Ne kar diyor, ne yağmur, ne sıcak, ne de ayaz
Sokağında geziyor, yüreğimin sızısı,
Benimle yaşlanıyor, dudağımdaki niyaz,
Vurduğun yer kanıyor, yollar kan kırmızısı…
Karanlıklar içinde olsa da tanıyorum.
Uzaktan göz kırpıyor evinizin ışığı,
Bilsen hayret edersin, nasıl kıskanıyorum,
Pencerene sarılmış mavi bir sarmaşığı…
Çiçekli bahçenizde gölgeni görsem yeter,
Gözümde yaş oluyor, bu en yaralı yanım,
Burnumda burcu burcu, senin hasretin tüter,
Bacanızda savrulan sanki benim dumanım…
Yanıp sönen yıldızlar harelenirken suda,
İşte öyle her gece sızlıyor derin yaram,
Yalnız ben ayaktayım bütün şehir uykuda,
Beyhude gözyaşımda teselliyi aramam…
Bütün bu olanlara, demek kader diyorsun.
Oysa ki gördüklerim, yorumsuz bir düş gibi.
Ne kadar anı varsa bırakıp gidiyorsun,
Ben düşerken toprağa, vurulmuş bir kuş gibi…
İBRAHİM BERBER 21.07.2006 Saat: 00:00
|
|