Arzuların; beni esir eder; geceleri...
Bir türkü tuttururum mapushane koridorlarında;
Ne oltalar atar; hasretinden, yüreğim bir bilsen..
Cigaramı yakarım; çökerim; çıkış kapısına...
Ne sevdam kalır; yitik hayallerimde...
Ne gençliğim, demir duvarlar ardın da...
Bir ömür tutarım; belli belirsiz...
Savrulur; kahrolurum, hayatın hırçın dalgarında...
Ellerim üşür; sığmaz gönlüm; bedenime...
Devrim günlerindeki; çarpık kentleşme kültürünü özlerim;
-Anadolu kokan....
Ve insanları bozulmamış...
Dedemin ölmediği; henüz babamı kaybetmediğim günleri...
Kuzulukta; çobanlık yaptığım günleri özlerim...
Guguk armudunu dişleyip attığım; boğazımda kalınca;
Kana kana içtiğim; Memetbağın suyunu özlerim...
- Oluktan akan...
Bir de seni; birde öpülesi kızımı...
Kaç kez düşünmüştüm çocukluğumda; otuzlu yaşlarımı...
Kaç kez düşlemiştim.. 20 yıl sonraki halimi...
Sevdasız, dümensiz, su katılmamış halimi....
İstemiyorum sizin olsun yaşım....
Cep telefonumu; bilgisayarımı da istemiyorum...
Ben yine eski; 302 otobüsleriyle yolculuk edeyim....
Kır atıma binip; köyümün en yüksek tepesine çıkayım;
Lastik ayakkabılarımı giyeyim; Saman getireyim; dağ boynuzlu öküzlerime...
Öküz arabamın, mazısı gıcırdasın; köyün meydanına doğru;
Kavalımı çalıp; tekke yanına inderiyim; sığırlarımı, kömüşlerimi,
İndiremezken; kimse koyunlarını…....
Bana çocukluğumu; hayallerimi geri verin.....
Sizin olsun...gençliğimde yaşadığım bütün güzellikler…