Zarif ellerin saklasa da
Hüzünler akıyordu
Dolunayda okyanus kadar derin gözlerinden
Bakamadım dökülen yaşlara
Ağladığını bir tek gözlerim görüyordu.
Biliyordum sonu yoktu başı olmadığı gibi
Ama o adam ki
Görmediği bir kuşu sesinden
Açacak bir çiçeği tohumundan
Ve sevdiği kadını kokusundan tanırdı.
Sen geçtikçe o camlı yoldan bakamazdım sana
Sonra da ben geçerdim o yoldan
Çünkü o yolda hep kokun kalırdı.
Kasırgalar kopardı, volkanlar patlardı da içimde,
Kimsenin ruhu duymazdı.
Yağmurlar düşerdi siyah saçlarının her teline
Sen yine de hiç ıslanmadın, biliyorsun,
Biliyorsun üstüne nasıl titrediğimi...
Şimdi uyuyor olmalısın,
Saçların değiyor belki dudaklarına,
Rüyanda fısıldıyorum sana tüm bunları
Belki unutacaksın uyandığın zaman
Belki bir şarkı kalacak bütün gün aklında.
Şimdi ben de uyuyorum,
Ne olur çok görme bu düşü bana,
Düşümde saçların oluyorum...