki yaşanacak zamanları
bir kalemde silip ömrümden,
gitmemen için dönüşsüz yollara
seve seve ölebilirdim.
ve yerim senin yanındı,
..bilirdin...
şaşkın,
telaşlı,
ve ürkektim,
ve sana mülteciydim.
boşa arıyordu
artık bağını,bahçesini gözlerim;
sen,benim şehrim değil miydin?


01.Temmuz.2004/İstanbul



Aydan ÖRTÜLÜ


21.07.2006 Saat: 00:00

Aydan ÖRTÜLÜ - Şairin Tüm Şiirleri | Arkadaşına Gönder | Yazdır | Sevdiklerime Ekle!|

 
· Genel şiirleri



En son eklenen Genel şiiri
Aşık Olabilmektir Zenginlik


Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu siiri puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü



 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa




Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Siirdostu.Com 2000-2006 ©
Genel Yayin Editörü : Mesut Yekta
Sitedeki tüm eserlerin telif hakları sahiplerine aittir.
Anasayfa | Şiir Listesi | | Şiir ekle | Şiir MP3 |Kitaplar | Forum | Iletişim | Editörden | Hakkimizda| Reklam

Teknik altyapı ve bakım Yekta Information Technologies Book Shop


0.45 sec.