70-80-90-YÜZ
70’lerin başlarıydı.
Ne 68’lerden haberimiz vardı ne de Vietnam’dan.
İlkokulda ilk arada, kovalamaca oynamaya çıkmaz
Ellerimizde alüminyum maşrapalar
Amerikan yardımı,
II. büyük paylaşım savaşı artığı,
Sulandırılmış süt tozu güğümünü beklerdik.
Ardından, sentetik tadın yanına,
Filtresiz sigarasını sınıfta içen öğretmenimiz
El sıkışan ambalajlı teneke kutulardan çıkardığı
Tereyağlı sandviçlerimizi hazırlardı.
Minicik midem bulanırdı, ama Marşal yardımıydı yerdik
Ve bu yardım hatırına, Kore’yi yakın komşumuz sanarak
“Amerika kankardeş” şarkılarıyla oyunlar oynardık.
Bilemezdik, büyüklerimizden ayrı düşünemezdik...
.............
Yıllar ayrılıkları derinleştirdi, bizler büyüdük
Büyürken düşündük, büyüklerimizden ayrı düştük:
Amerika için biz; Ortadoğu’da jandarma onbaşısıydık
Yiğitliği dillerde, kanı ucuz erlerimizle Doğu Bloğu’na kalkandık..
Kahramandık, fedakardık, dost ve sadık müttefiktik vs.
Gençlik işte..
.............
Elastik düşlerden kırılgan gerçeklere geçiş zordur
Şimdilerde Amerika ile bizimkilerin arasında
Limoni düzeyler yaşanıyor.
Yok aslında bir şey yapmışlıkları
Bizim olmayan bir davada,
-bir zamanlar bizler gibi-
Askerlerimiz ölmesin isterler.
.........
O süper güç, ne yapsalar boş
Hoş, sırtlarında sopa misali
Birkaç nesle yetecek bu değin borç
Karınlarında sıpa misali bakıma muhtaç
Bu göbekle ne kadar, ne yapabilirler ki ?..
........
Temsili demokrasi gereği, ağırıma da gidiyor.
“Ricalse” pek oralı değil, hoşnut tutmaya çalışıyor.
E.. ne de olsa makam, mekan sahibi olmalarına
Benim verdiğim vergiler yetişmiyor
Üstünü Amerika- IMF ikilisi tamamlıyor...
.............
Bakın gene söylüyorum: 70-80-90-Yüz
İtin sadakatine Amerika’nın gülüşüne güvenilmez!
Dileğim odur ki; tarih beni bir daha haklı çıkarmaz...
25.09.2003
ASIM SES 21.07.2006 Saat: 00:00
|
|